15) Harun Aleyhisselâm

06/30/2007

15) Harun Aleyhisselâm

    48- Hazret-i Harun, Musa aleyhisselâm’ın ana-baba bir kardeşi ve peygamberlik görevlerinde yardımcı (veziri) idi. Çok güzel ve beyaz yüzü, konuşması açık-seçik, yumuşak huylu bir zat idi. Hazret-i Musa Tûr’a gittiği zaman Harun aleyhisselâm İsrail Oğullarının başında bulunmuş ve buzağıya tapanlara: “Siz bu yüzden fitneye düşmüş bulunuyorsunuz. Sizin Rabbiniz Rahman ve Rahîm olan Yüce Allah’dır. Bana uyunuz, benim sözümü dinleyiniz. Samirî gibi bir münafıkın sözüne bakmayınız,” diyerek onlara etkili öğütler vermişse de, kabul etmediklerinden bir tarafa çekilerek Hazret-i Musa’nın dönüşünü beklemiştir. İsrail Oğulları bölünüp iki kısma ayrılmasınlar ve birbirleriyle mücadele etmesinler diye, Hazret-i Harun daha ileriye gitmemişti.

    Rivayete göre Harun aleyhisselâm, Hazret-i Musa’dan yedi ay önce veya üç sene önce, yüz yirmi üç yaşında olduğu halde Tiyh sahrasında ölmüştür. Tûr-i Sîna civarında “Mürran” dağındaki bir mağaraya gömülmüştür. Kabri meşhurdur.

    49- Her ikisine selâm olsun, Musa ile Harun’dan sonra, Hazret-i Musa’nın halifesi bulunan ve sonradan kendisine peygamberlik verilen Yuşa aleyhisselâm, İsrail Oğullarını alıp çölden çıkarmış ve Kenan ilini Kenanî’lerden almış, Şam diyarını fethetmiştir.

    Yuşa aleyhisselâm yirmi sekiz sene kadar İsrail Oğullarına hakim olup yüz on yaşında vefat etmiştir. Kendisinden sonra, on altı kadar hakim daha gelip İsrail Oğullarına reislik yapmışlardır. Bunlann sonuncusu “İşmuil” aleyhisselâmdır. Bu zatların idareleri (493) sene kadar sürmüştür. Bu zamana “Harimler devri” denilir. Sonra İsrail Oğulları, kendilerine “Talût” adındaki bir zatı hükümdar tayin ettiler. Bu tarihten sonra da, İsrail Oğulları arasında “Melikler Devri” başlamıştı.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

16) Davud Aleyhisselâm

16) Davud Aleyhisselâm

    50- Hazret-i Davud, Yakub aleyhisselâm’ın oğlu Yehuda’nın soyundandır. İsmail aleyhisselâm’ın vefatından sonra, kendisine peygamberlik verilmiş ve kayınpederi Talut’un ölümünden sonra da İsrail Oğullarına hükümdar olmuştur.

    Hazret-i Davud’a verilen “Zebur” adlı kitab, hep öğütlerden, iman esaslarından ve dualardan ibarettir. Şeriata ait hükümleri kapsamıyordu. Kendisi de, Musa aleyhisselâm’ın şeriatı ile amel etmiştir.

    51- Davud aleyhisselâm’ın çok hoş bir sesi vardı. Zebur’u okudukça, dinleyenler pek ruhanî zevklere dalardı. Bir mucize olmak üzere, mübarek elleri ile demiri mum gibi yumuşatır ve demirden zırh yapardı. Kendi elinin emeği ile yiyeceğini kazanırdı. Devlet hazinesinden para almak istemezdi. İnsanlara daima öğütler verir, adaletle hüküm vermeye çalışır dururdu. Kudüs şehrini fethederek hükümet merkezi yapmıştı. Umman beldelerini, Halep’i, Nusaybin’i, Ermenistanı ele geçirmişti. Kırk sene hükümette bulunduktan sonra yetmiş yaşında vefat etmiştir.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

17) Süleyman Aleyhisselâm

17) Süleyman Aleyhisselâm

    52- Hazret-i Süleyman, Davud aleyhisselâm’ın oğludur. Onun ölümünden sonra on üç yaşında olarak yerine geçmiş. Sonra kendisine peygamberlik de verilmiştir. Bu bakımdan, babası gibi peygamberlikle hükümet etme görevlerini bir arada toplamıştır.
    Hazret-i Süleyman’a doğuda ve batıda olan hükümdarlar itaat ederek kıymetli hediyeler göndermişler. Yemen Melikesi, Belkıs dahi, kendisi ile görüşmeye gelmişti. Kızıl denizinde hazırlattığı donanmayı Okyanus sahillerine yollamıştı. Tetmür ve Balebek şehirlerini ve yedi senede de Mescid-i Aksa’yı yaptırıp tamamlamıştı.

