KURAN’IN EDEBİ YÖNDEN MÜKEMMELLİĞİ / AYDINLARIN KURAN HAKKINDAKİ YORUMLARINDAN BAZILARI

01/11/2007

AYDINLARIN KURAN HAKKINDAKİ YORUMLARINDAN BAZILARI

AYDINLARIN KURAN HAKKINDAKİ YORUMLARINDAN BAZILARI

Kuran’ın Edebi Mükemmelliği ve Taklit Edilemezliği Hakkındaki Yorumlardan Bazıları

Mekkeliler hala ondan mucize istiyorlardı ve Hz. Muhammed (sav), dikkate değer bir cesaretle ve kendinden eminlikle misyonunun teyidi olarak Kuran’ın kendisine başvurdu. Tüm Araplar gibi onlar da lisan ve konuşma sanatında uzmandılar. Eğer Kuran onun kendi yazması olsaydı, diğer kişiler onunla rekabet edebilirdi. Bırakalım onun gibi on ayet yazsınlar. Eğer yazamazlarsa (ki kesinlikle yazamazlar) o zaman Kuran’ı açık bir mucize olarak kabul etsinler. (Oxford Üniversitesi’nden ünlü Arap dili uzmanlarından Hamilton Gibb)248

Edebi bir dev yapıt olarak Kuran tek başına durmaktadır; Arap edebiyatının eşsiz bir ürünüdür, kendi deyimiyle selefi ve halefi yoktur. Tüm çağların Müslümanları yalnızca içeriğinin değil, üslubunun da taklit edilemeyeceği konusunda birleşmişlerdir… (Arap dili uzmanı Hamilton Gibb)249

Kuran’ın Arap edebiyatının gelişimi üzerindeki etkisi ölçülemez ve bu etki pek çok yönde olmuştur. İçerdiği fikirler, dili, kafiyesi sonraki tüm edebi eserlere az ya da çok nüfuz etmiştir. Belirli dil özellikleri ne bir sonraki yüzyıl nesrinde ne de daha sonraki nesir yazılarında taklit edilemedi, fakat en azından kısmen Kuran’ın Arap diline getirdiği esneklik nedeniyle mevcut durum hızlı bir şekilde gelişebildi ve imparatorluk yönetiminin ve gelişen toplumun yeni ihtiyaçlarına göre bir hal aldı. (Arap dili uzmanı Hamilton Gibb)250

Misyonunun gerçekliğinin bir kanıtı olarak ne zaman Hz. Muhammed (sav)’ten bir mucize istense, O, Kuran’ın İlahi kaynağının bir kanıtı olarak Kuran ifadelerini ve kıyaslanamaz üstünlüğünü kullanmıştır. Aslında Müslüman olmayan kişiler için bile hiçbir şey onun anlaşılır bir bütünlüğe ve kavrayıcı bir tokluğa sahip dilinden daha harika değildir… Gösterişli ahenklerle dolu seslerin bolluğu ve olağanüstü ritimler, en düşmanca ve kuşkuyla yaklaşan kişilerin değişmesinde önemli olmuştur.251 (Paul Casanova’nın “L’Enseignement de I’Arabe au College de France” (Fransız Kolejinde Arap Eğitimi) adlı makalesinden)

Kuran Cebrail tarafından Hz. Muhammed (sav)’e dikte ettirilmiş, kelimesi kelimesine Allah’ın bir vahyidir. Kendisi ve Allah’ın peygamberi Hz. Muhammed (sav)’in doğruluğunu teyit eden bir mucizedir. Mucizevi niteliği kısmen tarzında yatar -o kadar mükemmel ve yücedir ki hiçbir insan ve cin en kısa suresiyle kıyaslanabilecek tek bir sure yazamaz- kısmen de öğretisinin içeriğinde, gelecek hakkındaki bilgilerinde ve Hz. Muhammed (sav)’in asla kendi kendine elde edemeyeceği bilgilerin olağanüstü derecede doğruluğunda yatar.252 (Harry Gaylord Dorman’ın Towards Understanding Islam (İslam’ı Anlamaya Doğru) adlı kitabından)

Arapça Kuran’a aşina olan herkes bu dini kitabın güzelliğini övmede hemfikirdir; biçimindeki ihtişam o kadar üstündür ki, herhangi bir Avrupa lisanına tercüme edildiğinde gerektiği gibi takdir edilemeyebilir.253 (Edward Montet, Traduction Francaise du Coran (Kuran’ın Fransızca Tercümesi) adlı kitabından)

Orijinal Arapçası ile Kuran insanı harekete geçiren bir güzelliğe ve cazibeye sahiptir. Özlü ve üstün stili, genellikle kafiyeli olan, birden çok anlamlar içeren kısa cümleleri, kelime kelime tercümesinde ifade edilmesi son derece zor olan anlamlı bir etkiye ve patlayıcı bir enerjiye sahiptir.254 (John Naish’in The Wisdom of the Qur’an (Kuran’ın Hikmeti) adlı kitabından)

Kuran evrensel olarak, Arapların en asil ve kibarı olan Kureyş lehçesinde, en güzel ve saf bir dille yazılmıştır… Kuran’ın stili güzel ve akıcıdır… ve birçok yerde özellikle de Allah’ın haşmeti ve nitelikleri tarif edildiği zamanlar yüce ve görkemlidir… O kadar başarılıdır ve dinleyicileri o kadar hayrete düşürür ki, bazı muhalifleri bunun bir büyücülük ve sihir etkisi olduğunu düşünmüşlerdir.255 (George Sale’in, The Koran: The Preliminary Discourse (Kuran: İlk Vaaz) adlı kitabından)

Gerçekliğin, hikmetin ve üslup sadeliğinin mucizesi…256 (Aziz Bosworth Smith’in Mohammed and Mohammadanism (Hz. Muhammed ve Muhammedçilik) adlı kitabından)

Kuran seçkin güzellikte bir kafiyeye ve kulağı büyüleyen bir ahenge sahiptir. Pek çok Hıristiyan Arap, Kuran’ın stilinden hayranlıkla bahseder ve pek çok Arapça uzmanı onun mükemmelliğini kabul eder… Gerçekte, hem şiir hem nesirde engin ve verimli olan Arap edebiyatı içinde onunla kıyaslanacak hiçbir şey yoktur.257 (Alfred Guillaume’ın Islam (İslamiyet) adlı kitabından)

Kuran’ın İlahi Bir Kitap Olması ve İnsanlar Üzerindeki Etkisi Hakkındaki Yorumlardan Bazıları Bütün olarak Kuran’da en zeki insanlar, en büyük filozoflar ve en yetenekli politikacılardan alınabilecek bir akıl koleksiyonu buluruz. Ama Kuran’ın ilahi kaynaklı olduğunun başka bir kanıtı daha bulunmaktadır; vahyedildiği günden bugüne kadar çağlar boyunca bozulmadan korunmuş olması… Müslüman dünya tarafından tekrar tekrar okunan bu kitap, iman eden kişide hiçbir bıkkınlık meydana getirmez, aksine tekrarları yoluyla her gün daha da çok sevilir. Onu dinleyen ya da okuyan kişide derin bir huşu ve saygı hissi uyandırır… Dolayısıyla, İslam’ın büyük ve hızlı bir şekilde yayılmasını sağlayan, her şeyden öte, bu kitabın Allah’ın kitabı olmasıdır…258 (Laura Veccia Vaglieri’ın Apologie de I’Islamisme (İslamiyet Adına Bir Açıklama) adlı kitabından)

