Göbek Bağının Temizlenmesi

Göbek bağı, genelde doğumdan sonraki ikinci hafta içinde düşer. Hastaneden ayrılmadan önce size göbek bağına pansuman yapmanız için bir sıvı verilecektir. Göbek bağının kuru kalması, düşmesini çabuklaştıracaktır. Bu nedenle düşene kadar bebeğinizi küvette yıkamaya başlamamanız ya da bu bölgeyi ıslatmamanız, göbek bağının daha kolay düşmesini sağlar. Göbek bağının havayla temas etmesi de daha çabuk iyileşmesini sağlayacağı için bu bölgeyi bebek bezi ya da naylon külot ile kapatmamaya çalışın. Göbek bağının çevresinde iltihap sızıntısı ya da kanama olursa veya kızarıp şişerse, enfeksiyon belirtisi olabileceği için doktorunuza danışmalısınız. Göbek bağı düştükten sonra bu bölgeyi her gün kaynamış ılık su ve pamukla silip iyice kurulamalısınız.

Bebeğin Gazını Çıkartmak

Bebeklerin süt içerken hava yutması çok doğaldır. Bebek, yuttuğu havadan ya gaz çıkararak ya da geğirerek kurtulabilir. Biberonla beslenen bebeklerde çok sık görülmesine rağmen, anne sütüyle beslenen bebekler de hava yutabilir. Bebeğinizi beslerken gaz çıkarması için arada ona fırsat verin; emziriyorsanız göğüs değiştirirken bebeğinizin gazını çıkarın. Yuttuğu hava ona tokluk hissi verebilir ve onu rahatsız ederek ihtiyacı olan besini almasını engelleyebilir. Ya da gaz midesine baskı yaparak, bebeğinizin kusmasına sebep olabilir. Bebeğiniz mutluysa, geğirecek kadar hava yutmamıştır; kıpırdanıp yüzünü buruşturuyorsa hava yutmuştur, bu yüzden bir süre daha deneyin. Ancak gazını hemen çıkarmasını beklemeyin.

Bebeğinizin yuttuğu havayı çıkarmak ve onu rahatlatmak için şunları deneyebilirsiniz;

  • Onu poposundan tutup, başı omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslayın sırtını yavaşça sıvazlayın ve ritmik bir şekilde nazikçe vurun. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı omzunuza temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz.
  • Bebeğinizi yüzüstü dizlerinize yatırarak ve nazikçe sırtını sıvazlayarak da bebeğinizin gazını çıkartabilirsiniz. Ağzından biraz süt gelme ihtimaline karşı dizlerinize temiz bir havlu ya da bez örtebilirsiniz.
  • Bebeğinizin 3. ayından sonra dizinize oturtup, bir elinizle göğsünden tutarak diğer elinizle sırtını sıvazlayarak gazını çıkartabilirsiniz.

 

Bebek Gazını Nasıl Belli Eder?

Bebeğinizin gazı varsa, rahatsız olduğunu anlatan bazı hareketlerde bulunur. Gazını çıkarmak için bacaklarını uzatıp kendine çeker, ağlar ve huzursuz olur. Gaz sancısı olan bebek ani bir şekilde çığlık atar gibi uzun süre ağlar. Vücudu gerginleşir, sırtını geriye doğru büker, yüzü kızarır ve el ve ayakları hafifçe morarabilir. Bebeğiniz günün herhangi bir saatinde gaz sancısıyla karşılaşabilir, ama daha çok akşam ve gece yarısı ortaya çıkar. Geceleri geç uyumasına ve uykusunun bölünmesine neden olur. Gazlı bebekler karakter olarak daha hassas, ilgi bekleyen ve kolay uyanan bebeklerdir.