    53- Süleyman aleyhisselâm, bir mucize olmak üzere kuşların dillerini ve maksadlarını anlarlardı. Onun hükmü insanlara ve cinlere, hatta rüzgârlara geçerdi. Ahlâk ve hikmete dair yazıları vardır. Kırk yıl pek muhteşem bir hüküm sürdükten sonra elli üç veya altmış yaşında vefat etmiştir.

    Hazret-i Süleyman’dan sonra İsrail Oğulları iki devlete ayrıldı. Bunlardan biri “Yehuda” devletidir ki, hükümet merkezi Kudüs şehri idi. Bu devlet insanlar arasında daha çok itibar kazanmıştı. Diğeri de “İsraîl” devleti idi. İdare merkezi de Nablus ve daha sonra Samire şehri olmuştu.

    Bu devletler, sonradan doğru yoldan çıktılar. İsrail Devleti, Asûrî’ler tarafından yok edildi. Yehuda Devleti de, “Buhti Nassar’ın saldırısına uğradı. Yahudilerin birçoğu Babil esaretine düştü. Daha sonraları İsraîl Oğulları, İranlıların, Yunanlıların ve Romalıların hakimiyetleri altına düşerek kendi hakimiyetlerini elden çıkardılar.

    54- Buhti Nassar, Kudüs’ü ele geçirdiği zaman Beyt-i Makdis’i yıkmış, Tevrat nüshalarını yakmıştı. Üzeyr aleyhisselâm ile Daniyel aleyhisselâm’ı da diğer İsraîl alimleri ile beraber Babil’e götürmüştü. Daha sonra İran’daki Kiyaniyan Hükümeti Babil’i ele geçirip Geldaniye hükümetini yok edince, İsraîl Oğulları esaretten kurtularak vatanlarına dönmüşler ve Beyt-i Makdis’i yeniden inşa etmişlerdi. Hazret-i Uzeyir de, Tevrat’ı ezber okuyup yeniden yazdırmış ve böylece çoktan beri unutulmuş olan Musa peygamberin şeriatı yeniden meydana çıkmış oldu.

    55- Kur’ân-ı Kerîm, Hazret-i Üzeyr’e dair bilgi vermektedir. Fakat peygamber olup olmadığını açıklamamaktadır. İslâm alimlerden bir kısmına göre, Hazret-i Uzeyir bir peygamber değildir, velilerden büyük bir zattır. Önceleri Yahudilerden bazıları Hazret-i Üzeyr için “Allah’ın oğludur” diyerek şirke saplanmışlardı.

    56- Kur’ân-ı Kerîm’de isimleri anılan Zülkarneyn ile Lokman’ın peygamberliğinde de ihtilâf vardır. Zülkarneyn’in adı, bir rivayete göre “Mus’ab”dır. İbrahim aleyhisselâm’ın zamanında yaşadığı rivayet edilir. Dünyanın doğusuna ve batısına gitmiş, Ye’cüc ve Me’cüc denilen bir kabileye karşı bir sed (engel) yapmış, pek büyük başarılar elde etmiştir. Her halde Yunanlıların İskender’inden başkasıdır. Bunun hayatı bizce tamamen bilinmemektedir.

    Hazeret-i Lokman’a gelince, bu da rivayete göre Davut aleyhisselâm’ın zamanında yaşamış ve ona kavuşmuştur. Salih ve hikmet sahibi bir zattır. Yunus aleyhisselâm’ın zamanına kadar yaşamış olduğu rivayet edilir. Oğluna olan çok önemli öğütleri Kur’ân-ı Kerîm’de anılmıştır.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

18) İlyas Aleyhisselâm

18) İlyas Aleyhisselâm

    57- Hazret-i İlyas, İsrail Oğullarına gönderilmiş mübarek bir peygamberdir. İsraîl Oğulları, Hazret-i Süleyman’dan sonra ayrılığa düşmüşler. İçlerinden bazıları, Belebek Hakiminin yaptırmış olduğu “Ba’l” adındaki puta tapmaya başlamışlardı. Kendilerine Allah tarafından bir lütuf olarak gönderilen peygamber Hazret-i İlyas’ın öğütlerini dinlemediler. Bu peygamberi beldelerinden çıkardılar. Fakat bunun üzerine pek fena bir kıtlığa tutuldular, yaptıklarına pişman oldular. İlyas aleyhisselâm’ı arayıp buldular. Bir süre onun öğütlerini dinledilerse de, sonra yine isyana başladılar. Hazret-i İlyas da onların arasından çekilerek bir yerde kutsal bir şekilde yalnızca yaşamayı tercih etti.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com