Kuran çok sayıda mükemmel ahlaki tavsiyeler içerir ve içeriği küçük bağlantısız parçalardan oluşur, öyle ki tüm insanların onaylaması gereken özdeyişler bulmadan tek bir sayfasını bile geçemeyiz. Kuran’ın bölümler halindeki bu yapısı hayattaki herhangi bir olayda sıradan insanlara uygun olan, kendi içinde bir bütün olan metinler, özdeyişler ve kurallar meydana getirir.259 (John William Draper’ın A History of the Intellectual Development of Europe (Avrupa’nın Entelektüel Tarihinin Gelişimi) adlı kitabından)

[Allah'ın] Güç, bilgi ve evrensel İlahi takdir ve birliği (göklerin ve yerin sahibi tek bir Allah’a olan inanç ve güven) niteliklerine atfen Kuran’da geçen İlahi doğa anlayışı, ayrıca yüksek ve derin ahlaki azim, öğüt verici akli konuların Kuran’da yer alması ve güçlü milletler ve büyük imparatorlukların kurulacağını ispatlayan bölümler bulunması sebepleriyle Kuran’ın en üst derecede övgüye layık olduğu da kabul edilmelidir.260 (Aziz J. M. Rodwell’in Arapça’dan tercüme İngilizce Kuran mealinin önsözünden)

… Edebi bir ürün olarak onun değeri bazı subjektif ve estetik zevklerin ön yargıları ile ölçülmemelidir, ancak Hz. Muhammed (sav)’in çağdaşları ve hemşehrilerinde oluşturduğu etki göz önünde bulundurulmalıdır. Şimdiye kadar düşman olan elementleri tek bir vücutta birleştirmenin yanı sıra, eğer dinleyenlerin kalbine bu kadar güçlü ve ikna edici sesleniyorsa, şimdiye kadar Arapların zihniyetinin ötesinde olan fikirleri canlandırıyorsa belagatı mükemmeldir, çünkü kabilelerden medeni bir ulus kurmuştur...261 (Dr. Steingass’ın, T. P. Hughes’un Dictionary of Islam (İslam Sözlüğü) adlı kitabında yer alan bir sözü)

… Arapça Kuran’ın yüce belagatını zayıf da olsa yansıtacak bir şeyler üretme girişimim, mesajın kendisinin yanı sıra, kompleks ve zengin kafiyeleriyle çeşitlenmiş insanlığın en büyük edebi başyapıtı olan Kuran’ın karşısında sönük kaldı… Müslüman Pickthall’ın Kutsal Kitabı tarif ederken kullandığı tabirle bu “taklit edilemez ahenk” daha önceki tercümanlar tarafından neredeyse tümüyle göz ardı edilmiştir; bu yüzden muhteşem şekilde süslenmiş orijinaliyle kıyaslandığında (meallerin) donuk ve düz seslere sahip olması şaşırtıcı değildir.262 (Arthur J. Arberry’nin The Koran Interpreted (Açıklamalı Kuran) adlı kitabından)

Modern bilginin ışığında Kuran tamamen objektif olarak incelendiğinde, pek çok kereler belirtildiği gibi ikisi arasındaki uzlaşma fark edilir. Hz. Muhammed (sav)’in zamanındaki bir kişinin o günün bilgisiyle böyle ifadelerin sahibi bir yazar olması düşünülemez. Bu tür düşünceler Kuran’ın eşsizliğini gösteriyor ve tarafsız bilim adamını, materyalist sebeplere dayanan bir açıklama getirmedeki yetersizliğini kabul etmeye zorluyor. (Dr. Maurice Bucaille, Paris Üniversitesi, Cerrahi Klinik Başkanı)263

… Kuran, başlangıç noktası olarak değişmeyen yerini muhafaza etmiştir… Herkesin anlayabileceği özlü bir anlatıma sahip olan bu din, insanların vicdanını harekete geçirmeye yönelik üstün bir güce de sahiptir.264 (Ünlü Fransız aydınlardan Edward Montet)

… Hem korunmuş olması hem de özü itibariyle tamamiyle eşsiz bir kitap var… hiç kimsenin ciddi bir şüphe ortaya atmayı başaramadığı gerçek bir otorite.265 (Aziz Bosworth Smith’in Mohammed and Mohammadanism (Hz. Muhammed ve Muhammedçilik) adlı kitabından)

… Kuran, vicdan özgürlüğünü açık bir şekilde destekler.266(James Michener’ınn “Islam: The Misunderstood Religion” (İslamiyet: Yanlış Anlaşılan Din) adlı makalesinden)

Adalet anlayışı, İslam’ın harikulade ülkülerinden biridir, çünkü Kuran’ı okuduğumda hayatın bu dinamik prensiplerini görüyorum; bunlar mistik değiller, aksine tüm dünyaya uyan, hayatın günlük seyrine uygun pratik ahlak sistemini görüyorum.267(Speeches and Writings of Sarojini Naidu (Sarojini Naidu’nun Konuşma ve Yazıları) adlı kitapta yer alan “The Ideals of Islam” (İslamiyetin İdealleri) konulu bir konferanstan)

Kuran’ı bir kaynak, bilimlerin başı olarak bulmak bizi şaşırtmamalı. Kuran’da gökler ve yerle, insan hayatıyla, ticaret ve çeşitli işlerle ilgili her konudan söz edilmektedir ve bu da kutsal kitabın bölümlerindeki tefsirleri oluşturan tek bir konuyla ya da bir konunun tek bir yönüyle ilgili metinleri meydana getirmektedir. Kuran bu şekilde Müslüman dünyasındaki tüm bilim dallarındaki muhteşem gelişmelerin temel sebebidir… Bu sadece Arapları etkilemekle kalmamış aynı zamanda Yahudi felsefecilerin metafizik ve dini konulara Arap metotlarıyla yaklaşmalarına neden olmuştur. Son olarak, Hıristiyan skolastisizminin Arap din felsefesi ile ne şekilde harmanlandığı hakkında daha fazla tartışmaya gerek yoktur.

İslami sınırlar içinde uyanan manevi hareket, sadece dini tahminlerle sınırlı değildir. Yunanlıların felsefi, matematiksel, astronomik ve tıbbi yazılı eserleriyle olan tanışıklık bu çalışmaların devamlılığına yol açmıştır. Hz. Muhammed (sav) açıklayıcı vahiylerle Allah’ın mucizelerinin bir parçası olarak insanın hizmetine verdiği, dolayısıyla tapınılmaması gereken gök cisimlerinin hareketlerine defalarca dikkat çekmiştir. Tüm ırklardan Müslümanların astronomi ilmi üzerinde nasıl başarıyla çalıştıkları onların yüzyıllarca bu ilmin başlıca destekçisi olmalarından anlaşılmaktadır. Şimdi bile pek çok Arapça yıldız ismi ve teknik terim kullanımdadır. Avrupa’da Ortaçağ astronomları Arapların öğrencileri olmuştur.