Bebeğinizi Ağlarken Sakinleştirmenin Püf Noktaları

  Eğer bebeğinizin ağlama nedenini bulamıyorsanız, aklınızda kendinize bir kontrol listesi hazırlayın. Önce en son ne zaman karnını doyurduğunuzu düşünün, üç saat kadar önce doyurdunuzsa yemek yedirmeyi deneyin. Eğer daha yeni yediyse, bezini kontrol edin. Bezi temizse o an içinde bulunduğu ortamdan uzaklaştırmayı deneyin. Bu şekilde ağlama nedenlerini eleyerek neden ağladığını bulabilirsiniz.

Bebeğinizi Sakinleştirmenin Püf Noktaları:

  • Ona emmesi için bir şey verin! Bebeğinizi emzirebilirsiniz, biberon, emzik ya da diş kaşıyıcı verebilirsiniz.
  • Bebeğinizi hareket ettirin! Bebeğinizi sallamak, onu rahatlatacaktır. Kucağınızda sallayabilir, sallanan koltuğa oturarak birlikte sallanabilirsiniz. Bebek arabasıyla ya da otomobille yolculuk da ona iyi gelebilir. Bebeğinizle birlikte dansetmeyi de deneyebilirsiniz.
  • Bebeğinize masaj yapın! Bebeğinizin karnını ovabilir ya da karnını üzerine yatırarak sırtını sıvazlayabilirsiniz. Eğer gaz sancısı varsa bu masaj onu rahatlatacaktır.
  • Bebeğinize yakın olun! Bazı durumlarda ona sarılmanız, tek ihtiyacı olan şeydir. Kanguruyla bebeğinizi kendinize yakın tutmak, iyi bir çözüm olabilir. Bebeğiniz çok ağladığı zaman, ona sarılarak karanlık bir odaya gidip ona masal anlatarak ya da bir ninni söyleyerek onu sakinleştirebilirsiniz. Kalp atışlarınızı duymak, yeni doğanlar için oldukça sakinleştiricidir.
  • Bebeğinizi yalnız bırakmayı deneyin! Eğer yukarıdaki çözümler işe yaramamışsa, bebeğiniz içinde bulunduğu ortamı çok gürültülü, çok kalabalık ya da çok ışıklı bulmuş olabilir. Bu durumda onu karyolasına ya da portbebesine yatırıp ışığı kapatarak başında bekleyebilir ve sakinleşip uyumasına tanık olabilirsiniz.

 

Bebekler Neden Ağlar?

  Hiçbir anne ve baba bebeğinin ağlamasını istemez. Ama şu gerçeği de unutmamak gerekir ki bebek sadece ağlayarak isteğini ve derdini anlatabilir. Kendinizi ilk 3 ayda bebeğinizin günde ortalama 2-3 saat ağlayabileceğine alıştırmalısınız. Genelde bebekler karınları acıktığında, altlarının değişmesi gerektiğinde ve etraflarındaki kalabalıktan sıkıldığında ağlarlar. Önceleri bebeğin tüm ağlamaları size aynı gibi gelebilir ama zaman içinde ağlamalarının anlamını çözmeyi öğreneceksiniz. Örneğin ısrarlı ve sürekli ağlama, bebeğin acıktığını göstergesidir. Keskin ve tiz çığlık şeklindeki ağlama, bebeğin ağrısının olduğunu gösterir. Vızıldama şeklindeki ağlama yorgun olduğunun ya da etrafında olan her ne ise ondan sıkıldığını gösterir. Bebeğinizin uykusu geldiğinde de huysuzlanarak mırıltı şeklinde ağlayacaktır.

