İmam Nevevi’den 40 Hadis

HADİS BİR

 

Emirü’l-Mü’minin Ebu Hafs Ömer b. Hattap (ra)’den şöyle demiştir. Rasulullah (sav)’dan işittim, şöyle buyuruyordu: Ameller niyetlere göredir. Herkese ancak niyet ettiği vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Rasulüne ise onun hicreti Allah’a Rasulunedir. Kimin de hicreti eline geçireceği bir dünya veya nikah yapacağı bir kadına ise hicreti, hicret ettiği şeyde son bulur.
  Bu hadis: Her biri hadisçilerin imamı olan Ebu Abdullah Muhammed b. İsmail b. İbrahim b. Muğıre, Berdizbe el-Buhari el cu’fi ile Ebul Hüseyin Müslim b. Haccac el Kuseyri en-Neysaburi Musannef kitanplarının en sahihi olan sahihlerinden rivayet ettiler.

HADİS İKİ

  Ömer b. el-Hattab (ra)’dan şöyle demiştir: Bir gün biz Rasulullah (sav)’ın yanında iken birden baktık ki elbisesi bembeyaz , saçları simsiyah, üzerinde yolculuk alameti olmayan biri karşımıza çıkageldi. Onu bizden kimse tanımıyordu. Nihayet Peygamber (sav )’in yanına oturdu. Dizlerini dizlerine dayadı, iki avucunu iki uyluğu üzerine koydu ve “Ya Muhammed, İslam hakkında bana haber ver” dedi.Rasulullah (sav): “İslam; Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed (sav)’in Allah’ın Rasulü olduğuna şahitlik etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, Ramazan’da oruç tutman ve yoluna gücün yeterse Beyti (Kabe’yi) haccetmendir” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi. Biz onun hem peygambere soru sorup hemde cevap vermesine taaccüb ettik. Adam: “İman hakkında da bana haber ver” dedi. Rasulullah(sav): İman; Allah’a Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe iman etmendir. Kadere, hayrına ve şerrine de iman etmendir” dedi. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “İhsan; hakkında bana bilgi ver” diye yine sordu. Rasulullah (sav): “ihsan; sanki görüyormuşsun gibi Allah’a ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’ nu görmüyorsan da, O seni görüyor” buyurdu. Adam: “Doğru söylüyorsun” dedi ve “Kıyamet hakkında bana haber ver” diye tekrar sordu. Rasulullah (sav): (Bu konuda) sorulan sorandan daha alim değildir” diye cevap verdi. Adam: “Öyle ise kıyametin alametlerinden haber ver” dedi. Rasullah (sav): “Cariyenin efendisini doğurması, yalınayak sırtı çıplak fakir davar çobanlarının bina yaptırmada yarıştıklarını görmendir” diye cevap verdi. Hz Ömer (anlatmaya devam ederek) şöyle dedi: Sonra adam gitti. Rasulullah (sav) bir müddet öyle durdu, sonra bana “ya Ömer,soran kimdir biliyor musun? dedi. Ben: “Allah ve Rasulü daha iyi bilir” dedim. Rasulullah (sav): “O, Cibril’dir. Size dininizi öğretmek için gelmişti” buyurdu.

Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ÜÇ

  Ebu Abdir-Rahman Abdullah b. Ömer b. El-Hattap’dan. Şöyle demiştir: Resulullah (sav)’dan işittim şöyle buyurdu: İslam beş şey üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve Resulu olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekati vermek, Beyti (Kâbe’yi) haccetmek, Ramazan’da oruç tutmak.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim tahriç etmiştir.

HADİS DÖRT

  Ebu Abdir-Rahman Abdullah b. Mesud (ra)’dan şöyle demiştir: Doğru söyleyen ve doğruluğu tasdik olunan Resulullah (sav) bize şöyle anlattı: Sizlerden herbirinizin yaratılışı ana rahminde nutfe olarak 40 günde toplanır. Sonra aynen öyle (kırk günde) alâka olur. Sonra aynen öyle et parçası olur. Sonra oraya bir melek gönderilir. O na ruhu üfler. Ve şu dört kelimeyi: Rızkını, ecelini, amelini, şaki mi yoksa said mi olacağını yazması emredilir. Kendinden başka ilah olmayana yemin ederim ki sizden biri cennet ehlinin amelini işler, o hale gelir ki, kendisi ile cennet arasında bir arşın kalır. Derken yazgı onun önüne geçer, cehennem ehlinin amelini işlerde cehenneme girer. Yine sizden biri cehennem ehlinin amelini işler. O hale gelir ki kendisi ile cehennem arasında bir arşın kalır. Derken yazgı onun önüne geçer. Cennet ehlinin amelini işlerde cennete girer.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS BEŞ

  Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Aişe (ra)’den şöyle demiştir. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Kim bizim bu işimize (dinimize) sonradan birşey ihdas ederse o reddolunur.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir. Müslim’in diğer bir rivayetinde ise şöyle denilmiştir. Her kim emrimize uygun olmayan amel yaparsa reddolunur.

HADİS ALTI

  Ebu Abdullah Numan b. Beşir (ra)’den: Demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle söylerken işittim: Helal apaçıktır. Haram da apaçıktır. İkisi arasında şüpheli işler vardır. İnsanlardan birçoğu onları bilmezler. Kim bu şühelilerden sakınızsa dini ve ırzını korumuş olur. Kim de şüphelilerin içine dalarsa haramın içine dalar. (Bunun hali) tıpkı koruluğun etrafında sürü otlatan çoban gibidir ki, sürüsünü korulukta otlatıverir. Dikkat edin her padişahın bir korusu vardır. Allah’ın korusu da haram kıldıklarıdır. Dikkat edin cesedin içinde de bir et parçası vardır ki, eğer o iyi olursa bütün ceset iyi olur. Eğer o bozulursa bütün ceset bozulur. Dikkat edin o kalbdir.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YEDİ

  Ebu Rukayyete Temim b. Evs ed-Dariyy (ra)’den Rasulullah (sav): Din nasihattir, buyurdu. Biz: Kim için? dedik. O: Allah için, Kitabı için, Rasulü için, Müslümanların imamlar (devlet başkanları) için ve bütün Müslümanlar için, diye cevap verdi.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS SEKİZ

  Abdullah b. Ömer (ra)’den: Demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Ben, Allah’tan başka ilâh olmadığına şahitlik edinceye, namazı dosdoğru kılıncaya, zekâtı verinceye kadar insanlarla harbetmekle emrolundum. Bunları yaptıkları zaman İslâmın hakkı (olan had cezaları) hariç kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. (İçlerinde gizledikleri) hesapları Allah’a aittir.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS DOKUZ

  Ebu Hüreyre Abdür-Rahman b. Sahr (ra)’dan: Demiştir ki: Rasulullah (sav)’ı şöyle derken işittim: Sizi nelerden nehyedersem kaçının, size neleri emredersem gücünüz yettiği kadar yapın. Sizlerden öncekileri helâk eden ancak çok sormaları ve Peygamberlerine karşı muhalefet etmeleridir.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ON

  Ebu Hüreyre (ra)’den: Demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder. Şüphesiz Allah mü’minlere neyi emretti ise onu Peygamberlere de emretmişti ve (Allah peygamberlere): “Ey peygamberler, temiz ve helâl olanlardan yeyin ve salih amel işleyin” (Allah mü’minlere de): “Ey mü’minler size rızık olarak verdiğimiz temiz ve helâl olanlardan yeyiniz” buyurdu. Sonra Peygamber (sav) uzun yolculuğa katlanan, saçları birbirine karışan, toz toprak içinde kalan bu haliyle ellerini gökyüzüne açan ve Ya Rab! Ya Rab! diye (yalvaran) birini hatırlattı ve halbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram. Haramla beslenmiş. Bunun duası nasıl kabul olunur. (buyurdu)

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ONBİR

  Rasulullah (sav)’ın Reyhan kokulu torunu Ebu Muhammed Hasan b.Ali b.Ebi Talib’den, demiştir ki: Ben Rasulullah (sav)’dan : “Seni şüpheye düşüreni bırak, seni şüpheye düşürmeyene bak” sözünü ezberledim.

  Bu hadisi Nesai ve Tirmizi rivayet etmiştir. Tirmizi bu hadis Hasendir; sahihdir dedi.