Aynı şekilde Kuran tıbbi çalışmalara da güç vermiş, genel olarak doğa üzerinde düşünmeyi ve çalışmayı tavsiye etmiştir.268 (Prof. Hartwig Hirschfeld’ın New Researches into the Composition and Exegesis of the Qur’an (Kuran’ın Yapısı ve Tefsiri Üzerine Yapılan Yeni Araştırmalar) adlı kitabından)

Kuran genel kabulle dünyanın büyük İlahi kitapları arasında önemli bir yer tutar. Çağ açan çalışmaların en yenileri edebiyat sınıfına ait olsa da, bunların hemen hiçbiri büyük insan kitleleri üzerinde böyle muhteşem bir etki bırakmamıştır. Kuran insan düşüncesinde yeni bir evre ve taze bir özyapı meydana getirmiştir. Önce Arap Yarımadası’nın birbirinden farklı çok sayıdaki çöl kabilesini kahramanlar milletine dönüştürmüş, daha sonra da bugün Avrupa ve Doğu’nun en büyük güçlerden biri olarak dikkate alınması gereken Hz. Muhammed (sav) döneminin çok geniş politik-dini organizasyonlarını oluşturmaya devam etmiştir.269 (Aziz J. M. Rodwell’in Arapça’dan tercüme İngilizce Kuran mealine, G. Margoliouth tarafından yazılan giriş bölümünden)

… elimize her aldığımızda… kısa bir süre içinde bizi cezbeden, hayretler içinde bırakan ve en sonunda önünde eğilecek kadar hayran bırakan bir eserdir… Kuran’ın üslubu, içeriği ve amacına uygun olarak çok kuvvetli, yüce ve muhteşemdir… bu kitap tüm çağlar boyunca en etkili kitap olarak kalacaktır.270 (Goethe’nin T. P. Hughes’un Dictionary of Islam (İslam Sözlüğü) adlı kitabında yer alan bir sözü)

Bilim Adamlarının Kuran Hakkındaki Yorumlarından Bazıları

… (Kuran’da) çok fazla doğru var ve tıpkı Dr. Moore gibi ben de bu açıklamaları yaptıranın İlahi bir ilham olduğu konusuna inanmakta kesinlikle zorlanmıyorum. (Prof. T. V. N Persaud, Manitoba Üniversitesi’nde anatomi, pediatri ve çocuk sağlığı, obstetrik, jinekoloji alanlarında profesör)271

… Bence genetik ve din arasında hiçbir çatışma yok, bilakis din, bazı geleneksel bilimsel yaklaşımlara vahiy ekleyerek bilimi yönlendirebilir ki bunlar da Kuran’da var olan sözlerdir, asırlar sonra geçerli olduğu gösterilmiştir ve Kuran’daki bu bilgi desteği Allah’tandır. (Prof. Joe Leigh Simpson, obstetrik, jinekoloji, moleküler ve insan genetiği alanlarında profesör)272

Bir bilim adamı olarak, sadece kesin olarak gördüğüm şeylerle ilgilenebilirim. Embriyoloji ve gelişimsel biyolojiyi anlayabiliyorum. Kuran’dan bana tercüme edilen kelimeleri de anlayabiliyorum. Daha önce vermiş olduğum örnekte olduğu gibi eğer kendimi o çağa götürebilseydim, bugün bildiklerimle ve tanımlayabildiklerimle, o zaman tarif edilmiş olan şeyleri tanımlayamazdım… Öyleyse (Kuran’da) yazılan herşeyde İlahi müdahalenin olduğu düşüncesi ile hiçbir çelişki göremiyorum. (Prof. E. Marshall Johnson, Thomas Jefferson Üniversitesi’nde anatomi ve gelişimsel biyoloji profesörü)273

Bazı ayetler (Kuran ayeti), hücre karışımından organların yaratılışına kadar insan gelişiminin son derece kapsamlı tanımını yapar. Aşamaları, terminolojisi ve açıklaması ile insan gelişiminin böylesine açık ve eksiksiz kaydı daha önce var olmamıştı. Hepsinde olmasa bile çoğu durumda bu açıklama, geleneksel bilim literatüründe kayıtlı olan insan embriyosu ve insan cenini gelişiminin pek çok aşamasını yüzyıllar öncesinden bildirmektedir. (Gerald C. Goeringer, Georgetown Üniversitesi’nde tıbbi embriyoloji dalında doçent)274

İnsanın gelişimi hakkında Kuran’daki ifadelerin açıklanmasında yardımcı olmak benim için çok büyük bir zevk. Ben kesin olarak söylüyorum ki bu ifadeleri Hz. Muhammed (sav)’e Allah vermiştir, çünkü bu bilginin çoğu pek çok yüzyıl sonrasına kadar keşfedilmedi. Bu bana şunu kanıtlıyor ki, Hz. Muhammed (sav) Allah’ın elçisidir. (Prof. Keith L. Moore, Toronto Üniversitesi anatomi ve hücre biyolojisi profesörü, seçkin bir embriyolog ve pek çok tıp ders kitabının yazarı)275

… İnsan embriyosunun geçirdiği evreler kompleks olduğundan -ki bunu gelişim sırasındaki sürekli değişim sürecine borçludur- Kuran ve sünnetteki deyimler kullanılarak yeni bir sınıflama sistemi önerilmiştir. Önerilen sistem basittir, çok kapsamlıdır ve günümüzdeki embriyolojik bilgiyle tam uyum halindedir. (Prof. Keith L. Moore, Toronto Üniversitesi anatomi ve hücre biyolojisi profesörü)276

Son dört yıldır Kuran ve hadislerle ilgili yapılan yoğun çalışmalar sonucunda, insan embriyosunu bölümlere ayıran yeni bir sistem ortaya çıkmıştır ki, bu MS 7. yüzyılda kaydedildiği için çok şaşırtıcıdır… Kuran’daki açıklamalar MS 7. yüzyıldaki bilimsel bilgiye dayalı olamazlar… (Prof. Keith L. Moore, Toronto Üniversitesi anatomi ve hücre biyolojisi profesörü)277

(Hz. Muhammed’in) evrenin ortak kökeni gibi konuları bilmesinin imkansız olduğunu düşünüyorum, çünkü bilim adamları bunu son derece komplike ve gelişmiş teknolojik metotlar kullanarak son birkaç yıl içinde bulabilmişlerdir… 1400 yıl önce nükleer fizik hakkında hiçbirşey bilmeyen bir kişi, örneğin; yeryüzünün ve gökyüzünün aynı kaynaktan geldiğini veya burada tartıştığımız diğer soruların cevaplarını kendi bulamaz. (Prof. Alfred Kroner, Almanya, Mainz Üniversitesi jeobilim profesörü, dünyanın en ünlü jeologlarından)278

Tüm bunları birleştirirseniz ve Kuran’da dünya hakkındaki konular ile dünyanın oluşumu ve genel olarak bilim ile ilgili tüm bu ifadeleri birleştirirseniz, pek çok şekilde burada açıklanmış ifadelerin kesinlikle doğru olduğunu ve şimdi bunların bilimsel metotlar ile teyit edildiğini… söyleyebilirsiniz. Kuran’da geçen ifadelerin pek çoğu o zaman için henüz kanıtlanmamıştı, fakat modern bilimsel metotlar şimdi Hz. Muhammed (sav)’in 1400 sene önce söylemiş olduklarını kanıtlayan bir pozisyonda. (Prof. Alfred Kroner, Almanya, Mainz Üniversitesi jeobilim profesörü)279

Kuran’da doğru astronomik gerçekleri bulduğum için çok fazla etkilendiğimi söyleyebilirim ve bizim gibi evrenin en ufak parçasını dahi inceleyen modern astronomlar için özellikle. En küçük parçayı dahi anlamak için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Çünkü teleskoplar kullanarak tüm evreni düşünmeden sadece gökyüzünün en küçük kısımlarını görebiliyoruz. Öyleyse Kuran okuyarak ve soruları Kuran’dan cevaplayarak evren araştırmalarım için gelecekteki yolumu bulabileceğimi düşünüyorum. (Prof. Yushidi Kusan, Japonya, Tokyo Rasathanesi Direktörü)280

Kesinlikle gördüğümüz şeyin harikulade olduğunu (belirtmek) isterim. İster bilimsel açıklamayı kabul etsin ister etmesin, gördüğümüz bu yazıları değerlendirmek için bizim sıradan bir insan tecrübesiyle anlayacağımızın çok daha ötesinde bir şey olmalı. (Prof. Armstrong, NASA’da görevli astronomi profesörü)281