Bebeğin Giydirilmesi :Ayakkabı Seçimi

  Yürümeyi öğrenirken bebeğinizin yalınayak olması, onun daha rahat dengede durabilmesini sağlar. Bebeğiniz dışarıda yürüyecek kadar büyüdüğünde, bebeğinizin ayağında yapısal bir bozukluğa meydan vermemek için, uygun bir çocuk ayakkabısı kullanmak çok önemlidir. Patik ve esnek ayakkabılar ayağı sıcak tutmaya yarar ama, yürümeye başladığında çocuğunuza uygun bir ayakkabı almalısınız. İlk yürüme ayakkabısının topuk kısmını destekleyen derinin biraz sert ve tabanın esnek olması gerekir. Ayak bileğinin hareketini engelleyen ve yürümeyi güçleştiren ayakkabı ve botlardan kaçınmalısınız. Büyük ayakkabılar, bebeğinizin yürümesini zorlaştıracağı için ayakkabı ayağına tam uygun olmalıdır. Baş parmak ile ayakkabının burnu arasında 0.5 – 1.25 cm arası boşluk olmalıdır ve ayakkabının burnu, parmakların rahatça sığabileceği genişlikte olmalıdır. Bebeğinizin yürüyüşünü bozabileceği için başkalarının ayakkabılarını giydirmemelisiniz.

Bebek Giysilerinin Yıkanması

  Bebeğinizin tenine değmeden önce bütün giysilerin yıkanması gerekir. Giysilerin marka etiketlerini çıkarırsanız bebeğinizin cildinin tahriş olmasını önlersiniz. Bebeğinizin cildi için giysilerini yıkarken cildinin tahriş olmaması için çamaşır suyu ya da buna benzer deterjanlarla giysileri yıkamayın. Bebekler için özel olan temizlik malzemeleri ve yumuşatıcıları kullanın. Çamaşırlarını kurutmanın en iyi ve en sağlıklı yolu, açık hava ve güneşte kurutmaktır. Giysileri radyatöre asmak ya da çamaşır kurutma makinesine atmak sağlıklı değildir.

Giysi Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  İlk haftalarda bebeğinizin üzerini sıkça değiştirmek zorunda kalırsınız. Bu nedenle, çok sayıda küçük boy kıyafetlere ihtiyacınız olacak. Ama bebeğiniz büyüdükçe daha az sayıda kıyafet değiştireceğinden ve çok hızlı büyüdükleri için kıyafetleri küçüleceğinden, çok kıyafet almanıza gerek yoktur. Giysileri seçerken dikkatli olmalısınız. Hareketlerini kısıtlamayan ve rahat kıyafetler seçmelisiniz. Alacağınız giysilerin bebeğinizin kollarından ve başından rahatlıkla geçebilecek genişlikte ve çamaşır makinesinde yıkanabilir olması gerekir. Ayrıca, giysilerini alırken sentetik olmamasına dikkat edin, vücut ısısını dengeleyen doğal liflerden yapılmış kumaşları tercih edin.

Bebeğiniz büyüdükçe tercih edeceğiniz kıyafetler; rahat giyilebilen, ayrıntısı az giysiler, çıtçıtlı gömlekler, lastikli pantolonlar gibi giysiler olmalıdır.

Bebeğin Jimnastiği

  Bebeğin kaslarının gelişimi için yaptığı tüm hareketler sağlığı için faydalıdır. Jimnastik için en uygun zaman, bezini değiştirdiğiniz zamandır. Yatağa yatırarak veya üzerinde rahat edebileceği bir yere yatırarak kollarından ya da ayaklarından tutup hareket ettirerek jimnastik yaptırabilirsiniz. Ancak, bebeğinizin hiçbir yerini zorlamamaya özen göstermelisiniz. 

Ayrıca, banyo da jimnastik için uygun bir zaman olabilir. Suyun içinde onu sıkı bir şekilde tutarak, kol ve bacaklarını hareket ettirmek, oturup kaldırmak ve iki tarafa döndürmek bebeğinizin gelişimi için yararlıdır.

Bebeğin Altını Değiştirmek :

  Bebeklerin bağırsaklarını denetlemeleri için gerekli kas ve büzgen gelişimi, 18 aylık olana kadar tamamlanmaz. Çocuğunuzu bu yaştan önce oturağa alıştırmak, onu tedirgin ederek tuvalet alışkanlığı sürecini geciktirir. Bu yüzden, bebeğiniz hazır olana kadar beklemelisiniz. İdrar kontrolü ise daha da geç olur. İki buçuk – üç yaşına kadar gecikebilir. 

