Bir günlük namazla ne kazanıyoruz?

09/06/2007

Namazın bütün ibâdetleri içine alan bir ibâdet olduğunu bilmem biliyor musunuz?

• Günde 40 rek’at namaz kılıyoruz. Bu 40 rek’atın 17’si farz, 3’ü vâcib, 20’si sünnettir.

• Bir senede 14.600 rek’at namaz kılıyoruz.

• Ramazan’da 600 rek’at teravih namazı kılıyoruz.

• Toplam bir yılda 15.200 rek’at namaz kılmış oluyoruz.

• Akşam namazından sonra kılınan evvabin namazı, kuşluk vaktinde kılınan duha namazı, gece kılınan teheccüt namazı gibi nâfile namazlar 15.200 rek’at sayısı dışındadır.

*Namaz kılan bir mü’min bir günlük namazında neyi ne kadar zikrediyor; hiç düşündünüz mü? Gelin ortalama bir rakam çıkaralım:

Namaz kılan bir mü’min bir günde en az….

– 40 def’a Besmele çekiyor.

– 40 def’a Fatiha sûresini okuyor.

– 80 def’a Rabb’imizin er-Rahman ismini söylüyor.

– 80 def’a er-Rahim ismini söylüyor.

– 213 def’a Allah-u Ekber diyor.

– 120 def’a Sübhane Rabb’iye’l-Azim, diyor.

– 240 def’a Sübhane Rabbiye’l-Âlâ, diyor.

– 15 def’a Sübhaneke duâsını okuyor.

– 40 def’a Semi Allahu limen hamideh diyor.

– 40 def’a Rabbena ve leke’l-hamd diyor.

– 40 def’a Âmin (Ya Rabbî! Duâlarımı kabul buyur) diyor.

– 33 def’a Zamm-ı Sûre okuyor.

– 21 def’a Ettahiyyatü’yü okuyarak Peygamberimize selâm gönderiyor.

– 21 def’a Kelime-i Şehadet’i söylüyor.

– 26 def’a omuzundaki meleklere ve yanlarındaki Müslümanlara Selâm veriyor.

– 13 def’a Allahümme ente’s-Selâmü ve Minke’s-Selâmu Tebârekte ya Zelcelâli ve’l-ikrâm, diyor.

– 13 def’a Rabbenâ Âtina, duâsını okuyor.

– 13 def’a Rabbenâğfirli, duâsını okuyor.

– 15 def’a Allahümme Salli selâvatını okuyor.

– 15 def’a Allahümme bârik selavatını okuyor.

– 15 def’a Euzübillâhimineşşeytânirrâcîym diyerek şeytanın şerrinden Allah’a sığınıyor.

Bu zikrettiklerimiz sâdece namazın içinde okunanlardır. Namazdan önce ve sonra okunanlar ve tesbihatlar bu rakamların dışındadır.

60 yıl yaşayıp da kulluğunun gereklerini yerine getiren bir mü’minin yaptıklarını ve söylediklerini bu kadar yıl hesabıyla hesaplayın bakalım, ne çıkacak karşınıza.

Ya kulluk şuurundan uzak, ibâdetlerden mahrum ömrünü zilletle geçirmiş bedenini ibâdetsizlik illeti (hastalığı) istila etmiş olanlara ne diyeceksiniz. Gerçekten çok büyük kayıp içindeler değil mi? Allah şerlerinden korusun ve kurtarsın…

BAŞARI YOLUNDA ALTIN KURALLAR

1.   Tırmandığınız kaya ile kertenkele kadar bütünleşmelisiniz.

2.   Hedef, titremeyen bir el ister.

3.   Engellere, ne kadar ısrarlı olduğunuzu, ancak ne kadar fedakarlık yaptığınızı göstererek anlatabilirsiniz.

4.   Fedakarlık, hedefinizle bulunduğunuz nokta arasındaki mesafede yolunuza çıkacak her engele bedelini ödemektir. Sizden uykusuz geceler mi istiyor? Vereceksiniz. Sizden en sevdiklerinizi bile terk etmenizi mi istiyor? Terk edeceksin.
        En önemlisi içinizdeki tatlı dile kulaklarınızı tıkayacaksınız. İçinizdeki tatlı dilin, gayenizin amansız düşmanı olduğunu bilmelisiniz.

5.   İnsan için çalıştığından başkası yoktur. ( Necm Suresi, 39 )

6.   Bilgiyi, kaynağına bakarak küçümsemeyin.

7.   Size koltuk değnekleri verebilirler ama yürüyecek olan yine sizsiniz.

8.   Kar, dağına göre yatar.

9.   “ Bütün umudum kendimde. ” diyebiliyorsanız.

10.   İnsana insan olduğu için değer verin.