HADİS ONİKİ

  Ebu Hüreyre (ra)’den: Rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kişinin mala ya’niyi (üzerine gerekmeyeni) bırakması Müslümanlığın güzelliklerindendir.

  Bu hasen hadisi Tirmizi ve diğerleri böyle rivayet etmiştir.

HADİS ONÜÇ

  Rasulullah (sav)’ın hizmetçisi Ebu Hamza Enes b. Malik (ra)’den. Demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Sizden biri kendisi için arzu ettiğini (mü’min) kardeşi için de arzu etmedikçe (hakkıyla) iman etmiş olmaz.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ONDÖRT

  İbn-i Mes’ud (ra)’dan: Demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Şu üç şeyden biri olmadıkça Müslamanın kanının akıtılması helâl olmaz. Zina eden evli veya dul, kasden adam öldürenin kendisinin öldürülmesi, dinini terkedip cemaatten ayrılan.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ONBEŞ

  Ebu Hüreyre (ra)’den: Resulullah (sav)’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır söylesin yahut sussun. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna ikram etsin. Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ONALTI

  Ebu Hüreyre (ra)’den demiştir ki: Bir adam Peygamber (sav)’e: Bana nasihat et, dedi. (Efendimiz): “Kızma” buyurdu. Adam birkaç kere tekrarladı (Efendimiz) yine “Kızma” diye cevapladı.

  Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.

HADİS ONYEDİ

  Ebu Ya’la Şeddad b. Evs (ra)’den: Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Allah her şeye güzel davranmayı emretmiştir. Öyle ise öldüreceğiniz zaman bile güzel öldürün. Hayvan keseceğiniz zaman güzel kesin. Sizden biri bıçağını bilesin ve kestiği hayvanı rahatlatsın.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS ONSEKİZ

  Ebu Zer Cündüb b. Cünadete’l-Gıfari ile Ebu Abdir-Rahman Muaz b. Cebel (ra)’den. Demişlerdir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Her nerede olursan ol, Allah’a (isyandan) sakın. Kötülüğün ardından hemen iyilik yap ki, o kötülüğü yok etsin. Halka da güzel huy ile muamele et.

  Bu hadisi Tirmizi hasendir, diye rivayet etmiştir. Bazı nüshalarda Hasendir, sahihdir diye rivayet edilmiştir.

HADİS ONDOKUZ

  Ebu’l-Abbas Abdullah b. Abbas (ra)’dan: Demiştir ki: Bir gün Peygamber (sav)’in terkisinde idim. (Bana) dedi: Evlâd, sana birkaç kelime öğreteyim: Allah’ (ın emir ve yasaklarını) gözet ki, Allah da seni korusun. Allah’ı gözet ki onu karşında bulasın. Bir şey istediğinde Allah’dan iste. Yardım istediğinde Allah’dan yardım dile. Şunu iyi bil ki ümmetin tamamı sana fayda vermek için toplansalar Allah’ın yazdığından başka bir şeyle fayda veremezler. Yine eğer sana zarar vermek için toplansalar, Allah’ın sana yazdığı zarardan başka bir şeyle zarar veremezler. Kalemler kaldırılmış (işleri bitmiş), sahifeler kurumuştur (yazılar tamamlanmıştır.)

  Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiştir. Hasendir, sahihtir demiştir. Tirmizi’den başkasının rivayetinde ise şöyle buyrulmuştur: Allah’ı gözet ki onu önünde bulasın. Geniş zamanında Allah’a kendini tanıt ki darlık zamanında O da seni tanısın. Şunu iyi bil ki, taktirde başına gelmeyecek şey sana isabet etmez. Takdirde başına gelecek olan da sende hata etmez (sana ulaşır). İyi bil ki yardım ve zafer sabır ile, rahatlık meşakkatle beraberdir. Her zorluğun yanında kolaylık vardır.

HADİS YİRMİ

  Ebu Mes’ud Ukbe b. Amir el Bedri (ra)’den. Demiştir ki, Rasulullah şöyle buyurmuştur: İlk peygamberlik sözlerinden insanların hatırında kalan: “Utanmazsan dilediğini yap” sözüdür.

  Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİBİR

  Ebu Amr (veya Ebu Amra da denir). Süfya b. Abdullah es-Sakafi (ra)’den. Demiştir ki: Ya Rasulullah (sav), İslâm hakkında bana öyle bir söz söyle ki, İslâm hakkında senden başka hiç kimseye soru sormayayım, dedim. O da: Allah’a iman ettim de, sonra da dosdoğru ol, buyurdu.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİİKİ

  Ebu Abdullah Cabir b. Abdullah el-Ensari (ra)’den. Demiştir ki: Bir adam Rasulullah (sav)’a şöyle sordu: Ben farz namazları kılar, Ramazan orucunu tutar, helâlı helâl kabul eder, onları yaparsam, haramı da haram kabul eder ondan kaçınırsam, bunlardan fazla bir şey yapmazsam ne dersin, cennete girer miyim? Peygamber (sav) evet dedi.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİÜÇ

  Ebu Malik Haris b. Asım el Eş’ari (ra)’den demiştir ki. Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur. Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillah mizanı doldurur. Sübhanallahi ve’l-Hamdüllillahi (sözü) göklerle yer arasını doldururlar -veya doldurur- namaz nurdur. Sadaka (imana) delildir. Sabır bir ışıktır. Kur’an senin lehine veya aleyhine delildir. Her insan sabahleyin işine gider de nefsini satar. (Neticede) ya nefsini kurtarır ya mahveder.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİDÖRT

  Ebu Zerrin-il-Gıfari (ra), Rasulullah (sav)’ın Rabbinden rivayet ettiği hadisi kudside şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Ey kullarım, ben zulmü kendime haram kıldım, sizin aranızda da zulmü haram kıldım. O halde birbirinize zulmetmeyiniz. Ey kullarım, Benim hidayette kıldıklarımdan başka hepiniz delalettesiniz. O halde benden hidayet isteyin ki size hidayet vereyim. Ey kullarım, benim doyurduklarımdan başka hepiniz açsınız. Öyle ise benden yiyecek isteyin ki size yiyecek vereyim. Ey kullarım, Benim giydirdiklerimden başka hepiniz çıplaksınız. Öyle ise benden giyecek isteyiniz ki size giyecek vereyim. Ey kullarım, siz gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben de bütün günahları affederim. Öyle ise benden af isteyin sizi affedeyim. Ey kullarım, siz bana zarar veremezsiniz ki zarar veresiniz. Yine siz bana fayda veremezsiniz ki fayda veresiniz. Ey kullarım, evvel geçenleriniz, sonra gelecek olanlarınız, insanlarınız ve cinlerinizin sizin aranızda en müttaki adamın kalbi gibi olsalar yine de mülkümde bir şey artmaz. Ey kullarım, evvel geçenleriniz sonra gelecek olanlarınız, insanlarınız ve cinleriniz sizin aranızda en facir (iskankâr) adamın kalbi gibi olsalar, yine de mülkümden bir şey eksilmez. Ey kullarım, evvel geçenleriniz, sonra gelecek olanlarınız, insanlarınız ve cinleriniz bir yerde dursalar da benden isteseler, ben de her birinize istediklerini versem bu benim yanımdaki (hazinem)den bir şey eksiltmez. Ancak denize batırılan iğnenin eksilttiği gibi eksiltir. Ey kullarım, onlar sizin amellerinizdir. Sizin hesabınıza olanları ben zaptederim. Sonra onları size vereceğim. Kim hayır bulursa Allah’a hamdetsin. Kim de başka şey bulursa kendisinden başkasını kınamasın.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİBEŞ

  Ebu Hüreyre (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. İnsanın eklemlerinden her biri için güneş doğan her günde bir sadaka gerekir. İki kimse arasında adil olman sadakadır. Bir kişiye hayvanına binerken yardım edip bindirmen veya eşyasını onun üzerine kaldırıvermen sadakadır. Kelime-i tayyibe (güzel söz, kelime-i tevhid) sadakadır. Namaz için attığın her adım için sadaka (sevabı) vardır. Eza veren şeyi yoldan kaldırman sadakadır.