Böyle bir bilginin o zaman yani 1400 sene önce var olduğunu hayal etmek son derece güç. Belki bazı şeyler basit birer fikir olabilirdi, ama bunları çok detaylı bir şekilde anlatabilmek son derece zor. Öylese bu kesinlikle insan bilgisi değil. Normal bir insan bu olguyu bu kadar detay ile açıklayamaz. Öyleyse bilgi doğaüstü bir kaynaktan gelmiş olmalı diye düşünüyorum.(Prof. Dorja Rao, Suudi Arabistan, Jeddah, Kral Abdulaziz Üniversitesi’nde deniz jeolojisi profesörü)282

… Ben inanıyorum ki Kuran’da 1400 sene önce ifade edilmiş olan herşey doğrudur ve bilimsel yollar ile kanıtlanabilir… Bu, tüm bilimleri bilen Allah’ın ilhamıdır. Böylece, şunu söylemenin vakti gelmiştir, “Allah’tan başka İlah yoktur ve Hz. Muhammed (sav) O’nun elçisidir”. (Prof. Tejatat Tejasen, Tayland, Chiang Mai Üniversitesi embriyoloji ve anatomi departmanının başkanı)283

Kuran birkaç yüzyıl evvel gelmiştir ve ne keşfettiysek teyit etmiştir. Bu demektir ki Kuran, Allah’ın sözüdür. (Prof. Joly Sumson, jinekoloji ve obstetrik profesörü)284

Bu kitap (Kuran)geçmişten, yakın zamandan ve gelecekten bahsediyor. Hz. Muhammed (sav)’in döneminde insanların kültürel seviyesini bilemiyorum ve bilimsel düzeylerini de bilemiyorum. Eğer bu geçmiş dönemde bildiğimiz düşük bilim düzeyi ise ve teknoloji yok ise, hiç şüphe yok ki, bugünlerde Kuran’da ne okuyorsak hepsi Allah’ın ışığıdır. Bunu Hz. Muhammed (sav)’e ilham etmiştir. Böylesine mükemmel bir bilgi olabilir mi diye Ortadoğu’daki medeniyetin başlangıç tarihi hakkında bir araştırma yaptım. Bu Allah’ın Hz. Muhammed (sav)’i gönderdiği inancını daha da güçlendirdi. Ona engin biliminden yakın zamanda keşfettiğimiz küçük bir parça gönderdi. Jeoloji alanında Kuran’la bilimin sürekli bir diyaloğu olmasını umuyoruz. (Prof. Palmar, Amerika’da jeoloji alanındaki önemli bilim adamlarından biri)285

Kuran’da dağların yeryüzünü sabitleme fonksiyonu hakkında yapılan bir sohbette:

İnanıyorum ki bu (Kuran bilgisi) çok çok ilginç ve neredeyse imkansız. Kesinlikle inanıyorum ki ne söylüyorsanız haklısınız, bundan dolayı bu kitabın (Kuran’ın) duyurusu çok değerli, size katılıyorum. (Prof. Syawda, Japonya’da ve dünyaca ünlü okyanus jeolojisi alanındaki Japon bilim adamı)286

Kuran Hakkında Söylenmiş Diğer Sözlerden Seçmeler

Herşey son derece mantıklı geldi. İşte bu Kuran’ın güzelliği, sizden tepki vermenizi ve akletmenizi bekler… Kuran’ı daha fazla okuduğumda, duadan, iyilikten ve yardımdan bahsediyordu. O zamanlar daha Müslüman olmamıştım, ama benim için tek cevabın Kuran olduğunu ve Kuran’ı Allah’ın göndermiş olduğunu anladım.(Yusuf İslam [Cat Stevens], eski İngiliz pop starı)287

“Allah’a teslim olmuş kişi” anlamında bir “Müslüman” olduğumu umuyor olmama rağmen, alışıldık anlamıyla bir Müslüman değilim. İnanıyorum ki benim ve diğer Batılıların Kuran ve diğer İslami düşünceyi yansıtan kaynaklarda iyice işlenmiş ve daha öğrenmemiz gereken çok büyük İlahi gerçekler vardır. Ayrıca, İslam kesinlikle geleceğin tek dininin temel çatısını oluşturacak en kuvvetli adaydır. (Islam and Christianity Today (Günümüzde İslam ve Hıristiyanlık) adlı kitaptan)288

Benim, dinimi değiştirerek İslamiyet’i seçmemin en önemli etkenlerinden biri Kuran’dı.Ben, İslam dinini seçmeden önce Batılı bir entelektüelin eleştirel ruhuyla Kuran üzerinde çalışmaya başladım…. Bu kitapta, Kuran’da, onüç asırdan daha evvel vahyedilmiş, modern bilim araştırmalarının çoğunun içerdiği fikirleri tam anlamıyla taşıyan ayetler var. İşte bu kesinlikle benim dinimi değiştirmeme sebep oldu. (Ali Selman Beroist, Fransız Tıp doktoru)289

Ben bütün dinlerin kutsal kitaplarını okudum, İslam’da karşılaştığım şeyi hiçbirinde bulamadım; mükemmelliği. Kuran diğer okuduğum metinlerle karşılaştırıldığında, bir kibritin ışığıyla karşılaştırılan bir güneş gibidir. Kesinlikle inanıyorum ki, gerçeğe tamamen kapalı olmayan bir akılla Allah’ın sözlerini okuyan herkes Müslüman olacaktır. (Saifuddin Dirk Walter Mosig) 290

Kuran’ı güçlü kılan hususlardan birisi şudur; bir Müslüman veya herhangi bir insan Kuran’ı eline alıp herhangi bir sayfasını açıp okuduğunda, hayatın özüne dair alması gereken mesajı alır. (Ünlü teolog John Esposito) 291

Dünyadaki bütün alim ve bilgin kişileri biraraya getirerek, yegane doğru ve insanları mutluluğa ulaştıracak tek vesile olan Kuran’ın prensiplerine dayalı ortak bir rejim kuracağım dönemin pek yakın olduğunu umuyorum. (Fransız imparator Napoleon Bonaparte) 292

Tony Blair: “Kuran Bana İlham Verdi”

Bugüne kadar üç defa Kuran’ı okuduğunu söyleyen İngiltere Başbakanı Tony Blair, pek çok açıklamasında Kuran ahlakına duyduğu hayranlığı dile getirmektedir. 29 Mart 2000 tarihinde ünlü televizyon kanalı BBC, Blair’in Kuran’a olan hayranlığını “Blair: Koran Inspired Me” (Blair: Kuran Bana İlham Verdi) başlıklı haberi ile bildirmekteydi. İslam’ın çok barışcıl ve güzel bir din olduğunu, kendisine ait iki Kuran’ı olduğunu ve Kuran’ı okudukça ondan ilham aldığını söyleyen Blair sözlerine şöyle devam etmekteydi:

Eğer Kuran’ı okursanız çok açık bir kitap olduğunu göreceksiniz… insanlığa rehberlik eden sevgi ve beraberlik kavramlarını çok iyi açıklıyor.293

11 Eylül saldırıları gerçekleşmeden bir iki gün önce İngiliz The Mail on Sunday gazetesinde yer alan bir haberde ise eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın kızının kendisine Kuran hediye etmesi ile Kuran okumaya başladığını söyleyen Blair, Kuran’ın kendisine cesaret verdiğini aktarmaktaydı.294 Saldırılardan sonra el-Cezire televizyonunda yayınlanan bir röportajında Blair bir kez daha Kuran okuduğunu açıklıyor ve şunları söylüyordu:

Kuran’ı dilimize tercüme edilmiş hali ile okudum. İslam hakkında eserler de okuyorum ve bundan çok zevk alıyorum. Kuran hakkında daha önce bilmediğim ve Hıristiyanları da çok ilgilendirdiğini düşündüğüm pek çok şeyi öğrendim.295

Time dergisi ise Tony Blair ile ilgili bir makalede Blair’i, “uzun zamandır Kuran öğrencisi olan Tony Blair” olarak tanımlıyordu.296

Bill Clinton’ın Kuran’dan ne kadar etkilendiğini anlatan konuşması

Amerika Eski Başkanı Bill Clinton, Beyaz Saray’daki son yılında Ramazan Bayramı’nda Müslümanları kabul etmişti. Kuran ayetleri okunarak başlanan toplantıda, Bill Clinton da konuşmasında Kuran’dan ayetler kullanmış ve sık sık İslam’a duyduğu ilgiyi dile getirmişti:

İmam’ın Kuran’dan okuduğu bölümde, Allah’ın insanları birbirleri ile çatışmaları için değil, tanışmaları için farklı ırklarda yarattığı bildiriliyordu. Bence bu çok etkileyici. Tevrat’ta insanların yabancılara yüz çevirmemelerini, bunun Yüce Tanrı’ya yüz çevirmek gibi olacağı anlatılır. İncil’de ise insanlara komşularına iyi davranmaları söylenir. Ancak Kuran’da Allah’ın milletleri ve ırkları birbirlerini tanısınlar, düşüncelerini paylaşsınlar diye yaratmış olduğunun belirtilmesi bence muhteşem bir şey… Şunu söylememe izin verin, bence dünyanın İslam’dan öğreneceği çok fazla şey var. Dünyada her dört insandan biri Müslüman. Amerikalılar üniversitelerde ve liselerde İslam’ı öğreniyorlar. Benim de kızım lise öğrencisi iken İslam tarihi dersi almış ve Kuran’ın büyük bölümünü okumuştu. Hatta okuldan geldikten sonra bizleri de bu konuda eğitiyor ve bize sorular soruyordu. Sizlerden bir kez daha bu ülke insanlarının sizin dininizi, ibadetlerinizi, geleneklerinizi daha iyi anlamaları için kendinizi, dininizin değerlerini ve insanlığa sağladığı katkıları onlara anlatmanızı rica ediyorum. Kuran’da insanlara, kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa başkalarına da öyle davranmaları gerektiği bildirilmiştir. Ve kendimiz için istemediğimiz bir şeyi başkaları için de istemememiz ve barış için çaba göstermemiz…297

George W. Bush: “Kuran Aldığım En Güzel Hediye”

26 Eylül 2001 günü Başkan Bush, Amerikan Müslüman organizasyonların liderlerini Beyaz Saray’da kabul etti. İslam’ın insanlara yalnızca barışı ve iyiliği telkin ettiğini söyleyen Bush’u bu görüşme sırasında etkileyen olaylardan birisi de Müslüman liderlerin kendisine hediye ettiği Kuran-ı Kerim’di. Kuzey Amerika İslam Topluluğu (ISNA) başkanı Dr. Muzammil Sıddıqi’den aldığı bu hediyenin ne kadar hoşuna gittiğini, toplantı sonrası yapılan basın toplantısında Bush şöyle dile getiriyordu:

İmam Sıddıqi’ye, ‘Bana verdiğiniz hediye için, Kuran için size çok teşekkür ederim. Çok titizlikle seçilmiş bir hediye’ dediğimde, ‘Bu benim size verebileceğim en değerli hediye sayın Başkan’ diye cevap verdi.298

17 Eylül 2001 günü Başkan Bush, Amerika’nın en eski camilerinden biri olan Washington İslam Merkezi’nin camisini ziyaret etti. İslam’ın barış dini olduğunu, terörist saldırıların İslam’la ve samimi Müslümanlarla hiçbir ilişkisinin olmadığını vurguladığı bu konuşmasında Bush, masum ve sivil Müslümanlara zarar veren insanların da en az terörist saldırıları yapanlar kadar haksız olduğunu dile getirdi. Kalabalık bir topluluğun bulunduğu, pek çok ulusal ve uluslararası televizyon kanalı tarafından da naklen yayınlanan konuşmada Bush Kuran’dan şu ayeti okudu:299

“Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.” (Rum Suresi, 10)

alıntı.

KURAN’IN EDEBİ YÖNDEN MÜKEMMELLİĞİ / KURAN ALLAH’IN SÖZÜDÜR

KURAN ALLAH’IN SÖZÜDÜR

Bu kitapta sonuç bölümüne kadar incelediğimiz tüm bilgiler, bizlere açık bir gerçeği göstermektedir: Kuran öyle bir kitaptır ki, içinde verilen haberlerin hepsi doğru çıkmıştır ve çıkmaktadır. Bilimsel konularda, geçmişten ve gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde haber verilmiştir. Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. Elbette ki bu durum, Kuran’ın insan sözü olamayacağının apaçık bir ispatıdır.

Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah’ın sözüdür. Allah bir ayetinde, Kuran’la ilgili olarak, “… Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı” (Nisa Suresi, 82) buyurmaktadır. Kuran’ın içinde yer alan her bilgi, bu İlahi kitabın bilinmeyen gizli mucizelerini ortaya koymaktadır. İnsana düşen ise, Allah’ın indirdiği bu İlahi kitaba sımsıkı sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul etmektir. Allah, Kuran’da bizlere şöyle bildirir:

Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve Kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbidendir. Yoksa: “Bunu kendisi yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Bunun benzeri olan bir sure getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.” (Yunus Suresi, 37-38)

Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap’tır. Şu halde O’na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz. (Enam Suresi, 155)

KURAN’IN EDEBİ YÖNDEN MÜKEMMELLİĞİ / KURAN’IN TAKLİT EDİLEMEZLİĞİ

KURAN’IN TAKLİT EDİLEMEZLİĞİ

Bu bölüme kadar Kuran’ın, bilimsel ve tarihsel açılardan mucizevi özelliklerine değindik. Tüm bunların yanı sıra, Kuran aynı zamanda edebi yönden de hayranlık uyandırıcı, benzersiz bir üsluba sahiptir.

Öncelikle belirtilmesi gereken Kuran’ın her çağdan, her türlü insan grubuna hitap eden bir anlatıma sahip olmasıdır. Okuyan kişinin bilgi ve kültür seviyesi ne olursa olsun Kuran herkesin anlayabileceği gibi açık, anlaşılır bir dile sahiptir. Bir ayette Allah Kuran hakkında şöyle bildirir:

Andolsun Biz Kuran’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık… (Kamer Suresi, 22)

Kuran’da bu kadar kolay anlaşılır bir üslup olmasına rağmen, hiçbir yönden Kuran’ın taklidi mümkün olmamıştır. Allah’ın Kuran’ın benzersizliğine dikkat çektiği ayetlerden bir kısmı şöyledir:

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an)’den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın. (Bakara Suresi, 23)

Yoksa: “Bunu kendisi yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.” (Yunus Suresi, 38)

Kuran’ın mucize kelimesi ile nitelendirilmesinin sebeplerinden biri, yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi insan çabası ile bir benzerinin yazılamamasından kaynaklanır. İşte bu imkansızlık ne kadar büyük olursa, mucize de o denli büyüktür. Dolayısıyla Kuran’ın üslubunun yüzyıllardır milyarlarca insan arasından, tek bir kişi tarafından bile taklit edilemez oluşu, mucizevi yönünün ispatlarından biridir. F. F. Arbuthnot, The Construction of the Bible and the Koran (İncil ve Kuran’ın Yapısı) adlı kitabında, Kuran hakkında şu yorumda bulunmuştur:

