Hangi bitki Hangi derde deva

10/26/2006

 1. ADAçAYI: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.

   2. AHUDUDU: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.

   3. ANASON: Hazmı kolaylaştırır. iştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. idrarı arttırır. öte yandan kusmayı ve ishali keser.

  4. ASMA: Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. ishali durdurur.

   5. AVOKADO: çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.

   6. AYRIKOTU: idrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.

  7. AYVA: ishal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. ince bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. çarpıntıyı dindirir.

  8. BADEM: Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.

   9. BAKLA: idrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

   10. BEZELYE: Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.

   11. BiBER: Mideyi kuvvetlendirir. iştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler.

  12. BROKOLi: Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.

  13. BUğDAY: Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.

   14. CEViZ AğACI: Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. ishal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır.

   15. çAMFISTIğI: Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

  16. çEMEN: Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.

  17. çiLEK: Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor.

  18. çöREKOTU: iştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Kolanacak olursa baş ağrısını keser.

   19. DEFNE: Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. idrar ve adet söktürür. iştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.

  20. DENiZ KADAYIFI: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.

  21. DEVEDiKENi: Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.

  22. DOMATES: Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.

  23. DUT: Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.

  24. EBEGüMECi: Göğsü yumuşatır. öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.

   25. ELMA: Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. iki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

  26. ENGiNAR: Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. idrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.

  27. FESLEğEN: öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.

  28. FINDIK: Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar.

   29. GELiNCiK: Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.

   30. GREYFURT: C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. iştah açar.

  31. HATMi: Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.

  32. HAVUç: Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard’ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Hergün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıf- lığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir.

   33. ISIRGAN: Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
               ISPANAK: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik ahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.

  34. iNCiR: Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.

   35. KARANFiL: Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. iştah açar.

   36. KEKiK: Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır.

   37. KINAKINA: Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. iştah açar. Cilt kaşıntılarında faydalıdır.

   38. KiVi: Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.

   39. KUşBURNU: çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. iyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.

  40. LAHANA: Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.

   41. MAYDANOZ: Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.

   42. MELEKOTU: Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.

   43. MEYANKöKü: Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.

   44. MISIR: Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. içinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.

  45. MUZ: Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler. Adet sancılarını gidermeye birebirdir.

  46. NAR: Vücudu kuvvetlendirir. ishali keser. Burun poliplerine faydalıdır. şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.

47. NOHUT: Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.

  48. öKSEOTU: Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.

   49. PATATES: Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir.

   50. PIRASA: idrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.

   51. PORTAKAL: Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor.

  52. SALATALIK: Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır.

  53. SALEP: öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır.

  54. SOğAN VE SARIMSAK: Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor.

  55. SOYA: Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. çünkü, hücre yenilme- sini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.

   56. TARçIN: Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. iştah açar, hazmı kolaylaştırır.

   57. TERE: iştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. idrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler.

  58. TON BALIğI: çok yağlı olmasına rağmen Omega-3 adlı önemli bir yağ asiti içerir. Bu madde, yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı ve şiddetli migren ağrılarına iyi gelir. Ayrıca cilt kuruluğunu ve egzamayı tedavi eder. Ancak taze olarak yenmelidir. Konserve olarak satılan ton balığı yüksek D vitaminin içermekle birlikte Omega-3 yağ asitinden yoksundur.

   59. TURP: Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.

   60. üZüM: üzümde bilinen 20 antioksidant var, siyah üzüm ise yeşil üzümden fazlasını içeriyor. Kan yapar, kanı temizler. Yüksek tansiyonu düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Besleyicidir.