  Bu hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS YİRMİALTI

  Nevvas b. Sem’an (ra) Peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor. Birr, ahlâk güzeliğidir. Günah ise, nefisde iz bırakan ve insanların bilmesini sevmediği şeydir.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir. Vabisa b. Ma’bed’den şöyle rivayet edilmiştir: Ben, Resulullah’a geldim, bana: Sen Birr’in ne olduğunu sormaya mı geldin? dedi. Ben, evet dedim. Rasulullah (sav): Kalbine danış. Birr (iyilik) nefsin kendisinde huzur bulduğu, kalbin kendisinde tatmin olduğu şeydir. Günah da, insanlar fetva verseler bile nefisde iz bırakan ve kalbde tereddüt meydana getirendir.

  Bu Hasen hadisi biz Ahmed b. Hanbel ile Barami’nin müsnedlerinden rivayet ettik.

HADİS YİRMİYEDİ

  Ebu necid ırbad b. Sariye (ra)’den şöyle demiştir: Rasulullah bize öyle bir va’z verdi ki, va’zdan kalbler titredi, gözler yaşardı. Biz de dedik ki: Ya Rasulullah, bu ayrılık va’zı gibi. O halde bize vasiyette bulun. Rasulullah şöyle buyurdu: Size Allah (isyan)’dan sakınmayı üzerinize emir olan kimse köle de olsa sözünü dinleyip itaat etmeyi vasiyyet ederim. Çünkü ömrü olanlar birçok ihtilâflar görecektir. O zaman sünnetime ve hidayet üzere olan Raşid halifelerin sünnetine sarılınız. Sünnetlere dişlerinizi sıkarak sarılınız. Dini işlerde sonradan uydurulanlardan sakınınız. Çünkü her bid’at dalâlettir.

  Bu hadisi Ebu Davud ve Tirmizi rivayet etmiştir. Tirmizi hadisin hasen ve Sahih olduğunu söylemiştir.

HADİS YİRMİSEKİZ

  Ebu Sa’lebete-l Huşeni cürsüm b. Naşir (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Allah (cc) birtakım şeyleri farz kılmıştır. Onları zayi etmeyiniz. Çizdiği hudutlar vardır. Hudutları aşmayınız. Bir kısım şeyleri haram kılmıştır. Onlara el uzatmayınız. Bir kısım şeylerden de unutmaksızın size merhamet olsun diye sükût etmiştir, siz de onları araştırmayınız.

HADİS YİRMİDOKUZ

  Ebu’l-Abbas sehl b. Sa’d es-Sa’di (ra) şöyle demiştir: Bir adam Rasulullah (sav)’a geldi ve şöyle dedi: Ya Rasulullah, bana bir amel göster ki onu yaptığımda beni hem Allah sevsin, hem de insanlar sevsin. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Dünyaya gönül verme seni Allah sevsin. İnsanların elindekine göz dikme seni insanlar sevsin.

  Bu hadisi İbnü Mace ve diğerleri hasen olarak rivayet etmişlerdir.

HADİS OTUZ

  Ebu Said Sa’d b. Malik b. Sinan el Hudri (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Zarar vermek de yoktur. Zarara zararla karşılık vermek de yoktur.

  Hadis hasendir. İbnü Mace Barakutni ve diğerleri müsned olarak rivayet etmişlerdir. Malik Muvattasında Ömer b. Yahya’dan, o, babasından o da Peygamber (sav)’den Mürsel olarak rivayet etmiş ve Ebu Saidi senedden düşürmüştür. Bu hadisin birbirini kuvvetlendiren tarikleri vardır.

HADİS OTUZBİR

  İbni Abbas (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: İnsanlara dava ettikleri her şey verilseydi birçok adam, birçok kimsenin mallarını ve canlarını iddia ederlerdi. Lâkin, delil dava edene, yemin de inkâr edene düşer.

  Bu hadisi Beyhaki ve diğerleri böyle rivayet etmiştir. Hadis hasendir. Hadisin bir kısmı Buhari ve Müslim’de vardır.

