süper cevap‏

11/27/2007

Yasli kadin oldukça dini bütün bir insanmis.. Her sabah kapisinin

önüne çikar ve bagira bagira dua edermis:
“Allah’ım bize verdiklerin için sana sükürler olsun!”
Ve ardindan her seferinde de yan komsusunun sesi duyulurmus:
“Allah yok kadiiin Allah yok!!!” (HAŞA)
Yasli teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermis,
öteki komsu da inadindan her seferinde ona öyle bagirirmis..
Neyse.. Bir aksam, komsusu yasli teyzeye bir oyun etmeye kalkmis..
Markete gidip bi sürü meyve sebze, ekmek vs. alip torbalara
doldurmus, yasli teyzenin kapisinin önüne birakmis…

Ertesi sabah teyze kapiyi açip da yiyecekleri görünce çok sasirmis
ve sevinçle bagirmis:

“Sana sükürler olsun Allah’ım, bu gönderdigin yiyecekler için sana
sükürler olsun!!!”
Ve agacin arkasindan onu seyreden komsusu seslenmis:
“Allah yok kadiiin Allah yok!!! (HAŞA) O yiyecekleri ben aldiiiiiim!!!”

Yasli teyze hiç istifini bozmamis:

“Yüce Allah’ım sana ne kadar sükretsem azdır!!!! Hem bu yiyecekleri
göndermissin, hem de parasini ŞEYTANA ödetmissin!!!”
(SÜPER Bİ CEVAP)

SABIR

11/26/2007

SABIR

Saliha bir kadının,münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın ” Bismillahirrahmanirrahim ” diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası, onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah’a dua ederdi.

Bir gün, kadının kocası iyice öfkelenmişti.. Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :

” Şuna bir oyun çevireyim de görsün ; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? ” diye söylenip duruyordu.Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı, artık bütün çirkinliğiyle, içinde dolup taşmıştı.

Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :

- Bunu iyi sakla !!!

diye tenbih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti, besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocası da onu gizlice takip ediyordu. Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden karısını çağırdı ve :

- Sana verdiğim bir kese altını hemen getir.

dedi. Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere, ” Bismillahirrahmanirrahim ” diyerek elini uzattı. Tam o anda, Allahu Tealanın emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu. Islanan keseden suları damlıyordu. Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok şaşırdı ve karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı. Sonra karısına ;

- Sana çok zulmettim, çok canını yaktım, beni affet.

diye yalvarmaya başladı.Allah’a tövbe ve istiğfar etti. İbadetlerine bağlı bir insan oldu. O günden sonra dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi ;

- Ya Rabbi ! Bana dünyam ve ahiretim için hayırlı, Saliha bir kadını eş olarak verdiğin için,sana hakkıyla şükretmekten acizdim, beni affet Alah’ım…

O saliha kadın ise ;

- Ya Rabbi ! Sana şükürler olsun ki, duamı kabul edip kocamı salihlerden eyledin, diye dua ediyordu.

Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çoktur.
Büyükler demişler ki ; ” Sabrın kendisi acıdır, lakin meyvesi tatlıdır.”

Kayıp ilanı

11/17/2007

Kayıp ilanı

YAŞLI ADAM, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek
çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:

- Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor?

Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu
takırdatıp dururken:

- Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi?

Yaşlı adam, dudakları titrerken:

- Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da belki en az yirmi yıl…

Polis, yazmayı bırakıp adama döndü. Bu iş elbette ki normal değildi.
İhtiyarın, susuzluktan çatlamış bir toprağı andıran ve bembeyaz sakallarla
çevrelenen yüzü, en az seksen yaşında olduğuna delildi. Bu yüzden de elbette
ki bunamış, anne ve babasının öldüğünü unutmuştu.

Yaşlı adam, yanındaki pencereden bakarken, parkın orta yerindeki ıhlamuru
gösterip:

- En vefalı dostum bu ağaç, dedi. Aynı yaşta olmalıyız herhalde. Ne zaman
dışarı çıksam gölgesinde dinlendim, kokusunu doya doya çektim içime. Ama o
da benim gibi kuruyor şimdi.

- Peki!.. diye lâfını kesti polis. Yakınlarınız yok mu? Dostunuz, akrabanız?

-Yakınlarım, şimdi çok uzaklarda, dedi adam. Dayım, amcam, teyzem, halam kim
varsa orda. Eşim de öyle. Sadece iki çocuğum hayatta. Onlar da bu ihtiyardan
bıktılar tabi.

Polis memuru, böyle tuhaf bir olaya ilk defa rastlıyordu. Herhalde en çıkar
yol, bir ilân verir gibi görünüyor olmaktı. Zaten bu ihtiyarcık, karakoldan
çıkar çıkmaz her şeyi unuturdu. Masadan bir kâğıt kalem alarak:

- Peki dedecim, dedi. Sen ne istiyorsan öyle yapalım. “Annem ve babam
kayboldu” yazıyoruz değil mi?

Yaşlı adam, küçük bir çocuk gibi hıçkırırken:

- Yok be evlâdım!.. dedi. Kaybolan benim. Annem ve babam bu ilânı
görürlerse, belki beni alırlar yanlarına

kıssadan hisse‏

11/13/2007

Bilgenin biri evladina iki tane yun cilesi vermis ve aksama kadar  bunlari birbirine vurmasini istemis. Evlat aksama kadar bunlari birbirine vurmus. Vurdukca yunlerin icindeki toz toprak temizlenmis, yunler parlamis, daha da guzellesmis.

Ikinci gun bilge kisi evladina bir yun cilesi, bir tane de toprak comlek vermis ve ayni sekilde birbirine vurdurmus. Yun yine guzellesmis, comlekte ise bir degisiklik olmamis.

Ucuncu gun bilge kisi evladina iki tane toprak comlek vermis. Daha ilk vurusta comlekler parcalaninca bilge kisi evladini cagirmis ve bundan ne ders cikardigini sormus.
Cocuk birsey anlamadigini soyleyince bilge kisi anlatmis:

Ilk gunku yun cileleri iki anlayisli, mulayim insani temsil ediyordu. Hem birbirini kirmadilar, hem de birbirlerine captikca olgunlastilar, arindilar.
Ikinci gun sert adamla anlayisli adami temsil ediyordu. Sert yumusak olana carptikca, yumusak olan ortami dengeledi, yumusatti. Ikisi de bu isten zarar gormeden siyrildilar.
Ucuncu gun ise iki sert adam birbiriyle catisti ve ikisi de kirildi. Ustelik de ortalik toz toprak icinde kaldi….

Kissadan hisse: Inatlasmalar kimseye yarar saglamaz…

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com