Bebeğinize tuvalet alışkanlığı kazandırmak oldukça sabır isteyen bir uğraştır. Bebeğinizi asla korkutmamalı ve cezalandırmamalı, onu ödüllendirerek teşvik etmelisiniz.

Bebeğinizin tuvalet denemeleri için en uygun zaman, sindirim organlarının en iyi çalıştığı, yemek sonrasıdır.

Bebeğiniz bezini ıslattığı ya da kirlettiği veya bunu yapmak üzere olduğunu biliyorsa, tuvalet eğitimi için hazır demektir.

Bebeğin Bezini Değiştirirken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  1 ) Bebeğinizin altını değiştirirken hijyen çok önemlidir. Önce geniş bir yüzey üzerine pamuklu bir kumaş ya da temiz bir havlu serin. Daha sonra altını silmek için temiz bez, kağıt havlu, ıslak mendil, merhem gibi kullanacağınız malzemeleri hazırlayın. Sonra ellerinizi mutlaka yıkayıp kurulayın ve bebeğinizi serdiğiniz örtünün üzerine yatırın.

Gözünüzü bebeğinizden ayırmayın. Kirli bezi yanlardaki bantları açarak çıkardıktan sonra ıslak pamuk, mendil ya da bezle altını iyice silin ve kurulayın. Tahriş olmuşsa merhem ya da pudra sürebilirsiniz. Yeni bezi koymak için bir elinizle bebeğinizin ayak bileklerini tutup poposunu havaya kaldırın ve bezi altına yerleştirin.

2 ) Bacaklarını aşağıya indirin ve bezi bacaklarının arasından geçirerek beline kadar çekin. Erkek çocukların karnını ıslatmaması için penisini aşağıya doğru indirin.

3 ) Bezi karnının üzerinde düzleyin ve arka kenarını belinin ortasına getirin, yapışkan bandı açın ve yapıştırın. Bezin çok sıkı olmayacak şekilde üzerine oturduğundan emin olduktan sonra diğer kenarı da aynı şekilde yapıştırın. Eliniz kremliyse, bantlara dokunmadan önce elinizi silin, üzerinde krem olursa bantlar yapışmaz.

  Yaşamının ilk birkaç haftasında, bebeğinizin altını sık sık değiştirmeniz gerekecektir. İdrar torbası küçük olduğu için altını çok sık ıslatacaktır. Bu nedenle en azından her öğün sonrasında, sabahları uyandığında, gece uyumadan önce ve gece beslenmesinden sonra altını değiştirmeniz gerekir. Bebeğinizin altı her ıslandığında ve kirlendiğinde, derhal değiştirmeniz, bebeğin cildinin zarar görmesini önler.

Altını çok sık değiştireceğinizden dolayı bu işi onun için eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Bebeğin başının üstünde asılı hareketli bir oyuncak, yanındaki ayıcık ya da duvarlara yapıştırılmış renkli resimler ilgisini başka yönlere çekerek siz altını değiştirirken rahat durmasını sağlayacaktır. Altını yüksek bir yerde değiştiriyorsanız, kısa bir süre için bile arkanızı dönmemelisiniz, ani bir dönüş yaparak düşebilir.

Aylar geçtikçe bebeğin altını değiştirmeniz daha seyrekleşecek, iki yaşına gelmeden çişinin geldiğini anlayabilecek durumda olacaktır.