11.   İşinizi en mükemmel şeklide yapın.

12.   Gerçek sakatlık, gaye yokluğu, sorumsuzluk ve uyuşukluktur.

13.   Hiç kimsenin gücü mükemmel bir işi görmemezliğe gelmeye yetmez.

14.   Marka ne kadar değer verilen bir markaysa, parçalardaki hatalar da o kadar çok göze batar, o kadar vazgeçirici olur.

15.   İki insan olmayın.

16.   Güçlükleri göze alamayanların kolaylıklarla karışlaşması mümkün değildir.

17.   Doğrudur, her arayan bulamaz. Ama aramadan bulan hiç olmamıştır.

18.   Yumruğunuz demirleştikçe, eldiveninizin ipeği kalınlaşmalıdır.

19.   Her saniyeniz gayenize kilitlenmelidir.

20.   Bütün bütün elde edilemeyen, bütün bütün terk edilemez.

21.   kendi dilinizi konuşan insanlardan ayrılmayınız.
        İçinde bulunacağınız toplumu, dilinizi konuşan toplumlardan seçiniz. Yada her sürprize hazır olunuz.

22.   Topluluğun eritme gücü vardır.
        Topluluk ( Toplum / Kitle ) insana kolayca kendi rengini verebilir. İnsan iyi ve kötü alışkanlıkların çoğunu topluluk içinde kazanır. Öyleyse dostlarınızı, içinde yer alacağınız topluluğu seçmek büyük ölçüde hayatınızı seçmek manasına gelir.
        Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.
                                                                CERVANTES

23.   Affedici olun.

24.   Sözünüzün eri olun.

25.   Sabır, zamanı lehimize çevirme sanatıdır.

        Eğitilmemiş her kuvvet zayıflığa dönüşür. Sabır bir bekleme dönemi olmadığı için, sabırlı insan bir yandan neticelere katlanırken bir yandan da yeni girişimlerini sürdürür.

26.   Kararlı olmanız hedefi yıldırır.

        Kendinizi hedefe kilitleyeceksiniz ve o kilidi açması muhtemel bütün anahtarları ortadan kaybedeceksiniz. Kararlılık işte buna denir.

27.   Korkunuz, korktuğunuza güç verir.
        Korkaklık iyi hazırlanamamanın ürünüdür.

28.   Kuvvetlerinizi iyi komuta ediniz.
        Komuta gücü, kuvvetleri oranında iyi bir komutan olabilen herkes, büyük zaferler kazanır. Kötü komutan mevcut kuvvetlerini de elden çıkarır.

29.   Samimi pişmanlık, gelecekteki hataları da önler.

30.   Danışma, mesele üzerindeki aydınlığın arttırılmasıdır.
        Başkalarının gayretlerini, bilgilerini, tecrübelerini, fikirlerini kendi gayret, bilgi, tecrübe ve fikirlerimize katma faaliyeti olan danışma, yakın dostlarımızdan biri olarak yanımızdan hiç ayrılmamalıdır.

31.   Anahtar aramak yerine, anahtar olabilmelisiniz.

32.   Kendinizi ifade etmekten kaçınmayın.
        Tribündeki seyircilerden futbol tarihine geçmiş kimse yoktur.

33.   Zamanında yapılmayan iş, yapılmamış iştir.

34.   Küçük ikazların, büyük değeri vardır.

35.   İnsana yaklaşmak önemlidir.
        Onları tanıma sanatını öğreniniz. Güçlerini nereden alıyorlar? Bunu anlayınız. İnsanı doğru değerlendirmenin bir yolu da, görüşmenin doğru zaman ve zeminde yapılmasıdır. Her insan bir limandır, usta kaptan bekler.

36.   Toplumu şekillendirenler, önderlik yapanlar, güç elde edenler eylem adamlarıdırlar.

37.   İnsanlara anlayış derecelerine göre hitap ediniz.

38.   Başarı herkese kaldırabileceği ağırlığı kaldırtmaktır.

39.   Doğal olunuz.

40.   Kibir emeği kirletir.

41.   Küsmeyeceksiniz.

42.   İstisnalara karşı istisna hareket etmelisiniz.

43.   Her zaman daha iyisini yapmaya çalışınız.

44.   Unutmak, ilmin afetidir.

45.   Merhamet edin, fakat merhamet beklemeyin.

        Bana bin söz edeceğine bir şekil göster. Bir şekil bin sözden daha iyidir.

Ramazan güzeldir!

09/05/2007

Dindar olmasan da güzeldir Ramazan.

Iskalanmaması,
tadına varılması gereken çok özel bir dönemdir.