  61. VişNE: ishali keser. Ateşi düşürür. idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir.

   62. YENiBAHAR: Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.

   63. YOğURT: Vücudun çeşitli organlarında bulunan bakterilerden bağırsakta barınanları, sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından önemlidir. Bu bakteriler, enfeksiyonların ve bulaşıcı bir hastalık geçirirken almak zorunda kaldığımız antibiyotiklerin saldırısına uğrayabilir. Bu da sindirim sistemini harap eder. Yoğurt bu sorunu çözer, azalan bakteri miktarını normal seviyesine getirir ve enfeksiyonları hem önler, hem de onlarla mücadele eder. Bağışıklık sistemini de canlandırır. Kalsiyum oranı sütten
fazla olan yoğurdun, protein oranı süte eşittir.

  64. YULAF: çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır.

   65. YERALMASI: şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir.

  66. ZENCEFiL: iştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.

   67. ZEYTiN: Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

Egzersiz ve Sağlık

EGZERSiZ VE SAğLIK

· Güç kazanmak için Pasif Egzersizden uzak durun…

· Egzersiz hem beden hem de ruh sağlığı demektir.

· Aerobik Egzersiz; Sağlıklı Egzersiz..

· Düzenli egzersiz meme kanserini önlüyor…

Sağlıklı ve formda olmak sadece günlük yaşantıya dikkat ederek olmaz. Biraz gayret göstermek, aktif olarak kendi sağlığınızı oluşturmak zorundasınız. Bunun yolu düzenli, bilinçli ve sabırlı bir şekilde egzersiz yapmaktan geçer. Egzersizin Yararları..

Egzersiz birçok hastalıklardan koruyucu güç sağlar. özellikle kalp hastalıkları, kas ve eklem ağrıları egzersiz yapanlarda yapmıyanlara göre çok daha azdır. Yorgunluk, nefes darlığı, fazla kilo, mide barsak bozuklukları, yüksek tansiyon, damar yağlanması gibi birçok hastalık egzersiz yapmıyanlarda daha fazla görülür.

Egzersiz ruhsal açıdan da rahatlık sağlar.
Güç kazanmak için Pasif Egzersizden uzak durun…

Bunların ilki güç kazanmaktır. Güçten anladığımız belli bir direncin üstesinden gelebilmek için harcadığımız kuvvettir. Bu gücün bir kısmı günlük normal işleyişimiz sırasında kazanılır. Diğer kısmı ise düzenli çalışma gerektirir. Daha çok ağırlık çalışması şeklinde bir çalışma ile güç kazanılır. Burada pasif egzersiz olarak bilinen egzersizlere değinmek gerekir. Pasif egzersiz siz hiç güç harcamadan aletler ile yaptırılan egzersizdir. Bu tip egzersizlerin güç kazanmadaki etkileri son derece sınırlıdır. Hareket alanı sınırlıdır. Gereksiz yere tansiyonun yükselmesine neden olur. Ayrıca adalelere giden kan akımına engel olur.  Bunun karşısında ise aktif egzersiz vardır. Aktif egzersiz çaba ve enerji harcayarak eklem ve adalelerin çalıştırılmasıdır. Bu nedenle aktif egzersiz yeğlenmeli ve eklem ve adeleler en geniş hareket alanları içinde çalıştırılmalıdır. 

Esneklik kazanmak…

ikinci önemli egzersiz öğesi esneklik kazanmadır. Bir eklemde tam bir hareket sağlamak üzere kemik, kas ve kirişlerin kalitesinin arttırılması amaçlanır. Aynı kişide değişik eklemlerdeki esneklik çok farklı olabilir. Hatta aynı eklemin sağı ile solu arasında bile büyük farklılıklar olabilir. Eklemlere esneklik kazandırmanın yolu gerdirme ve bükme şeklinde eklemin maksimum şekilde çalıştırılması ile elde edilir. Bir eklemin hareketsiz olması yada sınırlı hareket etmesi eklem ağrıları ve ortopedik sorunların nedenidir. 