HADİS OTUZİKİ

  Ebu Said el-Hudri (ra) şöyle demiştir. Rasulullah (sav)’dan işittim, şöyle buyurdu: İçinizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin. Eğer eliyle gücü yetmezse diliyle, yine gücü yetmezse kalbi ile. Bu ise imanın en zayıfıdır.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS OTUZÜÇ

  Ebu Hüreyre (ra)’den, demiştir ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Birbirinize hased etmeyiniz. Alış verişte birbirinizi aldatmayınız. Birbirinize buğzetmeyiniz. Birbirinize sırt çevirip dargın durmayınız. Birinizin pazarlığı üzerine bir kısmınız pazarlık yapmasın (açık arttırma usulü değilse). Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu yardımsız bırakmaz. Ona yalan söylemez. Onu hakir görmez. (Üç kere göğsüne işaret ederek) takva işte buradadır. Kişiye günah olarak Müslüman kardeşini hakir görmesi yeter. Müslümanın her şeyi kanı, malı, ırzı Müslümana haramdır.

  Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.

HADİS OTUZDÖRT

  İbni Abbas (ra) Rasulullah (sav)’ın Rabbinden rivayet ettiği hadisi kudside şöyle dediğini nakleder: Allah (cc), hasenat ile seyyiatı yazmıştır. Sonra bunları açıklamıştır. Kim bir haseneye niyet eder de onu yapmazsa, Allah (cc) katında onu tam bir hasene olarak yazar. Eğer o amele niyet eder ve yaparsa Allah (cc) katında ona on hasenattan yediyüz kata kadar, hatta daha çok katlara kadar yazar. Kim bir seyyieye niyet eder onu da yapmazsa Allah ona bir hasene yazar. Eğer ona niyet eder ve onu yaparsa Allah ona bir seyyie yazar.

  Bu hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmiştir.

HADİS OTUZBEŞ

  Ebu Hüreyre (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: Allah buyuruyor: Kim benim bir velime düşmanlık yaparsa, şüphesiz ben ona harp ilan ederim. Benim kulum kendisine farz kıldığım şeyden daha sevgili bir şeyle bana yaklaşamaz. Kulum nafile ibadetlerle bana yaklaşırsa, ben de onu severim. Onu sevdiğim zaman onun duyan kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Eğer benden isterse mutlaka veririm. Bana sığınırsa muhakkak onu korurum.

  Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.

HADİS OTUZALTI

  İbni Abbas (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Allah (cc), ümmetimden hatayı, unutmayı ve zorlanarak yaptıkları şeyi benim için bağışladı.

  Bu hasen hadisi İbni Mace, Beyhaki ve diğerleri rivayet etmiştir.

HADİS OTUZYEDİ

  İbni Ömer (ra) şöyle demiştir: Rasulullah (sav), omuzlarımdan tuttu ve şöyle buyurdu: Dünyada sanki yabancı yahut yolcu imişsin gibi ol.
  İbni Ömer (ra) şöyle derdi: Akşamladığında sabahı gözleme, sabahlayınca da akşamı gözleme. Sıhhatinden hastalığına, hayatından ölümüne bir şeyler al.

  Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.

HADİS OTUZSEKİZ

  Ebu Muhammed Abdullah b. Amr b. el As (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Sizden hiçbiriniz gönlü benim getirdiğime uymadıkça gerçekten iman etmiş olmaz.

  Bu hasen hadisi biz sahih bir senedle, “Kitab-ül-Hucce”den rivayet ettik.

HADİS OTUZDOKUZ

  Enes (ra), Rasulullah (sav)’ın şöyle buyurduğunu işittim demiştir: Allah (cc) buyuruyor ki: Ey Adem oğlu, sen bana yalvarıp benden ümit ettikçe senden sadır olan ne olursa olsun affederim (çocukluğuna) aldırmam. Ey Ademoğlu, günahların gökyüzüne ulaşsa, sonra da benden af dilesen, seni affederim. Ey Ademoğlu, eğer bana yeryüzü dolusu günah getirirsen, sonra da bana ortak koşmadan bana gelsen (ölsen) ben de sana yeryüzü dolusu af ile gelirim.

  Bu hasen, sahih hadisi Tirmizi rivayet etmiştir.

