Haramdan kurtulmanın en kısa yolu

09/03/2007

Her Müslümanın dinimizin emirlerine uyup, yasak ettiklerinden kaçması gerekir. Haramların hepsinden kaçmak çok zordur. Ama İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiği yol ile dinin emir ve yasaklarına uymak kolaylaşıyor. O da salihlerle, sadıklarla beraber olmaktır. Yani adam olmak için adam olanlarla beraber olmaktır. Kur’an-ı kerimde de böyle buyuruluyor:

(Allah’tan korkup sadıklarla [doğrularla] beraber olun!) [Tevbe 119]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:

(Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.) [Ebu Davud]

(Âlimle beraber bulunmak ibadettir) [Deylemi]

(Haramdan sakınan kimse ile oturmak ibadettir) [Deylemi]

İyilerle beraber olan iyi, kötülerle beraber olan da kötü olur. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

(Kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz.) [Nisa 140]

Zaruret olmadıkça kâfirlerle, bid’at ehli ile oturmak uygun değildir. Allah adamları ile, evliya ile salih âlimlerle birlikte bulunmaya çalışmalıdır. Çünkü hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Onlarla beraber olan şaki olmaz.) [Buhari]

Peki salih ulema ve evliyayı bulamayan ne yapacak? Bunu da bildirmişler: (Onları bulamayan, kitaplarını okurlarsa, bunlar da şaki olmaz) buyurmuşlardır. O halde Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını büyük nimet bilip okumaya çalışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Benim evliyam şunlardır ki, ben anılırsam, onlar hatırlanır, onlar hatırlanınca ben anılırım.) [Ebu Nuaym]

(Evliya görülünce, Allahü teâlâ hatırlanır.) [İbni Mace]

Salih bir zatın oğluna nasihati şöyledir:

Oğlum, salihlerle beraber ol! Eğer ilim sahibi isen, ilmin onlara faydalı olur. İlim sahibi değilsen, onlardan bir şeyler öğrenirsin. Allah’ı hatırlamayanlarla beraber olma! İlim ehli de olsan, ilmin onlara faydası olmaz. İlim ehli değilsen, daha çok zarara girersin. Eğer Allah onlara gazap ederse, sen de helâk olursun. İyilerle beraber iken, Allah onlara rahmet ederse, layık olmasan da, sen de o rahmetten faydalanırsın. Peygamber efendimize kimlerle beraber olmak gerektiği sual edildiğinde buyurdu ki:

(Gördüğünüzde sizlere Allah’ı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ilmi ahireti düşünmenize yarayanla beraber olun!) [Ebu Ya’la]

Arş’ın altında şöyle yazılıdır:

(Bir kimse, salihler gibi amel işlese; fakat günahkârlarla düşüp kalksa, iyi amelleri boşa gider, kıyamette kötülerle beraber haşrolur. Bir kimse de, kötüler gibi amel işlese; fakat salihleri sevse, onlarla beraber olsa, günahları iyiliğe çevrilir, iyilerle beraber haşrolur.) [Ka’b-ül-Ahbar]

Salih bir arkadaş bulunca, ona gerekli hürmeti göstermeli! Onun can ve malını, kendi can ve malından önce tutmalı! Ayıplarını araştırmamalı, aybı olsa bile görmemeli ve kimseye söylememeli, hatta unutmalı! Sözüne itiraz etmemeli, onunla tartışmamalı! Aleyhinde konuşan olursa, uygun şekilde susturmalı, alınacağı veya üzüleceği bir söz söylememeli! Suizanda bulunmamalı, uygunsuz hareketlerini dalgınlığa veya unutkanlığa yormalı! Yani bir mazeret arayıp suçsuz olduğunu kabul etmelidir! Çünkü güzel ahlak sahibi, insanları mazur görür. Onların kusurlarını meydana çıkarmaz, insafla hareket eder, fakat başkasından bu insafı beklemez. Böyle bir arkadaşın sevdiklerini sevmeli, sevmediklerinden uzak olmalı! Onu kendisine dost ve kardeş bilmeli! Ona hürmet göstermedikçe, ilminden istifade edemez.