Bebeğinizin dışkısı aldığı gıdalara göre değişir. Bebeğinizin bezini açtığınızda aşağıdakilerle karşılaşabilirsiniz:

  • Yeşilimsi siyah, yapışkan, katransı dışkı: Mekonyum denilen bu dışkıyı yalnızca ilk iki üç günde görebilirsiniz.Sindirim başlamadan önce atılır.
  • Yeşilimsi kahverengi ya da açık yeşil renkli, topaklar içeren yarı sıvı dışkı: Sindirim sisteminin beslenmeyle uyumunu gösteren geçiş kakasıdır ve ilk haftada gözlenir.
  • Sarı renkli, hardalsı, içinde süt kesikleri olan sulu dışkı: Anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkısıdır.
  • Açık kahverengi, katı, kokulu dışkı: Bebeğin mamayla beslenmesinde görülen dışkıdır.
  • Yeşil renkli dışkı: Genel olarak normaldir, ancak günlerce devam etmesi bebeğinizin yetersiz beslendiğine işarettir.

Eğer bebeğinizin dışkısı çok sulu ve kokuluysa, bebeğiniz kusuyor ise ve iştahı azalmış ise, veya bezinde kan var ise bir doktora başvurmanız gerekir. 

Bebeğin Dişlerinin Bakımı :Bebeğin Diş Temizliği

Bebeğin dişlerinin bakımı esasında hamilelikte başlar. Bu nedenle annenin doğru beslenmesi ve antibiyotik kullanımıyla ilgili önlemler alması gerekir.

Çürüklere meydan vermemek için çocuğun aldığı besinlere önem göstermek gerekir. Şeker dişler için zararlı olduğundan şeker, kek ve şekerli içeceklerin tüketimini sınırlayın. Emziğini asla şekerli bir şeye batırmayın. Beslenme tarzının bol miktarda kalsiyum (süt, peynir, yoğurt ve yapraklı yeşil sebzeler) ve D vitamini (yumurta sarısı, yağlı balık ve süt ürünleri) içerdiğinden emin olun.

  Diş çıkarmaya başladığı andan itibaren bebeğinizin diş ve diş etlerini temizleyin. Temiz bir mendili ıslatın ve üzerine bezelye tanesi kadar flüorürlü diş macunu sıkın. Flüorür, çocuğunuzun dişlerini, mine tabakasını sertleştiren bir madde olduğu için, diş macunun flüorürlü olması önerilir. Eğer bebeğiniz tadından hoşlanmadıysa ya da macunu yemeye kalkarsa macun kullanmayın.

Yeteri kadar büyüdüğünde kendi dişini fırçalaması için onu cesaretlendirmelisiniz. Bebekler için hazırlanan diş fırçalarını 12. ayda kullanmaya başlayabilirsiniz. Fırça daima küçük ve yumuşak olmalıdır. Böylelikle, çocuğunuz yaşam boyu sürecek diş fırçalama alışkanlığı oluşmasını sağlayacaktır.

Çocuğunuzun süt dişleri tamamlandığında (yaklaşık iki buçuk üç yaşında) dişlerinin altı ayda bir kontrol edilmesinin sağlayacak bir düzen kurmalısınız.

Bebeğin Diş Çıkarması

  Bebeğin süt dişleri, henüz doğmamışken oluşur ve bebeğiniz yaklaşık 6 aylıkken 20 bebek dişinden ilkini çıkarır. Dişler, diş etlerinin altında, beyaz bir tümsek olarak gözükür, daha sonra damağı patlatarak çıkarlar. Bu, bebeğinizin canını acıtabilir. Genelde ilk dişler değil, iki yaşından sonra çıkan arka dişler daha çok ağrı yapabilir. Bütün süt dişleri 2,5-3 yaşına kadar tamamlanır. Kalıcı dişler 6-7 yaşları arasında tamamlanır.

Bebeğinizin diş çıkaracağının belirtileri; ağız çevresini ve çenesini tahriş edecek kadar çok salya akıtması, bağırsak bozukluğu, hafif ateş ve sert bir şeyler çiğneme ve ısırma isteğidir.

Bebeğiniz diş çıkarırken ona yardımcı olabilirsiniz. Küçük parmağınızla diş etlerini ovuşturabilirsiniz. Hatta parmağınızı musluğun altında tuttuktan sonra ovarsanız, serinleyerek ferahlayacaktır. İçi suyla dolu, buzdolabında soğutulan diş kaşıyıcıları da bu dönemde bebeğinizin en büyük yardımcılarından biri olacaktır.