HADİS KIRK

  Ebu Hüreyre (ra), Peygamber (sav)’den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kim bu mü’minden dünya üzüntülerinden bir üzüntüyü giderirse Allah da ondan kıyamet günü üzüntülerinden bir üzüntüyü giderir. Kim bir fakire kolaylık sağlarsa, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık sağlar. Kim bir Müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter. Kul, kardeşinin yardımında oldukça, Allah da o kula yardım eder. Kim ilim için yola düşerse, Allah onunla o kimse için cennete giden yolu kolaylaştırır. Allah’ın evlerinden bir evde Allah’ın kitabını okuyan ve aralarında onu müzakere eden hiçbir topluluk yoktur ki, üzerlerine sekinet (emniyet) inmesin, onları rahmet bürümesin, melekler her taraflarından kuşatmasın. Allah (cc) da yanında bulunanlara anmış olmasın. Kimi ameli geri bırakırsa onu nesebi ileri götüremez.

  Bu hadisi, bu lâfızla Müslim rivayet etmiştir.

HADİS KIRKBİR

  Muaz b. Cebel (ra)’den şöyle demiştir: Ya Rasulullah, beni cennete sokacak, cehennemden uzaklaştıracak bir ameli haber ver dedim. O da şöyle buyurdu: “Sen büyük bir şey sordun. Ancak o Allah’ın kolay kıldığı kişilere kolaydır. Allah’a ibadet edersin. O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı dosdoğru kılarsın, zekâtı verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beyti (Kâbe’yi) tavaf edersin. Sonra şöyle buyurdu: Sana hayır kapılarını göstereyim mi? Oruç kalkandır, sadaka suyun ateşi söndürdüğü gibi günahı söndürür. Gecenin içinde kişinin kıldığı namaz da (hayır kapılarındandır). Sonra: “Onların yanları yataklardan uzaklaşır, korku ve ümidle Rab’lerine dua ederler, verdiğimiz rızıklardan infak ederler. Onların yaptıklarına mükafak olarak ne göz aydınlatacak sevinçler sakladığımızı hiçbir kimse bilemez.” mealindeki ayeti okudu. Sonra şöyle dedi: Sana din işinin başı, direği ve en yüce yerinin zirvesini haber vereyim mi? Ben, evet ya Rasulullah derim. O şöyle dedi: İşin başı İslam, direği namaz, zirvesi cihaddır. Sonra şöyle buyurdu: Bütün bunların da özünü sana haber vereyim mi? Ben, evet ya Rasulullah dedim. Dilini (eliyle) tuttu ve “İşte bunu tut” buyurdu. Ben de: Ya Rasulullah, biz söylediğimiz şeylerle de mi hesaba çekileceğiz? dedim. O da: “Annesi kaybedesice insanları yüz üstü yahut burunları üzerinde cehenneme sürükleyen ancak dillerinin ekip biçtiğidir.”

  Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiştir. Hadis Hasendir, Sahihdir.

HADİS KIRKİKİ

  Yine Ebu Zerr (ra)’den: Rasulullah (sav)’ın ashabından bazı kimseler, Peygamber (sav)’e şöyle dediler: Ey Allah’ın Rasulü, zenginler sevaplarla gidiyorlar. Bizim gibi namaz kılıyorlar, bizim gibi oruç tutuyorlar, mallarının fazlasıyla sadaka veriyorlar. (Biz fakiriz, bunu yapamıyoruz). Rasulullah (sav) şöyle cevap verdi. Allah size de sadaka vereceğiniz şeyler vermemiş midir? Her bir tesbihinize sadaka (sevabı) vardır. Her bir tekbirinize sadaka (sevabı) vardır. Her bir hamdinize sadaka (sevabı) vardır. Her bir kelime-i tevhidinize sadaka (sevabı) vardır. Her iyiliği emirde sadaka (sevabı) vardır. Her kötülüğü yasaklamada sadaka (sevabı) vardır. Hatta sizden her birinizin ailesiyle cinsi münasebette bulunmasında bile sadaka (sevabı) vardır. Adamlar, Ey Allah’ın Rasulü, bizden biri şehevi arzusunu yerine getirince de ona sevap mı olur? dediler. Peygamber (sav) “Ne dersiniz, o arzusunu haramla giderseydi ona günah olur muydu? İşte aynen öyle, eğer o arzusunu helâl ile giderirse ona sevap olur.

Bu hadisi, Müslim rivayet etmiştir.

KAYNAK: Kemal GÜRAN; “Kendi Kendine Kur’ân Okulu”, Akit Gazetesi.