Ramazan;

sıcak pide kuyruğundaki sabırsız bekleyiştir.
Posta kutunda davulcuların fotoğraflı ilan savaşları;
elinde tokmak, kapına dayanmış bıyıklıdır.

Eski günlerdir;
anneannendir, dedendir,
oradan oraya koşturan aç annendir.
Gün doğumuna yakın; uykulu gözlerle içtiğin çay,
televizyondaki Türk filmi, radyodaki türküler ve
oyun havalarıdır.

Gün batımına yakın; mutfaktan gelen mis gibi kokular,
tertemiz masanın üzerindeki zeytin tabağı, beklediğin ezandır.
Alış veriş sonrası verilmiş imsakiye,
abur cubura uzun aradır.

Minarelerdeki renkli floresanlar,
akşam sokakta atılan volta,
ciğerin en derinine çekilmiş dumandır.

Yetişilememiş bir iftar, uyanılamamış bir sahur,
erken kopartılmış bir lokma ekmektir kimi zaman.

Bir ortaklık duygusudur Ramazan.
Yalnız, yapayalnız olmadığının duygusudur.
Hep birlikteliktir.

Acıya, sıkıntıya beraber katlanma,
ödülünü de beraber paylaşmadır.

Çevrende onca gönülle aç kalmış insan varken,
“sizinleyim – ben de yemiyorum !” dur.

Arkasından gelen bayram
öpülen eller, açılmış kollar,

belki bir daha asla olamayacak sımsıkı kucaklaşmalardır.

“İyi dilekler”dir Ramazan.

Yüzyıllardır süregelen bir paylaşma dönemini ıskalamayın.

Dindar olmasan da,

tek dua bilmesen de,

çok güzeldir Ramazan.

Tadına varın…

Sahura neden kalkılmalı?

09/04/2007

Uzmanlar uyardı! Oruç tutarken mutlaka sahura kalkın. Neden mi?

Diyetisyen Cemal Aytaç Ak, oruç tutulurken mutlaka sahura kalkılması gerektiğini ifade ederek, sahura kalkılmadan oruç tutulması halinde halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmalar görüleceğini bildirdi.

İşte sağlıklı beslenme rehberi…

-Ramazan ayında sahura kalkmak yerine gece yatmadan önce sahur niyetine yemek yiyenler, bu alışkanlıktan uzak durmalı.
-Ramazan ayında azalan öğün sayısını az ve sık yiyerek sahur ve iftar dahil 1-2 ara öğünle en az 4′e çıkarmak gereklidir.
-Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi artacağından metabolik hız düşer, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatte azalmalar görülür.
-Gün içinde kan şekerinin düşmesini ve uzun süreli açlık sonrası iftarda aşırı besin tüketimini engellemek için sahurda yavaş sindirilen ve besin değeri
yüksek gıdaların tüketilmesi gerekli.
-Çok yağlı ve çok tuzlu yemeklerden ve aşırı tatlı besinlerden kaçınılmalı.
-Bunların yerine hazmı kolay, mide ve bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen lifli ve selüloz içeren sebze, meyve ve kepekli ekmek tercih edilmeli.
-Protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için sahurda tüketilmeleri daha uygundur.
-Yumurta, süt, yoğurt, peynir, kuru baklagiller sahurda tercih edilebilir.
-Su kaybının önlenmesi için özellikle sahurda sıvı alımına önem verilmeli.
-İftar ile sahur arasında 2 litre (10 su bardağı) su içilmeli.
-İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmeli.
-Azar azar, iyi çiğneyerek ve sık aralıklarla besin tüketilmeli.

ŞİŞMANLAMA TEHLİKESİ

Cemal Aytaç Ak, iftar sofralarının genellikle oldukça zengin olduğunu ve yüksek kalorili yemekler ve tatlıların bu öğünde tüketildiğini kaydederek, ramazanda zayıflamaktan çok bahsedilmesi gereken tehlikenin şişmanlık olduğunu bildirdi.

İftarın ardından çikolata, cips, kuru yemiş yenilmesi, sahur yemeklerinde de hamur işleri, börekler ve gözlemelerin tercih edilmesi halinde ciddi kilolar alınmasının muhtemel olduğunu bildiren Ak, açıklamada şu ifadelere yerverdi:

”Bu nedenle özellikle erken iftar yemeği yenilen Ramazan aylarında iftarı bölüp akşamın ilerleyen saatlerine bir öğün daha eklemek doğru olacaktır. Özellikle Ramazan ayında tüketimi artan tatlılar şişmanlığa neden olan önemli yiyeceklerdir. Ramazan ayında şişmanlamak istemeyenler tatlılardan kaçınmalı, tatlı tüketilecekse az olmak şartıyla sütlü tatlılar tercih edilmelidir.”

« Previous entries · Next entries »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com