Doktorunuza danışarak diş çıkarma ilacı ya da jeli de kullanabilirsiniz. Diş çıkarırken dikkat etmeniz gereken bir husus, oynadığı oyuncakların sivri çıkıntıları olup olmadığıdır. Sivri çıkıntılar, bebeğiniz her şeyi ısırmak istediğinden diş etini zedeleyerek canını acıtabilir.

Bebeğiniz diş çıkarır çıkarmaz diş temizliğine özen göstermeye başlamalısınız.

Bebeğin Banyosu ve Temizliği :Bebeği Silerek Temizleme

  Soğuk kış günlerinde bebeği her gün yıkamak anneyi kaygılandırabilir.Ayrıca her bebek yıkanmaktan çok zevk almayabilir. Bebekler haftada 3-4 kere tepeden tırnağa silerek de temizlenebilir ve rahatlatılabilir.

Öncelikle bebek silinmek için soyunması gerektiğinden oda sıcaklığı 24 derecenin üstüne çıkarılmalıdır.Düzgün bir yere bir havlu veya uygun bir örtü serilerek bebek üzerine yatırılmalıdır.

Bebeğin, uykusunu almış ve karnı tokken silinmesi daha uygundur.Bebek bundan zevk alacaktır.Ancak yeni doyurulmuş bebek hemen temizlenmemelidir.Meydana gelecek hareketten dolayı kusabilir.

Bebeği temizlemek için pamuk ve daha önceden kaynatılmış bir bez veya tülbent kullanılmalıdır.

Temizlemede , bezlenen kısımlar yoğun kir içerme ihtimalinden dolayı, vücudun diğer kısımlarına bulaştırmaması için ,en sona bırakılmalıdır.

İşte silerek temizlerken dikkat etmeniz gereken noktalar.

1- Ellerden başlanmalı

Çevredekiler bebeği sevmek isterken ellerine dokunurlar. Mikroplarda en kolay bu yolla bulaşır. Çünkü bebek sık sık elleriyle gözlerini ovuşturur ve parmaklarını ağzına sokar. Bu yüzden her gün yeni bir bezle bebeğin elleri sabunlanıp durulanmalıdır.Elleri açılarak kıvrımları ve parmak araları dikkatle temizlenmelidir. Sokakta ve acil durumlarda ıslak mendillerden faydalanabilir.

2-Yüz ve Boyun bakımı

Süt mama artıkları bebeğin yüz ve boynundaki kıvrımlarda kolaylıkla gizlenebilir. Ayrıca boyun bölgesi hava almadığı için çok kolay tahriş olabilir. Bebeğin alnından başlayarak boynundaki kıvrımları tek tek açılarak nemli bir tülbent ya da pamukla temizlenmelidir. Sonra da kurulanması unutulmamalıdır.

3- Gözlerde temizlenmeli

Bebeğin gözünden sarımsı bir akıntı gelebilir. Pamuk kaynamış ılık suya batırılarak bebeğin gözleri dikkatlice temizlenmelidir. Temizleme işlemi içeriden dışarı doğru, gözün burun tarafından şakak tarafına doğru yapılmalı ve her göz için ayrı temiz bir pamuk kullanılmalıdır.Bu şekilde bir gözdeki enfeksiyon diğerine bulaşmamış olacaktır.

4- Kulaklara özen gösterilmeli

Kulaklar çok hassas olduğundan asla diplerine kadar temizleye çalışılmamalı ve içine bir şey sokulmamalıdır.Sadece kulağın arkası ve kepçe kısmının iç kıvrımları silinmelidir. Pamuklu çubuklar da bebekler için sakıncalıdır, kesinlikle kullanılmamalıdır.Bu çubuklar hem tehlikeli hem de daha çok pisliğin içeri kaçmasına neden olmaktadır. Kulak sıvısının kendi kendine dışarı çıkmasına izin verilmelidir.