Kararan yüz nurlandı

Kararan yüz nurlandı

Süfyan-ı Sevri hazretleri anlatır:

Kâbe’yi tavaf ederken, her adımda salevat okuyan birini gördüm. Ona (Sen gerekli duaları bırakıp hep salevat okuyorsun. Her yerde okunacak dua var) dedim. Sen kimsin dedi. Ben de kendimi tanıttım. (Sen avamdan değilsin, âlimsin, sana anlatayım) diyerek başladı:

Babamla Beytullaha gitmek üzere yola çıkmıştık. Yolda babam hastalandı. Onu tedavi etmek için epey uğraştıysam da babam vefat etti. Baktım, ölünce yüzü karardı. Yüzünü kapattım. Yanında uyuya kalmışım. Rüyamda öyle bir zat gördüm ki, ondan daha güzel yüzlü hiç kimse görmemiştim. Çok güzel kokuyordu. Babamın yanına geldi. Yüzündeki örtüyü kaldırıp elini babamın yüzüne sürdü. Babamın siyah yüzü nurlandı, bembeyaz oldu. Bu zata kim olduğunu sorunca, (Ben Resulullahım. Baban, ömrünü boşa harcadı. Fakat bana çok salevat okurdu, şimdi sıkıntıda olduğunu bildirdiler, kendisi de benden yardım istedi. Çok salevat okuyan mümine ben elbette yardım ederim) buyurdu. Uyanınca babamın yüzünün bembeyaz olduğunu gördüm. İşte bu yüzden her yerde Peygamber efendimize çok salevat okuyorum.

İlkçağ insanı vahşi değildi

İlkçağ insanı vahşi değildi

Sual: İlk çağda, taş devrinde insanlar işaretle anlaşmıyor muydu? Hz. Adem zamanında yazı yazılması biliniyor muydu?

CEVAP

Adem aleyhisselam yazı yazıyordu. İlk insanlar dinsizlerin dedikleri gibi vahşi değildi.

Taş devri, tunç devrinin aslı yoktur. İnsanların maymundan gelmesi, uzay insanları, UFO yalanları gibi bu da hayâl mahsulüdür. Bir hücreyi bile yaratmaktan aciz olan dinsizler, bütün kainatı yoktan yaratan Allah’ı inkar maksadıyla böyle şeyler uyduruyorlar. Her şeye gücü yeten Cenab-ı Hak, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem’e her ilmi öğretti. Bir âyet meali:

(Allah, Âdem aleyhisselâma bütün isimleri [onların mahiyetini, neye yaradıklarını] öğretti. Sonra eşyaları meleklere gösterip, “Eğer, [Adem gibi her şeyin iç yüzünü, mahiyetini bilen] sadıklarsanız bunların isimlerini bana haber verin” buyurdu.) [Bekara 31]

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Âdem, Cennetten dünyaya inince, Hak teâlâ, ona her sanatı, her ilmi öğretti.) [Taberânî]

(Hak teâlâ, Âdem’e bin çeşit sanat öğretip buyurdu ki: Evlatların, torunların, bu sanatlardan biri ile rızkını talep etsin! Dini geçim vasıtası yapmasın! Din ile dünyayı talep edene yazıklar olsun!) [Hakim]

İlk insanların işaretle anlaştıkları da yalandır. Hıristiyan ve Yahudiler de, Hz. Ademin Cennette meleklerle konuştuğunu kabul ederler. Hadis-i şerifte, (Âdem, Allahü teâlâ ile konuşan bir peygamberdir) buyuruldu. (Beyhekî)

Hz. Ademin çocukları, kafilelerle başka başka ülkelere gittiler. Ayrı dil ile konuştular. Böylece babalarının bildiği dilleri unuttular. (Mirat-i Kainat)

Hz. Ademin çocukları da, ilimsiz, fensiz, görgüsüz değildi. Hz. Âdem ve ona iman eden torunları şehirlerde yaşarlardı. Okumak, yazmak bilirlerdi. Demircilik, iplik yapmak, kumaş dokumak, çiftçilik gibi sanatları vardı. Yazı, ilk insan Hz. Ademle birlikte dünyaya yayılmıştır. Bugün 21. asırda bile, Asya, Afrika çöllerinde ve Amerika ormanlarında vahşiler yaşadığı gibi, Hz. Ademden sonra da bilgisiz, basit yaşayanlar vardı. Fakat, bundan dolayı ne bugünkü, ne de ilk çağdakilerin hepsi için, vahşi denilemez. Allahü teâlânın, Hz. Âdem’e gönderdiği kitaplarda, iman edilecek hususlar, çeşitli dillerde lügatler, namaz, oruç, gusül, birçok sanatlar, tıp, ilaçlar, aritmetik, geometri gibi şeyler bildirilmişti. Altın para basılmıştı.

