Eski Cahiliyet Çağında Metres

06/17/2007

İSLAMDA KADIN

Eski Cahiliyet Çağında Metres

Nemrut zamanında, fahişeler vardı, en ince gömlekleri giyer, ilgi çekmek için yollarda yürürlerdi. Kadın, kocasını dostu ile birlikte idare ederdi.

Davut ve Süleyman Peygamberin devrinde, kadının inceden yapılmış, yanları dikilmemiş açık gömlekleri olurdu. bu açık yerden karınlarının kıvrımları görünürdü.

Erkeklerle karışık oturulur, beraber gezilir, yürürken kırıtılır ve vücudun bazı süsü ve güzellikleri  gösterirlerdi.

Bu zamanda olanlar o zamanlar da vardı. Cahiliyet çağının bu tür konularda, içinde bulunduğumuz çağa erişebildiğini söylemek…

Kaynak:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

İlahi Dinlerde Tesettür

İSLAMDA KADIN

İlahi Dinlerde Tesettür

Tesettür, kadın ve erkeğin namazda ve namaz dışında avret mahallini örtmesi demektir.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
“Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip süsleneceğniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır. Bu Allah’ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünsünler.”
(Araf Suresi 26)

“Şeytan Adem ile Havvanın avret yerlerini açmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: Rabbinizin size bu ağaca yaklaşmanızı yasaklamış olması yalnızca sizin iki melek olmanız ve ebedi yaşayanlardan bulunmamanız içindir ve “Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim “diye yemin etti. Böylece onları aldattı, ağaca tattıkları anda ise avret yerleri kendilerine beliriverdi ve üstlerine cennet yapraklarından yamalar örtmeye başladılar. Rableri seslendi: “Bensizi bu ağaçtan menetmemişmiydim? Ve şeytanın da size düşmanınız olduğunu söylememişmiydim?” Dediler ki “Rabbimiz, biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan ve bize merhamet etmezsen gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız.”
(Araf Suresi20-23)

“Ey Adem Oğulları! şeytan ana ve babanızı, avret yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa, sakın size de bir fitne (tuzak) kurmasın. Çünkü o da, kabilesinden olanlar da sizi, sizin kendilerini görmeyeceğiniz yerlerden muhakkak görürler. Biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları yaptık”
(Araf suresi 27)
 

  • Allah, Hz.Adem ve Hz.Havva’nın çıplaklığını örtmüştü, yasağın ihlalinden sonra ise örtüyü kaldırmış, çıplaklıklarının utancını gidermede onları kendi çabalarıyla bırakmıştı. Kur’an’a göre Hz.adem ile Hz.Havva, örtünme güdüleri ve bu yüzden örtünme çabalarıyla birlikte yeryüzüne indirilmişlerdi.
  • İnsanlar yeryüzündeki  görevlerini unutarak dinlerinden saptıkça, kadının örtünme olgusuda saptırılmıştır.
  • Yahudiler, tesettürü kadına zulmetme ve buyurma aracı olarak gördüler. Talmut’a göre, başına örtü örtmeden sokaklarda dolaşan bir kadını kocası mehir ödemeden boşama hakkına sahiptir. Talmut müfessirleri kadının kaburga kemiğinden yaratıldığı kabulünü olduğu gibi, onun örtülü oluşunu da mütevazi, alçakbaşlı ve haddini bilir olması gerekliliğiyle açıklıyorlardı. Böylece kadının örtünmüşlüğü bu inanışla ezilmişliği ifade eden bir araç olmaktan ileri geçmiyordu.
  • Tahrif edilmiş İncil’de ise, “Kadınların örtünmelerini, erkeklerin kadınlar karşısındaki üstünlüğünü ifade etmesiyle açıklamıştır. “Pavlus’a göre, son derece alımlı bir şey olan kadının uzun saçı, ona örtülmesi için verilmiştir.” (İncil, Korintoslulara Mektuplar : 39)
  • Bu konudaki görüşlerini Korintoslular’a yazdığı bir mektupta açıklayan Pavlus, Tarsus’lu ve yahudi kökenli bir havaridir. Pavlus’a göre her erkeğin başı Hz.İsa’yı, bir kadının başı ise kocasını temsil etmektedir. Bu yüzden, başına bir şey koyarak ibadet eden erkek ile başına bir şey koymadan ibadet eden kadın, başlarını kirletmektedir. “Çünkü böyle bir kadın, sdaçları kökünden kazınmıi bir kadının ta kendisidir. bir kadın başını örtmüyorsa, saçını kestirsin. Ama saçını kısa kestirmek veya kazıtmak, bir kadın için aynı şekilde utanç verici bir şeydir. Kadın başını  da örtmelidir. Erkek tanrının kopyesi ve onun yansımış ışığı olduğu için, başını örtmez. Ama kadın örtünmeli, çünkü o erkeğin yansımış ışığıdır. Başlangıçta  erkek kadından yaratılmadı, tersine kadın erkekten yaratıldı. Kadın, erkek için yaratıldı. Ama, erkek kadın için yaratılmadı. Kadın bu sebepten de başının üzerine bir şeyler örtmelidir. Meleklerden ötürü, onlara karşı koruyucu bir güç olarak ve şimdi siz kendinizi yargılayın, kadının örtünmeden tanrıya ibadeti yakışır mı? (İncil, Korintoslulara Mektuplar : 393)
  • Başörtüsü Yahudiler için, putperest kadınlarda olmayan bir ar ve namus simgesi idi. ayrıca, ibadet ederlerken de başlarının örtülü olmasına dikkat ediyorlardı. Hatta sabah duasını tallit denilen, ipek ya da yünden yapılmış kenarları püsküllü dörtgen biçiminde özel bir kumaş örtüyü örtme geleneği Yahudiler de devam etmektedir.
  • Baş örtüsü Hristiyan kadınlar arasında yaygındı. Başörtüsünün dindar Hristiyanlar için taşıdığı anlam, Hristiyan bilgini, Tetulinin kadınlarrın  başlarını örtmeye çağrısında tanımını bulmaktadır. “Bakire yalvarırım başını bir örtüyle ört! İffetli edep silahına sarıl, etrafını hicab duvarıyla çevir, cinsiyetine ne kendi bakışlarının, ne de glip geçen bakışlarının sızmayacağı bir duvar ör, kadınlara ait bu giysiyi bakireliğini korumak için taşı.
  • Hristiyan toplumlarda başörtüsü, asırlar boyu kadının evli olduğunu gösteren işaretti. Evli olan bir kadının başı  şöyle örtülürdü: saçını içine toplamış olduğu ağın üzerine, yüzünü de kapatan bir baş örtüsü örter, bu baş örtüsü kalçaya kadar iner, bazen önden açık bırakılır veya çene altında bir iğne ile tutturulurdu.