Edebi bakış açısıyla değerlendirildiğinde, Kuran yarı şiirsel yarı düz yazı olarak yazılmış en saf Arapçaya örnektir. Dilbilimcilerin bazı durumlarda Kuran’da kullanılan belirli kalıp ve ifadelerle uyuşacak kurallar kullandıkları ve Kuran’a eş bir çalışma üretmek için birçok denemede bulunmalarına rağmen, henüz hiçbirinin bu konuda başarılı olmadıkları bildirilmiştir.246

Kuran’ın anlatımında kullanılan kelimeler hem anlam bakımından, hem de üslubun akıcılığı ve etkisi bakımından son derece özeldir. Ancak Kuran’ın Allah’ın emir ve yasaklarını bildirdiği kutsal bir kitap olduğuna iman etmek istemeyenler, çeşitli bahaneler öne sürerek inkara yönelmişlerdir. Allah iman etmeyenlerin Kuran hakkındaki nitelemelerine karşı aşağıdaki ayetlerde şöyle bildirir:

Biz ona (peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kuran’dır. (Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). (Yasin Suresi, 69-70)

Kuran’ın Kafiye Sistemindeki Üstünlük


Prof. Adel M. A. Abbas’ın Science Miracles (Bilimsel Mucizeler) adlı kitabı

Kuran’ı taklit edilemez yapan unsurlardan bir diğeri de, Kuran’ın edebi yapısından kaynaklanır. Kuran Arapça olmasına rağmen, Arap edebiyatında kullanılan kalıplardan hiçbiriyle benzerlik taşımaz.

Kuran’daki kafiye sistemine “seci” denilir ve dilbilimciler Kuran’daki bu kafiye kullanımını da mucize olarak ifade etmektedirler. Ünlü İngiliz bilim adamı Prof. Adel M. A. Abbas, Kuran’ın dilbilim açısından bir mucize olduğunu ispatlamak üzere hazırladığı Science Miracles (Bilimsel Mucizeler) adlı kitabında, Kuran’da kullanılan harfleri, kafiye sistemini grafik ve şemalar aracılığıyla kapsamlı olarak incelemiştir. Bu kitapta Kuran’daki kafiye sistemi ile ilgili oldukça dikkat çekici tespitlerde bulunmuştur.

Bilindiği, gibi Kuran’da, 29 sure 1 ya da 1′den fazla sembolik harfle başlar. “Mukatta harfleri” olarak bilinen bu harfler, aynı zamanda başlangıç harfleri olarak da adlandırılırlar. Arapçadaki 29 harften 14 tanesi, mukatta harflerini oluşturur: Ayn, Sin, Kaf, Nun, Ra, Ya, Ta, Ha, Elif, Lam, Mim, He, Sad, Kef.

Bu harflerden “Nun” harfinin Ka lem Suresi’ndeki kullanımına bakıldığında, ayetlerin %88.8′inde “Nun” harfi ile kafiye olduğu görülür. Şuara Suresi’nin %84.6′sı, Neml Suresi’nin %90.32′si, Kasas Suresi’nin %92.05′i “Nun” harfi ile kafiyelenmiştir.

Kuran’ın tamamı göz önünde bulundurulduğunda ise, %50,08′inde “Nun” harfi ile kafiye yapıldığı görülür. Diğer bir deyişle Kuran’daki ayetlerin yarısından fazlası “Nun” harfi ile biter. Aynı uzunluktaki hiçbir edebi çalışmada, metnin yarısından fazlasında tek ses ile kafiye yapılması mümkün olmamıştır. Bu sadece Arapça için değil, tüm diller için geçerlidir.

Kuran’ın kafiye açısından genel incelemesi yapıldığında ise, kafiyelerin yaklaşık %80′inin Elif, Mim, Ya ve Nun harfleri tarafından oluşturulan üç sesten (n, m, a) oluştuğu görülür.247 “Nun” harfinin dışında, ayetlerin %30′u “Mim”, “Elif” ya da “Ya” ile kafiyelidir.

Ayet numarası
Surenin ismi
Nun harfi sayısı
2
Bakara
196
3
Al-i İmran
121
7
Araf
193
10
Yunus
98
11
Hud
56
12
Yusuf
93
13
Rad
5
14
İbrahim
6
15
Hicr
81
19
Meryem
5
20
Taha
0
26
Şuara
192
27
Neml
84
28
Kasas
81
29
Ankebut
59
30
Rum
54
31
Lokman
7
32
Secde
27
36
Yasin
71
38
Sad
18
40
Mümin
32
41
Fussilet
30
42
Şura
6
43
Zuhruf
78
44
Duhan
44
45
Casiye
30
46
Ahkaf
26
50
Kaf
0
68
Kalem
42

Yukarıdaki tablo mukata (sembolik) harfleriyle başlayan surelerde, “Nun” harfi ile sona eren ayetlerin dağılımını göstermektedir.

Kafiyelerde en çok kullanılan dört ses:

Harf
Toplam
Sesler
a
a
m
n
Ayet sayısı
949
246
666
3123
4984
Yüzde oranı
(%)
15.22
3.94
10.68
50.03
79.92

Yukarıdaki tabloda Kuran’ın kafiye sisteminin %79.92′sini oluşturan 4 harfin orantılı bir şekilde dağılımı görülmektedir.

Aşağıdaki surelerde ise bu dört harfle yapılan pek çok kafiyeden yalnızca birkaç örnek yer alıyor:

Ayet numarası
Müminun Suresi
1
Kad efleha elmu’minun
2
Elleziyne hum fi salatihim haşiun
3
Ve elleziyne hum an ellağvi muğridun
4
Ve elleziyne hum lizzekati failun
5
Ve elleziyne hum lifuricihim hafizun
6
… ev ma meleket eymanuhum fe innehum gayru melumiyn
7
… fe ulaike hum eladun
8
Ve elleziyne hum liemanetihim ve ahdihim raun
9
Ve elleziyne hum ala salatihim yuhafizun
10
Ulaike hum elvarisun
11
… hum fiha halidun
12
Ve lekad halakna elinsane min sulaletin min tiyn
13
Sümme cealnahu nutfeten fi kararin mekiyn
14
… fe tebareke allahu ehsenu elhalikiyn
15
Sümme innekum beade zalike lemeyyitun
16
Sümme innekum yevme elkıyameti tubasun
17
… ve ma kunna an elhalki gafiliyn
Ayet numarası
Nahl Suresi
1
… ve teala amma yuşrikun
2
… ennehu la ilahe illa ena fettakun
3
… teala amma yuşrikun
4
… fe iza huve hasiymun mubiyn
5
… ve menafiu ve minha te’kulun
6
Ve lekum fiha cemalun hıyne turiyhune ve hiyne tesrehun
Ayet numarası
Enam Suresi
1
… Sümme elleziyne keferu birabbihim yeadilun
2
… sümme entum temterun
3
… ve yealemu ma teksibun
4
… illa kanu anha muaridiyn
5
… fe sevfe ye’tiyhim enbau makanu bihi yestehziun
6
… ve enşe’na min beadihim karnen aheriyn
7
… in haza illa sihrun mubiyn
8
… sümme leyunzarun
9
… ve lelebesna aleyhim ma yelbisun
10
… ma kanu bihi yestehziun
Ayet numarası
Rum Suresi
6
… ve lakinne eksere ennasi la yealemun
7
… ve hum an elahiretihum gafilun
8
… ve inne kesiyren min ennasi bilikai rabbihim lekafiriyn
9
… ve lakin kanu enfusehum yezlimun
10
… en kezzebu biayatillahi ve kanu biha yestehziun
11
… sümme ileyhi turceun
12
… yublisu elmucrimun
13
… ve kanu bişürekaihim kafiriyn
14
Ve yevme tekumu essaatu yevmeizin yeteferrekun
15
… fe hum fi revdatin yuhberun
Ayet numarası
Yunus Suresi
26
… ulaike ashabu elcenneti hum fiha halidun
27
.. ulaike ashabu ennari hum fiha halidun
28
… ve kale şürekauhum ma kuntum iyyana teabudun
29
… in kunna an ibadetikum legafiliyn
30
… ve dalle anhum ma kanu yefterun
31
… fe kul e fe la tettekun
32
… fe enna tusrafun
33
… ennehum la yu’minun
34
… fe enna tu’fekun
Ayet numarası
Ankebut Suresi
6
… inne allahe leganiyyun an elalemiyn
7
… ve leyecziyennehum ehsene ellezi kanu yeamelun
8
… feunebbiukum bima kuntum teamelun
9
… lenudhilennehum fi essalihiyn
10
… ev leyse allahu biealeme bima fi essuduri elalemiyn
11
… ve yealemenne elmünafikiyn
12
… innehum lekazibiyn
13
… ve leyuselunne yevme elkıyameti amma kanu yefterun
14
… feeheze hum ettufanu ve hum zalimun
Ayet numarası
Neml Suresi
12
… innehum kanu kavmen fasikiyn
13
… haza sihrun mubiyn
14
… fe unzur keyfe kane akibetu elmufsidiyn
15
… min ibadihi elmu’miniyn
16
… inne haza lehuve elfadlu elmubiyn
17
… fe hum yuzeun
18
… suleymanu ve cunuduhu ve hum la yeşurun
19
… ve edhilni birahmetike fi ibadike essalihiyn
Ayet numarası
Nisa Suresi
23
… inne allahe kane gafuren rahiymen
24
… inne allahe kane aliymen hakiymen
25
… ve allahu gafurun rahiymun
26
… ve allahu aliymun hakiymun
27
… en temiylu meylen aziymen
Ayet numarası
Maide Suresi
22
… fe inyehrucu minha fe inna dahilun
23
… fe tevekkelu in kuntum mu’miniyn
24
… inna hahuna kaidun
25
… fe ufruk beynena ve beyne elkavmi elfasikiyn
26
… fe la te’se ala elkavmi elfasikiyn
27
… kale innema yetekabbelu allahu min elmuttakiyn
28
… inni ehafu allahe rabbe elalemiyn
29
… ve zalike cezau ezzalimiyn
30
… fe katalehu fe esbaha min elhasiriyn
31
… fe esbaha min elnadimiyn
Ayet numarası
Araf Suresi
2
… ve zikra lilmu’miniyn
3
… kaliylen ma tezekkerun
4
… fe caeha be’suna beyaten ev hum kailun
5
… iz caehum be’suna illa en kalu inna kunna zalimiyn
6
… ve leneselenne elmurseliyn
7
… ve ma kunna gaibiyn
8
… fe ulaike hum elmuflihun
9
… bima kanu biayatina yezlimun
10
… kaliylen ma teşkurun
11
… lem yekun min essacidiyn
Ayet numarası
Tevbe Suresi
7
… inne allahe yuhibbu elmuttakiyn
8
… ve ekserehum fasikun
9
… innehum sae ma kanu yeamelun
10
… ve ulaike hum elmuatedun
11
… ve nufassilu elayati likavmin yealemun
12
… leallehum yentehun
13
… ehakku en tehşevhu in kuntum mu’minyn
14
… ve yeşfi sudure kavmin mu’miniyn
Ayet numarası
Bakara Suresi
62
… ve la havfun aleyhim ve la hum yehzanun
63
… ve uzkuru ma fihi leallekum tettakun
64
… lekuntum min elhasiriyn
65
… fe kulna lehum kunu kiredeten hasiiyn
66
… ve mev’izeten lilmuttakiyn
67
… euzu billahi en ekune min elcahiliyn
68
… fe amelu ma tu’merun
69
… bakaratun safrau fakiun levnuha tesurru ennnaziriyn
Ayet numarası
Al-i İmran Suresi
130
… ve ettaku allahe leallekum tuflihun
131
Ve ettaku ennare elleti uiddet lilkafiriyn
132
… leallekum turhemun
133
… uiddet lilmuttakiyn
134
… ve allahu yuhibbu elmuhsiniyn
135
… ve lem yusirru ala ma fealu ve hum yealemun
136
… ve niame ecru elamiliyn
137
… fenzuru keyfe kane akibetu elmukezzibiyn
138
… ve mev’izetun lilmuttakiyn
139
… ve entum elealevne in kuntum mu’miniyn
140
… ve allahu la yuhibbu ezzalimiyn
Ayet numarası
Enbiya Suresi
5
… felye’tina biayetin kema ursile elevveliyn
6
… e fe hum yu’minun
7
… in kuntum la tealemun
8
… ve ma kanu halidiyn
9
… ve ehlekna elmusrifiyn
10
… e fe la teakilun
11
… ve enşe’na beadeha kavmen aheriyn
12
… hum minha yerkudun
Ayet numarası
Nur Suresi
47
… ve ma ulaike bilmu’miniyn
48
… feriykun minhum muaridun
49
Ve in yekun elhakku ye’tu ileyhi muziniyn
50
… bel ulaike hum ezzalimiyn
51
… ve ulaike hum elmuflihun
52
… ve ulaike hum elfaizun
53
… inne allahe habiyrun bima teamelun
54
… ve ma ala resuli illa elbelagu elmubiyn
55
… fe ulaike hum elfasikun
Ayet numarası
Hicr Suresi
6
… ve ma yeste’hirun
7
… in kunte min essadikiyn
8
… ve ma kanu izen munzariyn
9
… ve inna lehu lehafizun
10
Ve lekad erselna min kablike fi şiyai elevveliyn
11
… kanu bihi yestehziun
12
Kezalike neslukuhu fi kulubi elmucrimiyn
13
… kad halet sunnetu evveliyn
14
… fihi yearucun
15
… nahnu kavmun meshurun

İki yüz-üç yüz satırlık bir şiirde, kafiyenin iki üç sesle oluşturulması bu esere başyapıt denecek kadar önemli bir özellik kazandırabilir. Ancak Kuran’ın uzunluğu, içerdiği bilgiler ve hikmetli anlatım göz önünde bulundurulduğunda, bu tür bir kafiye kullanım şeklinin ne denli olağanüstü bir durum olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Çünkü Kuran insanlara rehber olan imani bir kitap olarak, tüm edebi üstünlüklerinin, sosyal ve psikolojik konularının yanı sıra, fiziki bilimlerle ilgili birçok konuyu da içerir. Dolayısıyla böylesine çeşitli ve ilmi konuları içeren Kuran’da, bu kadar az sesle kafiye sağlanması insan çabasıyla gerçekleştirilemeyecek bir durumdur. Bu bakımdan Arap dili uzmanları Kuran’ı “kesinlikle taklit edilemez” olarak tanımlamaktadırlar.

KURAN’IN GEÇMİŞ DÖNEMLE İLGİLİ HABERLERİ / SEBE HALKI VE ARİM SELİ

01/10/2007

SEBE HALKI VE ARİM SELİ

Sebe halkı, Güney Arabistan’da yaşamış olan dört büyük uygarlıktan biridir. Sebe kavmini anlatan tarihi kaynaklar, bu kavmin Fenikeliler gibi yoğun ticari faaliyetlerde bulunan bir devlet olduğunu söylerler. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden olan Marib Barajı da, ulaştıkları teknolojik seviyenin önemli göstergelerindendir.