Dayanıklılık Kazanmak…

Egzersiz ile sağlık kazanmanın üçüncü bölümü dayanıklılık kazanmaktır. Dayanıklılık aynı hareketi enerji harcayarak belli bir sürenin üzerinde sürdürebilme olayıdır. Dayanıklılık daha çok tüm vücudu çalıştıran hareketlerle elde edilir. Bunlar arasında koşu, bisiklet ve yüzme sayılabilir. 

Egzersiz hem beden hem de ruh sağlığı demektir.

Eğer sağlığınız yerindeyse her şeyi yapacak gücünüz vardır. Ama sağlığınız biraz düşükse, moraliniz biraz bozuksa kendiniz de en ufak bir işi başaracak gücü bulamazsınız. Kaçımız sabah yarım saat erken kalkıp biraz egzersiz yapmayı düşünüyor?

idman yaparak sağlık kazanmak orta yaş döneminin ayrılmaz bir parçasıdır. idmansız kişiler erken yaşlanırken, düzenli idman fizyolojik yaşlanmayı geciktirir.

Form Tutmak Gerekmez…

Egzersiz konusunda bilgilerimizin yanlış olması da bizi egzersiz yapmaktan alıkoyan etken. çoğumuz ben egzersiz yapamam hemen kesilirim, vücudum kaldırmaz diye düşünmektedir. Form tutamam diye düşünmektedir. 

ªunu iyi bilmek gerekir. Sağlıklı olmak ile formda olmak farklı şeylerdir. 

Aşırı Egzersiz Sağlıksız…

çoğu kişi formda olmak ile sağlıklı olmak arasındaki farkı bilmemektedir. ibadet yapar gibi egzersiz yapmasına rağmen göbeklerindeki 3-5 kiloyu eritemez. Bu durumda egzersiz yapmaktan vazgeçer. Yada egzersizin dozunu arttırırlar. Vücudu zorlayan aşırı egzersiz de egzersiz yapmamak kadar sağlıksız bir olaydır. 

Formda olmak bir atletik faaliyeti yapabilme konusunda fiziksel yetenektir. Sağlıklı olmak ise vücuttaki bütün sistemlerin, yani sinir sistemi, kas sistemi, iskelet sistemi, dolaşım sistemi, sindirim sistemi, lenfatik sistemi, hormonal sistemin en iyi biçimde çalışıyor olması demektir. Sağlıkla formda olmak arasındaki fark aerobik ile anaerobik egzersiz arasındaki farkı bilmekle anlaşılır. 

Aerobik Egzersiz; Sağlıklı Egzersiz..

Aerobik demek oksijenli demektir. Uzun süre yapılan ya da sürdürülebilen ılımlı egzersiz demektir. Bu terimin spor salonların da yaptırılan aerobik ya da step egzersizlerle hiçbir alakası yoktur. Aerobik sisteminiz dayanıklılık sisteminizdir. Kalbinizi, ciğerlerinizi, kan damarlarınızı ve aerobik kaslarınızı kapsar. Aerobik sisteminizi uygun perhiz ve egzersizlerle harekete geçirirseniz yakıt olarak yağları yakarsınız.  Oksijensiz Egzersiz: Anaerobik Egzersiz…

öte yandan anaerobik sözü oksijensiz demektir. Kısa süreli güç patlamaları sağlayan egzersizleri anlatmaktadır. Anaerobik egzersiz ilk yakıt olarak glikojeni( yani depo şekeri) yakar. Bu arada vücutta yağ depolanmasına yol açar. 

Yürüyüş, hafif koşu, bisiklet, yüzme, dans gibi sporlar hem aerobik hem de anaerobik olabilirler. Düşük kalp hızları bu sporları aerobik, hızlı ve yüksek kalp hızları anaerobik yapar. 

Anaerobik yaşam vücutta şekeri harcar. Halbuki bu şeker vücudumuzdaki önemli işler için gereklidir. Kan şekerinin 3 de 2 sini sinir sistemi kullanır. Azalan şeker sinir sistemimizi bozar, baş ağrıları, dalgınlık yapar. 