5- Konak için masaj

Bebeğin başında bir türlü egzama olan konak oluşabilir. Özellikle konağa yeni doğan bebeklerde rastlanır. Akşam bebek uyumadan önce konak olan bölgeye zeytinyağı ile masaj yapılır. Ertesi sabah ise bebek şampuanıyla yıkanıp, durulanır. Bebeğin başıyla uğraşırken bıngıldağına çok dikkat edilmelidir.

6-Koltuk altları ve ayakları unutulmamalı

Koltuk altı rahat hava almadığı için sık sık tahriş olabilir. Bebek bir süre çıplak bırakılmalı ve koltuk altları bir pamukla temizlenmelidir.Kıvrımların temizlendiğinden emin olunmalıdır. Aynı şekilde ayak parmak araları da iyice temizlenmeli ve bebek losyonu ile nemlendirilmelidir.

7-Tırnaklar ihmal edilmemeli

Bebeğin tırnakları sık sık kontrol edilmeli ve düzenli aralıklarla kesilmelidir. Bebek büyüdükçe tırnakları arasında kir birikmeye başlayacaktır.Banyo sırasında tırnak araları bir tülbentle yavaşça temizlenmelidir.Bebeğin ayak ve el tırnaklarının banyodan sonra yumuşamış halde iken kesilmesi daha kolay ve doğrudur. Tırnakları kesmek için küçük çıt çıt tırnak makasları daha uygundur.

8- Göbek deliği kuru kalmalıdır

Göbek bağı bebeğin ilk günlerinde en çok dikkat edilmesi gereken bölgesidir.Yeni doğan bebeğinizin göbeği yaklaşık 2 hafta içinde tamamen iyileşir. Bu dönemde göbek bölgesini kuru tutmak gerekir. Göbek kısmında iltihabı bir durum görülürse hemen doktora başvurulmalıdır.

9- Alt temizliği

Yeni doğanların cildi çok ince ve hassastır.Bu nedenle dışkı ile uzun süre temas etmesi halinde tahriş olabilir.Bebeğin poposunun arası ve diğer bölgeleri gayet yumuşak silinmelidir. Kızlarda silme önden arkaya doğru yapılmalıdır.Erkeklerde pipinin sünnet derisi açılmamalıdır. Temizlik için ıslak mendiller çok kullanışlı olsa da kimilerinde alkol ve parfüm bulunabilir. Bu nedenle ilk 2 ayında bebeğin altı sadece pamuk ve suyla temizlenmelidir.

Pişik oluşmaması için bebeğin sık sık altı değiştirilmeli, her seferinde bebeğin altı 5-10 dakika havalandırılmalı ve silinmelidir.Bunlara rağmen ciltte kızarma yani pişik olursa pişik kremi kullanabilir.

10-Fazla sabun kullanılmamalıdır

Sabun cildi kurutur ve özellikle yeni doğanlar için zararlı olabilir.Bu nedenle parfümlü sabunlar yerine nemlendirici sabun kullanılmalıdır. Gereken yerlerde bebek losyonu ile nemlendirme yapılabilir.

Bebeğin Yıkanması :

Bebek İlk Defa Ne Zaman Yıkanır?

Bebek doğumdan sonra ilk 12 saat yıkanmamalıdır. Vücudun yumuşak bir bezle kurulanması yeterlidir. Tam bir banyo, doğumdan sonraki 2 veya 3’üncü güne bırakılabilir. Bunu izleyen günlerde bebek her gün ya da günaşırı yıkanabilir.

Bebeğin sağlıklı bir cilde sahip olması cildinin temiz tutulması ile yakından ilişkilidir. Bebeğin banyosu titizlikle yapılmalıdır. Bu durum aynı zamanda anne ile bebek arasında sevgi ve iletişim bağlarının kuvvetlenmesi açısından da önemlidir. Bebeğin günaşırı yıkanması yeterlidir. Ancak, temizliğin aşırı boyutlara getirilmemesi gerekir. Her mamadan sonra yüzünün ve her alt değiştirmeden sonra bezli bölgenin temizlenmesi yeterlidir.

