BAŞ ÖRTÜSÜNÜ ANLATAN KISA BİR YAZI :):)

04/22/2007

Yemenidir ,yaşmaktır, bayraktır ,başörtüsü. Şimdi öz vatanında tutsaktır başörtüsü.

Zulümdür gelir, geçer.İnanan kalmaz naçar.Kuytu sularda açar, zambaktır başörtüsü.

Yine yollar kesildi. Dershaneler basıldı. Bir kız gözünü sildi. Islaktır başörtüsü.

Yine haller, arzular yasağa nasıl sığar? Hergün yeniden doğar, şafaktır başörtüsü.

Düşme arsız izine, kanma yalan sözüne, bacımın gülyüzüne yapraktır başörtüsü.

Beyzadeler şaşırdı. Ne görür, ne işitir. Bu bir kimlik işidir. Bir haktır başörtüsü.

Oyası el örgüsü, namusun tel örgüsü, Nene Hatu’nun süsü ak paktır başörtüsü.

Gelinlik giymek caiz midir?

09/10/2006

Nikah merasiminde gelinlik giyilebilir mi?

Gelinlik Tesettüre aykırı düşer mi?
Tesettüre uygun gelinliği yabancı erkeklerin giymewsinde bir mahzur var mıdır?
Herkesin bildiği gibi gelinlik; manto, elbise gibi içeride ve dışarıda giyilen alışılmış kıyafetlerden değildir. Belli ibr zamanda giyilmek üzere özel olarak hazırlanmış bir kıyafettir. Maksat gelini daha cazip hale getirmektir.

Gelinin vücut hatlarını örtmeyecek kadar şeffaf, başı, kolları ve diğer yerlerini kapatmayacak ölçüde dikilmiş gelinliklerin tesettüre uymak isteyen hanımlarca giyilmeyeceği ve tesettür yerine geçmeyeceği açıktır. Kadın ve erkeklerin karışık olarak bulundukları nikah salonlarında ve düğün merasimlerinde bu tarz gelinliklerin dinen giyilmeyeceği bellidir.

Ancak böyle gelinliklerin sırf hanımlar arasıonda yapılan merasimlerde, erkelerin bulunmaması şartıyla giyilmesi caiz olabilir. Buna rağmen bu meselede hassas olan kimselerin böylesine tesettür ölçüsünden uzak gelinlikleri giymedikleri şüphesizdir.

Tesettüre dikkat eden mümin hanımların bu davranış ve titizlikleri tesettüre uygun gelinliklerin üretimini sağladı.Bugün artık bütünüyle tesettürü temin eden ve giyildiğinde hiçbir yeri açık olmayan gelinlikler bulunmakta ve tabik edilmektedir. Gelinlik giymekte arzulu olanlar ancak böylesine tesettüt,rü yerine getiren gelinlikler giymek şartıyla merasimlerde ve törenlerde bulunurlar…

Aileye Özel Fetvalar, Mehmed Paksu

İlahi Dinlerde Tesettür

Tesettür, kadın ve erkeğin namazda ve namaz dışında avret mahallini örtmesi demektir.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
“Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip süsleneceğniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır. Bu Allah’ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünsünler.”
(Araf Suresi 26)

“Şeytan Adem ile Havvanın avret yerlerini açmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: Rabbinizin size bu ağaca yaklaşmanızı yasaklamış olması yalnızca sizin iki melek olmanız ve ebedi yaşayanlardan bulunmamanız içindir ve “Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim “diye yemin etti. Böylece onları aldattı, ağaca tattıkları anda ise avret yerleri kendilerine beliriverdi ve üstlerine cennet yapraklarından yamalar örtmeye başladılar. Rableri seslendi: “Bensizi bu ağaçtan menetmemişmiydim? Ve şeytanın da size düşmanınız olduğunu söylememişmiydim?” Dediler ki “Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.”
(Araf Suresi20-23)

“Ey Adem Oğulları! şeytan ana ve babanızı, avret yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa, sakın size de bir fitne (tuzak) kurmasın. Çünkü o da, kabilesinden olanlar da sizi, sizin kendilerini görmeyeceğiniz yerlerden muhakkak görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları yaptık”
(Araf suresi 27)

İslamda Tesettürün Temelleri

İslam’da kadının konumuyla ilgili olarak çağımızda en çok tartışılan konu, kadının örtünme meselesidir. Kur’an’da :
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(Ahzab: 59),
“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüzkadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”
(Nur: 31)

Gerek bu ve gerek benzeri ayetler ifade tarz ve üslubu gerekse Hz.Peygamber zamanında uygulamalar, kadınların örtünmesinin, tavsiye kabilinden veya örf-adete veya sosyalkültürel şartlara bağlı ahlaki çerçevede bir hüküm olmaktan öte dini ve bağlayıcı bir hüküm olduğunu göstermektedir. Çağımıza kadar bütün İslam bilginlerinin anlayışı ve asırlar boyu İslam ümmetinin uygulaması da bu yönde olmuştur.

Örtünme konusunda kadınlara ağır bir sorumluluk yüklendiği ortadadır. Bu kadını koruma, yüceltme ve ona toplumda saygın bir yer kazandırma çabasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Utanma ve örtünme, canlılar içinde sadece insana has bir özelliktir.

İslam bilginlerinde ortak görüş, kadınların el, yüz ve ayak hariç örtünmeleri gerektiği üzerinde ağırlık kazanmıştır. Ancak örtünmenin renk, üslup ve şeklinin toplumların gelenek, zevk ve imkanları ile bağlantılı olacağı, bu sebeple de bölge ve devirlere göre farklılık gösterebileceği açıktır.

Cahiliyet devrinde Arap kadınlarının iki adeti vardı :

Başörtülerini başlarına örtüp iki omuzları arasında arkaya doğru sarkıtarak boyunlarını tamamen, göğüslerininde bir kısmını açık bırakırlardı.
Süslendikten sonra evlerinden çıkıp yabancı ereklerle karışık gezip otururlardı.

İslam’dan sonra, Medine’de hicab ayeti gelene kadar bu iki adet devam etti. Hz.Aişe hicab ayet-i geldikten sonra müslüman hanımların durumunu şöyle anlatır:
“Vallahi ben Allah’ın kitabını tasdik, Onun indirdiğine iman açısından ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nur suresinin örtünme ayeti gelince erkekleri kendilerine varıp Allah’ın indirdiği ayetleri okumaya başladılar. Hanımların hepisi Allah’ın emrine uyarak yünden ve pamuktan yapılmış örtülerine büründüler, Resulullah’ın arkasında sabah namazı kılmaya geldiler.”

Hicab ve tesettür ayetleri geldikten sonra iki çeşit tesettür farz kılındı.

Erginlik çağına girdiği andan itibaren her kadının bütün vücudunu örtmesi, mahremlerin dışında hiç kimseye göstermemesi
Meşru bir ihtiyaç olmadıkça evlerinden dışarı çıkıp namahrem erkeklerle karışık dolaşıp oturmak
Bu konuda haremlik-selamlık müessesini İslam getirmiştir.

Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

« Previous entries Next Page » Next Page »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com