Anaerobik Yaşam Tarzı Hastalıkları Davet Eder…

Dermansızlık, adele ağrıları, depresyon, selülit, sivilce, adet öncesi gerginlikler, eklem tutulmaları, bel boyun tutulmaları gibi hastalıkların altında anaerobik yaşam tarzı söz konusudur. 

Yani hastalıkların temeli yaşam tarzımızla ilgili. Bu nedenle önce yaşam tarzını ve alışkanlıkları değiştirerek işe başlayın. 

Bol bol açık havada yürüyüş yapın. Sabahları erken kalkın,yürüyün. Akşam yemeklerinden sonra yürüyün. Ama sigara içmeden ve çekirdek yemeden ve de hızlı hızlı,asansöre binmeyin. 

Yakın mesafelerde arabaya binmeyin. Buzdolabının kapağına kilit takın ve anahtarı yok edin. 
 
 

EGZERSiZ YAPMALISINIZ

Sağlığınızı koruyarak kilo vermek için egzersiz’de yapmalısınız.
Düzenli ve bilinçli yapılan egzersizler sağlığınızı koruduğu gibi zihinsel faaliyetlerinizi de arttıracaktır.
Spor ve bilinçli egzersiz kalbi güçlendirir, solunumu düzenler ve kan dolaşımını düzene sokar.
Egzersiz’lerde önemli olan şunlardır;

Egzersiz sayısı : bir egzersiz programının bir hafta içerisindeki tekrar sayısıdır.

Tekrar sayısı : bir egzersiz programındaki aynı hareketin tekrar sayısıdır.

Egzersiz süresi : egzersiz programındaki bir hareketin süresidir.

Vücut yağlarınızın enerji olarak kullanılıp harcanabilmesi için gerekli sayıda hareketi gerekli sürede yapmalısınız.

DüZENLi EGZERSiZ MEME KANSERiNi öNLüYOR…

Egzersizin önlediği hastalıklar listesine meme kanserinide ekleyebilirsiniz artık. Norveç’te 26 bin kadında yapılan bir araştırma, her hangi bir sporu haftada en az dört saat yapan kadınlarda meme kanseri gelişme riskinin %40 oranında azalığı belirlenmiş. Boş zamanlarını sürekli TV seyrederek ya da hareketsiz kalarak geçiren kadınların bu kansere yakalanma şansı ise artıyor.

Ne kadar çok egzersiz yaparsanız koruyucu etki o kadar artıyor. Ama orta düzeyde hareketlilik dahi kanseri önleme de etken. Bu etki nasıl oluyor? Fiziksel aktivite estrojen hormonunun düzeyini azaltır. Bu biliniyor. Maraton koşucuları, balerinler gibi sürekli spor yapan kadınlarda adetlerde kanama miktarı çok azalır. Fazla estrojenin meme kanseri gelişmesini uyardığı yönünde düşünceler devam etmektedir. özellikle zayıf ve 45 yaşın altında olan kadınlarda egzersizin koruyucu etkisi daha belirgin olmakta.

Bu arada ağır beden işi olan kadınlarda daha hareketsiz işi olan kadınlara göre meme kanseri gelişme şansının daha az olduğunu söyleyelim. Düzenli egzersizin kalp hastalığı, şeker, felç ve kemik erimesine karşı olan koruyucu etkisi uzun zamandır biliniyor. Meme kanserini engelleyici etkisi ise bu kadar kesin değil. Başka geniş ölçekli çalışmalarla desteklenmesi gerekiyor.