Bebeğin aç iken banyo yaptırılması da çok önemli bir konudur. Eğer tok karnınayken banyo yaptırırsanız bebeğin kusmasına neden olabilirsiniz.

Bazı aileler bebeklerini sabahları yıkarken, bazıları da akşamları son emzirmeden önce yıkamayı tercih ederler. Hepsi de uygundur, çünkü böylelikle bebeğiniz belli bir tempoya alışır. Ama bazen koşullara göre değişiklik yapmak gerekebilir.

Yıkamaya Başlamadan Önce Yapılacaklar:

Banyo için gereksinim duyabileceğiniz her şeyi elinizin altında hazır bulundurun.

  • Küvet bel hizanızda olsun. Oturmak ya da çömelmek yerine ayakta durmayı bel sağlığınız için tercih edin.
  • Banyo suyunun uygun sıcaklıkta olduğundan emin olmak için bileğinizin içi veya dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol edin.
  • Bebeğinizi soyun ve havluya sarın, henüz alt bezini çıkartmayın.
  • Bebeğinizi kesinlikle suyun yanında yalnız bırakmayın.

Başını ve Vücudunu Yıkama:

Bebeğinizi bir havlu üzerine yatırarak soyun. İdrar ve kaka gibi sürprizlerden korunmak için alt bezini hala çıkartmanıza gerek yok. Havluyu vücuduna sararak, sol elinizle boynunu destekleyip, vücudunu kolunuzun üstüne yaslayarak koltuğunuzun altından destekleyin ve yüzü yukarı bakar şekilde banyo küvetinin üzerine alın, saçlarını bebeğe uygun, gözünü yakmayan bir bebe şampuanı kullanarak, küvetteki suyla veya yanınızda hazır bulundurduğunuz durulama suyunu dökerek durulayın. Ardından sert olmayan, yumuşak dokunuşlarla kurulayın.

Yere yatırıp havlusunu açın, bezini çıkarıp gerekiyorsa alt temizliğini yapın. Banyo süngerini bebe sabunu veya bebe banyo köpüğü ile köpürtün ve havlu üzerinde vücudunun her yanını, özellikle cilt kıvrımlarının arasını iyice silin. Kolunuzla omzu ve boynu destekleyerek, elinizle koltuk altından kavrayın. Diğer elinizle ya kalçalarından destek alarak veya bacaklarından kavrayın ve banyo küveti içindeki suya, önce ayak ve bacaklarını daldırarak yavaşça tüm vücudunu başı dışarıda kalacak gibi sokun. Suyla vücudunu durularken bebeğinizin rahatlamasını sağlayın. Aynı şekilde tutarak temiz havlu üzerine alın. Tüm vücudunu yumuşak hareketlerle kurulayın. Cilt boğumlarını iyi kurulamayı unutmayın. Bebeğinizin büyüyüp aşırı hareketlendikten sonra havlu üzerinde sabunlamak daha zor hale geleceğinden bu işlemi banyo küveti içinde yapabilirsiniz.

Bebeğin Küvette Yıkanması

8 ayla 1 yaş arasında bebek, banyoda daha büyük bir küvette yıkanmaya başlayabilir. Bu banyo ona daha zevkli gelirken, sizin daha çok dikkatli olmanızı gerektirecektir.

Bebek banyo yaparken; kayıp düşmemesi, bir yere çarpmaması ve su yutmaması için her an tetikte olmalısınız. Küvetin yüzeyine yapışabilen yumuşak bir sünger koymanız ve içinde 10 cm den fazla su bulundurmamanız tehlikelerden uzak durmanızı sağlayacaktır. Ayrıca bebeğinizi banyo yaptırırken hem siz hem de bebeğiniz birlikte güzel zaman geçirebilirsiniz.