Faydalanılan Eserler:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

İslamda Tesettürün Temelleri

İSLAMDA KADIN

İslamda Tesettürün Temelleri

İslam’da kadının konumuyla ilgili olarak çağımızda en çok tartışılan konu, kadının örtünme meselesidir. Kur’an’da :
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı  çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”
(Ahzab: 59),

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini  korusunlar; namus ve  iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.  Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin  kadınlar), ellerinin altında bulunanlar  (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüzkadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek   tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”
(Nur: 31)

Gerek  bu ve gerek benzeri ayetler ifade tarz ve üslubu gerekse Hz.Peygamber zamanında uygulamalar, kadınların örtünmesinin, tavsiye kabilinden veya örf-adete veya sosyalkültürel şartlara bağlı ahlaki çerçevede bir hüküm olmaktan öte dini ve bağlayıcı bir hüküm olduğunu göstermektedir. Çağımıza kadar  bütün İslam bilginlerinin anlayışı ve asırlar boyu İslam ümmetinin uygulaması da bu yönde olmuştur.

Örtünme konusnda  kadınlara ağır bir sorumluluk yüklendiği ortadadır. Bu kadını koruma, yüceltme ve ona toplumda saygın bir yer kazandırma çabasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Utanma ve örtünme, canlılar içinde sadece insana has bir özelliktir.

İslam bilginlerinde ortak görüş, kadınların el, yüz ve ayak hariç örtünmeleri gerektiği üzerinde ağırlık kazanmıştır. Ancak örtünmenin renk, üslup ve şeklinin toplumların gelenek, zevk  ve imkanları ile bağlantılı olacağı, bu sebeple de bölge ve devirlere göre farklılık gösterebileceği açıktır.

Cahiliyet  devrinde  Arap kadınlarının iki adeti vardı :

  • Başörtülerini başlarına örtüp iki omuzları arasında arkaya doğru sarkıtarak boyunlarını tamamen, göğüslerininde bir kısmını açık bırakırlardı.
  • Süslendikten sonra evlerinden çıkıp yabancı ereklerle karışık gezip  otururlardı.

İslam’dan sonra, Medine’de hicab ayeti gelene kadar bu iki adet devam etti. Hz.Aişe hicab ayet-i geldikten sonra müslüman hanımların durumunu şöyle anlatır:
“Vallahi ben Allah’ın kitabını tasdik, Onun indirdiğine iman açısından ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nur suresinin örtünme ayeti gelince erkekleri kendilerine varıp Allah’ın indirdiği ayetleri okumaya başladılar. Hanımların hepisi Allah’ın emrine uyarak yünden ve pamuktan yapılmış örtülerine büründüler, Resulullah’ın arkasında sabah namazı kılmaya geldiler.”

Hicab ve tesettür ayetleri geldikten sonra iki çeşit tesettür farz kılındı.

  • Erginlik  çağına girdiği andan itibaren her kadının bütün vücudunu örtmesi, mahremlerin dışında hiç kimseye göstermemesi
  • Meşru bir ihtiyaç olmadıkça evlerinden dışarı çıkıp namahrem erkeklerle karışık dolaşıp oturmak

Bu konuda haremlik-selamlık müessesini İslam getirmiştir.

Faydalanılan Eserler:
1) İlmihal, Türkiye Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN

Zinet İki Kısımdır

İSLAMDA KADIN

Zinet İki Kısımdır

  • Güzellik, boy-pos, cilt, çehre, kaş, göz, gibi esas yartılışta olan fiziki güzellik.
  • Takılar, gerdanlık,bilezik, tac, kına, sürme ve bütün suni güzelliklerdir. Bu tip zinetlerin mahremlerin göstermek  caizdir.

Şehvetten  emin olmak şartıyla Kur’an-ı Kerim’de tesbit edilen mahremlere gösterilmesi caiz olan zinetler; kol, pazu, bacak, baş, saç, yüz, kulak, boyun. Bunların dışındakilerini göstermek helal olmaz. Caizdir demek de mutlaka açılacak manasına gelmez. Örtmek takva ve azimettir, açmak ise ruhsattır. Hanımların, bulaşık, çamaşır, yemek gibi hizmetleri esnasında sayılan organlarını açmalarına ancak ruhsat verilmiştir.
Faydalanılan Eserler:
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN


YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com