Ama kadınları harekete geçirmek için önemli bir neden daha ortaya çıktığı inkar edilemez.

kalp sağlığı için 10 emir

Sağlıklı beslenmeye küçük yaşlarda başlayın. Tembellik ve aşırı stresten uzak durun. Meslek seçiminde becerilerinizi zorlamayın. işte, sağlıklı bir kalbin sırları…

Memorial Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastalıklarından korunmanın sırlarını açıkladı:

1. Sağlıklı beslenmeye çocuk yaşlarda başlanacağını unutmayın.
2. Boy – kilo oranına çok dikkat edin.
3. Kadınlar menopoz dönemlerini mutlaka geciktirmeli. Sigara tüketimi ve stresli bir hayat erken menopozun en önemli sebepleri arasında sayılıyor.
4. Fizik aktivitenizi artırın. Tembellik ve aşırı stresten uzak durun.
5. Meslek seçiminde beceri ve imkânlarınızı zorlamayın.

HAYATLA BARIşIN
6. Kendinizle, hayatla ailenizle, eşinizle, dostlarınızla barışık olun. A tipi (çabuk karar veren, hırslı, kavgacı, acele hareket eden) kişiliğiniz varsa yavaşlayın.
7. 20 yaşından sonra hiç olmazsa bir kez, kan yağlarınızı (trigliserid, iyi ve kötü huylu kolesterol) kontrol ettirin.
8. Aile hikâyenizde erken kalp hastalığı varsa, diyabet, yüksek tansiyon hastası iseniz 30, değilseniz 40 yaşından sonra her yıl kan yağları (iyi ve kötü huylu kolesterol, trigliserid, homosistein) kontrolü ile efor testinizi ihmâl etmeyin.
9. Sigara içmeyin.
10. Hastalığınızı, aileniz veya çevrenizle ilgili sorunlarınızı bir psikiyatri uzmanı ile görüşün.

AşIRI EGZERSiZDEN KAçININ

Sağlıklı için kalp hastalarının da, günlük hayatlarında uyması gereken bir takım kurallar var:

Sigara içmeyin, içilen ortamda bulunmayın.
Düzenli olarak bir kardiyologun kontrolüne girin.
Tedaviniz ilâç, balon veya ameliyat olabilir. Hepsinin olumlu, olumsuz yanlarını, uzun dönem sonuçlarını doktorunuzla tartışın.
Aşırı fiziksel aktivitelerden kaçının. Kardiyak rehabilitasyon uzmanının hazırladığı bir programa başlayın.
Sürekli kullanmanı gereken ilâçları ihmâl etmeyin. özellikle yüksek tansiyon ilâçlarınızın yedeğini bulundurun.
Kan yağlarınızı 3 ayda bir kontrol ettirerek, tahlil raporunda yazan normal sınırın altında tutun.
Kan yağlarınızı kontrol için diyetin yetmediği durumlarda sürekli ilâç kullanın.
Aile ve sosyal hayatınızı bir kez daha gözden geçirip, olumsuzlukları en aza indirin.
Hastalığınız için ailenizi ve çevrenizi suçlamayın, sorunlarınız için psikiyatri uzmanına danışın

SAçINIZ içiN DOğAL REçETE

Saçların yağ eksikliği için mayonez tedavisi tavsiye ediliyor. Güzel, parlak, canlı ve kolay şekil alan saçlara sahip olmak için doğal yöntemlerin kullanılması gerektiği belirtildi. Kurumuş yıpranmış saçlara sahip olanlara sıcak yağ tedavisi, fazla ince, çabuk kırılan saçlar için hint yağı tedavisi öneren uzmanlar, koyu renk saçların parlak görünmesi için ise zeytinyağı ve bal tedavisini tavsiye ettiler. Uzmanlar, güzel, parlak, canlı ve kolay şekil alan saçlara sahip olmak için şu önerilerde bulundular:

- Sıcak Yağ Tedavisi: Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın.

- Hintyağı Tedavisi: Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya bastırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.

- Zeytinyağı ve Bal Tedavisi: Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.

- Protein Tedavisi: Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. iki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke, mümkünse elma sirkesi ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.

- Kakao Yağı Tedavisi: Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. içinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

- Mayonez Tedavisi: Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.”

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com