Marib Tapınağı’nın kalıntıları

Sebe Devleti, bölgenin en güçlü ordularından birisine sahipti. Ordusu sayesinde yayılmacı bir politika izleyebiliyordu. Gelişmiş kültürü ve ordusuyla Sebe Devleti, tam anlamıyla zamanında o bölgenin bir “süper gücü” idi. Sebe Devleti’nin bu güçlü ordusundan Kuran’da da bahsedilmektedir. Sebe ordusunun komutanlarının Kuran’da aktarılan bir ifadesi, bu ordunun kendisine ne kadar güvendiğini göstermektedir. Komutanlar, Sebe’nin kadın yöneticisine (Melikesi’ne) şöyle derler:

… “Biz kuvvet sahibiyiz ve zorlu savaşçılarız. İş konusunda karar senindir, artık sen bak, neyi emredersen (biz uygularız).” (Neml Suresi, 33)

Sebe ülkesinin başkenti, bulunduğu coğrafyanın avantajlı konumu sebebiyle oldukça zenginleşmiş olan Marib idi. Başkent, bölgede bulunan Adhana Irmağı’nın çok yakınındaydı. Bu nehrin Cebel Balak’a girdiği nokta, baraj yapımına çok uygundu; bundan yararlanan Sebeliler de daha uygarlıklarını kurma aşamasındayken buraya bir baraj inşa etmişler ve sulama yapmaya başlamışlardı. Bu baraj sayesinde de çok ileri bir refah seviyesine kavuşmuşlardı. Başkent Marib, o dönemin en gelişmiş şehirlerinden bir tanesiydi. Bölgeyi gezen ve bu diyarı oldukça öven Yunanlı yazar Pliny, buranın ne kadar yeşil bir bölge olduğundan bahsetmekteydi.

Marib’deki bu barajın yüksekliği 16 metre, genişliği 60 metre ve uzunluğu da 620 metreydi. Hesaplara göre baraj aracılığıyla sulanabilen toplam alan 9.600 hektardı ki, bunun 5.300 hektarı güney, geri kalanı ise kuzey ovasına aitti. Bu iki ova, Sebe kitabelerinde bazen “Marib ve iki ova” diye anılırdı. İşte Kuran’daki “sağdan ve soldan iki bahçe” ifadesi, muhtemelen bu iki vadideki gösterişli bağ ve bahçelere işaret eder. Bu baraj ve sulama tesisleri sayesinde bölge, Yemen’in en iyi sulanan ve en verimli kesimi olarak ün yapmıştı. Fransız J. Holevy ve Avusturyalı Glaser, Marib setinin çok eski devirlerden beri var olduğunu yazılı belgelerle ispat ettiler. Himer lehçesiyle yazılan belgelerde bu barajın ülke topraklarını verimli kıldığı yazılıydı.

MS 542 yılında yıkılan baraj, Kuran’da bahsedilen “Arim seli”ne yol açmış ve büyük tahribata neden olmuştu. Sebe halkının yüzlerce seneden beri işletmekte olduğu bağları, bahçeleri ve tarım alanları tamamen yok olmuştu. Barajın yıkılmasından sonra Sebe kavminin de hızlı bir gerileme sürecine girdiği görülmektedir; barajın yıkılmasıyla başlayan bu sürecin sonunda Sebe Devleti’nin de sonu gelmiştir.

Yukarıda belirttiğimiz tarihsel gerçekler ışığında Kuran ayetlerini incelediğimiz zaman, ortada çok somut bir uyum olduğunu görürüz. Arkeolojik bulgular ve tarihsel gerçekler, Kuran’da yazanlara işaret etmektedir. Ayette belirtildiği gibi, kendilerine gönderilen peygamberin uyarılarını dinlemeyen ve Rabbimizin nimetine nankörlük eden halk, sonunda korkunç bir sel felaketiyle cezalandırılmıştır. Kuran’da Sebe Devleti’ne gönderilen sel felaketi şöyle tarif edilmektedir:

Andolsun, Sebe’ (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. (Evleri) Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. (Onlara demiştik ki:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var).” Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece Biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük. Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık. Biz (nimete) nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız? (Sebe Suresi, 15-17)

Yukarıda ve yanda yıkıntılarına ait resimleri görülen Marib Barajı, Sebe halkının en önemli eserlerinden birisiydi. Kuran’da bahsedilen Arim seli ile beraber bu baraj yıkıldı ve Sebe Devleti ekonomik yönden zayıflayarak bir süre sonra yıkıldı.

Kuran’da Sebe kavmine gönderilen azaptan “Seyl-ül Arim” yani “Arim seli” olarak bahsedilmektedir. Kuran’da geçen bu ifade, aynı zamanda bu selin meydana geliş şeklini göstermektedir. Zira “Arim” kelimesinin anlamı, baraj ya da settir. “Seyl-ül Arim” kelimesi de, setin yıkılması sonucunda meydana gelen bir seli anlatmaktadır. Bu konuyla ilgili İslam yorumcuları da Kuran’da Arim seli ile ilgili olarak kullanılan terimlerden yola çıkarak, konuyla ilgili tutarlı yer ve zaman tespitlerinde bulunmuşlardır. Mevdudi, tefsirinde şöyle yazar:

Metindeki (Seyl-ül Arim) ifadesinde kullanıldığı gibi “arim” kelimesi “baraj, set” anlamına gelen ve Güney Arapçasında kullanılan “arimen” kelimesinden türemiştir. Yemen’de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan harabelerde bu kelime sık sık bu anlamda kullanılmıştır. Mesela Yemen’in Habeşli hükümdarı Ebrehe’nin büyük Marib Seddinin tamirinden sonra yazdırdığı MS 542 ve 543 tarihli bir kitabede, bu kelime tekrar baraj (set) anlamında kullanılmıştır. O halde Seyl-ül Arim, “bir set yıkıldığında meydana gelen sel felaketi” anlamına gelir. “... Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli , acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük” (Sebe Suresi, 16). Yani setin (barajın) yıkılmasından sonra meydana gelen sel sonucu bütün ülke harab oldu. Sebelilerin dağların arasına setler inşa ederek kazdıkları kanallar yıkıldı ve bütün sulama sistemi bozuldu. Bunun sonucu daha önceden bir bahçe gibi olan ülke yabani otların yetiştiği bir cangıl haline geldi ve küçük bodur ağaçların kiraza benzer yemişi dışında yenebilecek hiçbir meyve kalmadı.236

Sütunların yüzeyinde Sebe dilinde yazılmış yazıtlar bulunuyor. Kutsal Kitap Doğruyu Söyledi (Und Die Bibel Hat Doch Recht) kitabının yazarı Hıristiyan arkeolog Werner Keller de, Arim selinin Kuran’a uygun olarak gerçekleştiğini kabul ederek şöyle yazar:

Böyle bir barajın olması ve yıkılarak şehri tamamen harap etmesi, Kuran’daki bahçe sahipleriyle ilgili verilen örneğin gerçekten de meydana geldiğini kanıtlıyor.237

Arim seliyle beraber gelen felaketten sonra bölgede çölleşme başlamış ve tarım alanlarının yok olmasıyla Sebe kavminin en önemli gelir kaynağı da ellerinden çıkmıştı. Allah’ın kendilerini iman etmeye ve şükretmeye çağırmasını göz ardı eden halk, sonunda böyle bir felaketle cezalandırıldı. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Kavimlerin Helakı, Araştırma Yayıncılık)

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com