Hz. Ademden sonra medeniyette gerileyen kavimler olmuştur. Buna rağmen Hz. Nuh zamanında da maden ocakları işletilip, çeşitli aletler, makineler yapılmıştı. Hz. Nuh’un gemisinin, kazanı kaynayarak hareket ettiği, yani buharlı gemi olduğu Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. (Hud 40)

Kan aldırmanın faydaları

08/31/2007

Kan aldırmanın faydaları

Hacamat, yani kan aldırmak kimine faydalı, kimine zararlı olabilir. Bu bakımdan herkesin, her zaman kan aldırması doğru değildir. Doktor tavsiyesine uygun olarak, bilhassa yazın, sıcak ülkelerde bulunanların, kan basıncı artanların kan aldırması iyi olabilir.Hadis-i şerifte, (Kanın artması [tansiyon yükselmesi] Allahü teâlânın ölüme sebep yaptığı hastalıklardan biridir.) buyuruluyor. Bu bakımdan ihtiyaç olunca, doktora danışıp kan aldırmak faydalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Hacamat [kan aldırmak], en iyi tedavi usullerinden biridir.)

(Sıcaklar artınca, hacamat olun! Çünkü kan basıncı artar, hastalığa veya ölüme sebep olur.)

(Hacamat birçok hastalığa şifadır.)

(Mirac gecesi, uğradığım her melek topluluğu, ümmetime hacamatı tavsiye etti.)

(Cebrail aleyhisselam, hacamatı o kadar tavsiye etti ki mutlaka lüzumlu zannettim.)

(Şifa veren üç şeyden biri hacamattır.)

(Hacamat, aklı artırır, hafızayı kuvvetlendirir.)

(Baştan hacamat olmak, cüzzam, uyuklama, göz kararması, baş ve diş ağrısına şifadır.)

(Boyundan hacamat olmak, 72 çeşit hastalığa devadır.)

(Hacamat, peygamberlerin adetindendir.)

Hacamat, bazı gün ve bazı hallerde faydalı veya zararlı olabilir. Pazar, pazartesi, salı günü hacamat olmalı, mümkünse diğer günler olmamalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Pazar günü hacamat olmak şifadır. Pazartesi veya salı günü hacamat olun! )

(Çarşamba, perşembe ve cumartesi günü hacamat olup da bir hastalığa yakalanan, kendinden başkasını suçlamasın!) [Başka bir rivayette cuma günü de hacamat tavsiye edilmemektedir.]

(Kameri ayın 17, 19 veya 21. günü hacamat olmak, bir çok derde şifadır.)

(Kameri ayın 17. gününe rastlayan salı günü hacamat olmak, bir yıllık hastalığa şifadır.)

(Aç karnına hacamat olmak deva, tok karnına ise derttir.)

(Başın çukurundan hacamat olmak unutkanlığa sebep olur.)

Kan aldırmanın faydalarını öğrenen bir kimse, doktor kontrolünden geçmeden, sık sık kan aldırmaya kalkarsa, zararlı olabilir. İhtiyaç kadar kan aldırmalıdır! Hacamattan sonra hamama girmemeli, tehlikeli olabilir. Tuzlu yemek iyidir. Süt ve yoğurt yememeli, suyu da az içmelidir!

Hadis âlimlerinden biri, cumartesi kan aldırdı. Baras hastalığına yakalandı. Doktorlar bir çare bulamadılar. O zat, Allahü teâlâya yalvardı, ağladı, secdeye kapanıp, Rabbine sığındı. Secdede iken uyudu. Resulullah efendimizi rüyada görüp hastalığını arz etti.

Peygamber efendimiz, (Bu husustaki hadisimi işitmedin mi?) Buyurdu. Hadis âlimi, (İşittim ama, sıhhatinden şüphe ettim, belki mevdu [uydurma] olabilir dedim. Peygamber efendimiz, (Benden bildirilen ve hadis denilen bir sözde, niçin ihtiyatlı olmadın?) buyurup, mübarek elini, yaralara sürdü. O zat uyanınca, hastalığından eser kalmadığını gördü. Bir daha da, aklına ters görünen hadis-i şerifleri mevdu sanmakta ihtiyatlı hareket etti.

alıntı.

« Previous entries · Next entries »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com