M. Fethullah Gülen’in Hayatı

11/02/2006

1938 yılında Erzurum’un Pasinler ilçesi Korucuk Köyü’nde doğdu. Babası Ramiz Hoca cami imamı, annesi Refia Hanım ise ev hanımıdır. Ailenin ikinci çocuğu olan Fethullah Gülen Hocaefendi, altı erkek ikisi kız olmak üzere sekiz kardeştirler.

Küçük yaşta hafızlığını tamamlayan Hocaefendi, başta Osman Bektaş Hoca olmak üzere, Erzurum’un tanınmış âlimlerinden ders aldı. Ayrıca bölgedeki tasavvuf büyüklerinin sohbetlerine de katıldı. Askerlik öncesi ve sonrasında olmak üzere Edirne Üç Şerefeli Camii’nde toplam 4 yıl İmam ¬Hatip’lik görevi yaptı. Ankara Mamak ve İskenderun’da askerlik vazifesini tamamladı ve Edirne’ye geri döndü. Bir müddet sonra da Kırklareli’ne tayin olup bir yıl vaizlik yaptı. 1966 yılında İzmir’e vaiz olarak nakli yapılan Fethullah Gülen Hocaefendi, Kestanepazarı Camii’nde verdiği vaazların yanı sıra Kestanepazarı Kur’an Kursu’nda idarecilik görevinde bulundu. Bu arada gezici bölge vaizi olarak Ege Bölgesi’nin değişik il ve ilçelerinde 1971 yılına kadar vaaz ve sohbetlerde bulundu. 1971 yılı muhtırasında kovuşturma geçirdiyse de çıkan af kanunundan istifade ederek davası düştü. Bu kararın ardından Balıkesir’in Edremit ilçesi ve Manisa ilinde vaizlik görevlerini sürdüren Fethullah Gülen Hocaefendi, İzmir Bornova ilçesi vaizliğine atandı. 12 Eylül 1980 tarihine kadar bu görevine devam etti.

İhtilâl dönemi ve sonrasında yaklaşık 6 yıl, hakkında çıkan tutuklama emri dolayısıyla vazifesine ara verdi. 1986 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce verilen takipsizlik kararı neticesi serbest hayata geri döndü. Halktan gelen yoğun istek ve ilgi üzerine 1989 yılında İstanbul ve İzmir’de fahrî olarak vaazlara yeniden başladı ve 1992 yılına kadar bu vaazlarını sürdürdü.

Arapça ve Farsça bilmektedir. Hiç evlenmemiştir. Çeşitli dergi ve gazetelerde çok sayıda makaleleri yayınlanmıştır.

Yayınlanan eserleri şunlardır: Sonsuz Nur (3 cilt), Asrın Getirdiği Tereddütler (4 cilt), İnancın Gölgesinde (2 cilt), Fatiha Üzerine Mülahazalar, Kitap ve Sünnet Perspektifinde Kader, İrşad Ekseni, İla¬yı Kelimetullah veya Cihad, Ölüm Ötesi Hayat, Kalbin Zümrüt Tepeleri (2 cilt), Varlığın Metafizik Boyutu (2 cilt), Çağ ve Nesil, Buhranlar Anaforunda İnsan, Yitirilmiş Cennete Doğru, Zamanın Altın Dilimi, Günler Baharı Soluklarken, Yeşeren Düşünceler, Işığın Göründüğü Ufuk, Ruhumuzun Heykelini Dikerken, Fasıldan Fasıla (4 cilt), Prizma (3 cilt), Ölçü veya Yoldaki İşaretler (4 cilt), Renkler Kuşağında Hakikat Tomurcukları (2 cilt), Hüzmeler ve İktibaslar, Kırık Mızrap (2 cilt), Kur’an’dan İdrake Yansıyanlar (2 cilt), Çocuk Terbiyesi, Varlığın Metafizik Boyutu (2 cilt), Tekellüm Arapça Ders Kitabı (5 cilt) Ayrıca değişik yerlerde yapmış olduğu vaaz ve konferansların yanında dinî, ilmî, felsefî, edebî, aktüel birçok konuda sorulan sorulara verdiği irticalî cevapların kaydedildiği teyp ve video kasetleri bulunmaktadır.

M. Fethullah Gülen’in Şiirleri

AKINCI TÜRKÜSÜ

 

Atlasdan cepkenli yiğit akıncı!

Dönmedin geriye bunca yıl oldu.

Gözlerim yollarda ruhumda sancı,

Elimde güllerim buruşup soldu.

Gezdiğim yerlerde hep seni sordum;

Şimdi gelir diye hayâller kurdum.

Günler geçti ben: “Yarın!” deyip durdum,

Bin hafakan sînem boşalıp doldu…

Ger dizgini artık, şahlansın atın!

Ger ki, va’dedilen günler pek yakın!

Ufukta bahar var, unutma sakın!

Zulmet silindi her yöre nûr oldu.

IŞIK ORDUSU

AKYOL

 

Gördüm nurlu geleceği rüyâmda bir gece,

Işıklar yağıyordu her tarafa sessizce…

Âhenkle işleyen bir saat gibiydi işler;

Bir bir silinip gitmişti asırlık teşvişler…

Ve herkes birbirine yürekten bakıyordu;

Somaki musluklardan kevserler akıyordu.

Tertemiz çehreleriyle geçerken kudsîler,

Ümitlerimize bir bir fer salıp geçtiler.

Yeni bir dünyâ kuruyorlardı; harıl harıl…

Her taraf gökle yarışır gibi.. pırıl pırıl!

Geçtikçe tekmil bu şimşek bakışlı yiğitler,

Anladım; muştusu verilen zamanmış meğer.

Civanlar gördüm yüzlerinde gariplik rengi,

Hükmettim ki bunlar, o ilk kudsîlerin dengi.

Dolaştım her tarafı usanmadan, bezmeden;

Ziyâ içenlere erdim bir ulu çeşmeden…

Şükranla gerilip gezenler vardı kolkola..

Sonra teker teker ulaştı herkes AKYOL’a…

IŞIK ORDUSU

ALTIN TENLER

 

Taptâze altın tenlere benzer bu yiğitler;

İniyor çevrelerine ışıktan demetler…

Sonsuzdan gelen ilhâmla doldukça dolmuşlar,

Hızır’la arkadaş olup sırlara dalmışlar…

Bir büyülü kevserle meğer hepsi de mest imiş,

Gözlerinden belli her biri bir sırra ermiş.

Tûfânlara denk heyecânları var hiç dinmez;

Polat gibi yürek taşırlar korkmaz ve sinmez…

Bilir cihân bunları, belli beldesi köyü,

Çehrelerinde fethedici gizli bir büyü..!

Ve şimdi dehâya denk bu parlak ferâsetler,

Horozu çoktan ötmüş bir kutlu şafak bekler…

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com