4) Hud Aleyhisselâm

07/01/2007

  4) Hud Aleyhisselâm

    18- Hazret-i Hud, Yemen’de Hadremut civarında “Ahkaf denilen yerde yaşayan “Ad” kavmine peygamber gönderilmiştir. Şöyle ki: İnsanlar, Tufan felâketinden sonra yine azıtmışlar, yollarını sapıtmışlar, Allah’ın dinine aykırı işlere sarılmışlardı. Bunlardan bir kısmı da “Ad” kavmi idi. Bunlar, birçok nimetlere ve kuvvetlere kavuşmuş muhteşem binalar yapmış; fakat Yüce Allah’ın birliğini inkâr ederek putlara tapınmakta bulunmuşlardı. Kendilerine Hud aleyhisselâm gönderildi.

Bu muhterem peygamber, birçok mucizeler gösterdi. Fakat inanmadılar. Nihayet yedi gün sekiz gün devam eden şiddetli bir rüzgâr ile helak oldular. Hazret-i Hud da, kendisine iman edenlerle beraber çıkıp başka tarafa gitti. Yüz elli sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme’de veya Hadremut’ta gömüldüğü rivayet edilmiştir.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

5) Salih Aleyhisselâm

 5) Salih Aleyhisselâm

    19- Hazret-i Salih, Şam ile Hicaz arasında “HİCR” denilen yerde yaşayan “Semud” kavmine peygamber gönderilmiştir. Bu kavim de dağları delmiş, taşları oymuş, kendilerine pek sağlam binalar yapmışlardı. Fakat, bunlar da doğru yoldan çıkmış bulunuyorlardı. Hazret-i Salih’in yirmi sene devam eden emirlerine ve öğütlerine muhalefet ettiler.

“Bu deveye dokunmayınız” dediği ve bir mucize olarak taştan Allah’ın emri ile çıkardığı hayvanı boğazladılar. Nihayet şiddetli bir gürültü ile yerlere serilip helak oldular. Salih peygamber de, kendisine iman edenlerle beraber çıkıp önce Şam’a, Filistin’e, sonra da Mekke-i Mükerreme’ye gitti. Seksen beş sene veya iki yüz sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme’de rükün ile makam arasında gömüldüğü rivayet edilir.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

6) İbrahim Aleyhisselâm

   6) İbrahim Aleyhisselâm

    20- Hazret-i İbrahim “Ulü’l-Azm (azm sahibleri)” denilen büyük peygamberlerden biridir. Bunlar, bizim Peygamberimiz Hazret-i Muhammed aleyhisselâm, Nuh aleyhisselâm, Musa aleyhisselâm ve İsa aleyhisselâm olmak üzere beş peygamberdir.

    Nuh peygamberin çocukları yeryüzüne dağıldıktan sonra Ham’ın soyundan “Nemrud” adında bir adam, birçok kabileleri başına toplayarak Babil’de, şimdiki Musul şehrinin bulunduğu yerlerde Babil hükümetini kurmuştu. Babil ülkesine “Geldanistan” denildiği gibi, hükümdarlarına da “Nemrud” denilir.
    Babil halkı arasında “Saibe” denilen sapık bir din türemişti. Bunlar, güneşe, aya, yıldızlara, putlara ve hükümdarlara tapmakta idiler. Yüce Allah, Nemrud İbni Ken’an zamanında Babil halkına İbrahim aleyhisselâm’ı peygamber olarak gönderdi. O’na on sayfalık kitab verdi.

    21- Hazret-i İbrahim, Babil halkına gerçek dini bildirmeye başladı, onları hak dine çağırdı. Doğup batan, sönüp giden şeylerin tapılmaya uygun bulunmadıklarını onlara söyledi. Fakat onlar aldırmadılar. Bir yortu günü insanlar şehir dışına çıkmışlardı. İbrahim aleyhisselâm şehirde kaldı. Putların bulunduğu yere giderek bir kısım putları kırdı. Elindeki baltayı da büyük bir putun boynuna astı. İnsanlar şehire dönüp bu durumu görünce, bunu Hazret-i İbrahim’in yaptığını anladılar.

    Hazret-i İbrahim de:
    - “Eğer söyleyebilirse sorunuz; bunu bu büyük put yapmıştır!” dedi. Dediler ki:
    - “Hiç cansız olan bir put böyle bir şey yapabilir mi?” Hazret-i İbrahim de:
    -”Madem ki bunlar cansız, ellerinden bir şey gelmez şeylerdir; artık niçin bunlara tapıyorsunuz?” dedi.

    İbrahim aleyhisselâm bu cahil kavme, ne kadar sapıklık ve anlayışlık içinde kaldıklarını bu hareketi ile anlatmak istemişti. Bunun üzerine hepsi de biraz sustular, cahilliklerini anlar gibi oldular. Ne yazık ki, cehalet gururları tekrar baş gösterdi. Sapıklıklarında ısrar ettiler. Hazret-i İbrahim’i, yaktıkları büyük bir ateş içine attılar. Fakat ateş, Yüce Allah’ın emri ile gül bahçesi kesildi, O’nu yakmadı. Bu Allah’ın büyük bir mucizesi idi. Bunu görenlerden bazıları iman ettiler. Hazret-i İbrahim de bu iman edenleri ve kendi aile halkını yanına alarak Şam memleketine hicret etti. Bir aralık kıtlık olunca Mısır’a gitti. Sonra da dönüp Ken’an ilinde (Beyt-i Makdis) çevresinde bulundu.

    22- İbrahim aleyhisselâm rivayete göre, Âdem aleyhisselâm’ın yaratılışından üç bin üç yüz otuz yedi sene sonra Babil’de doğmuş ve yüz yetmiş beş veya iki yüz sene yaşamıştır. Kudüs’e bağlı “Halilürrahman” kasabasında bir mağara içinde zevcesi Sare ile beraber gömülmüştür.

    Hazret-i İbrahim’e “Halilullah” denir. Ona bütün milletler saygı gösterir. Son derece misafirsever idi. Minberde hutbe okumak, misvak kullanmak, sünnet olmak, tırnak kesmek işleri, Hazret-i İbrahim’in bazı sünnetlerindendir. Kâbe-i Muazzama’yı, oğlu İsmail aleyhisselâm ile ilk olarak veya yenileyerek inşa etmiştir.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

7) Lût Aleyhisselâm

7) Lût Aleyhisselâm

    23- Hazret-i Lût, İbrahim aleyhisselâm’ın kardeşi Haran’ın oğludur. Onunla beraber Şam’a hicret etmişti. Sonra Sedum memleketine peygamber gönderildi. Buranın halkı dinden çıkmış ve o zamana kadar hiç bir kavmin yapmadığı fenalıklara
atılmışlardı.
 
Hazret-i Lut’un öğütlerini dinlemediler. Sonunda başlarına taşlar yağdı, gönderilen meleklerle yurdları altüst oldu.
    Lût aleyhisselâm da çıkıp İbrahim aleyhisselâm’ın yanına gitti. O da Halilürrahman kasabasında gömülüdür.

Büyük İslam İlmihali
Müellifi : Ömer Nasuhi Bilmen

Sadeleştiren
Ali Fiklri Yavuz

« Previous entries · Next entries »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com