Namazdan sonraki vesvese

11/30/2006

Namazdan sonraki vesvese
Sual: İnsanın kalbine şeytandan gelen “acaba abdestim var mı? yoksa ve ben ya var diye hatırlıyorsam” gibi vesveseler geldiğinde ne yapmalı?
CEVAP
Hem (şeytandan gelen) diyorsunuz hem de ne yapmalı diye soruyorsunuz. Elbette bu vesveselere önem vermemeli. Abdest aldığınızı hatırlıyorsanız mesele yok. Abdestim var kabul edilir.

Sual: Namazda bazen üçüncü mü dördüncü rekat mı diye şüpheye düşüyorum. Bazen namazdan sonra aklıma geliyor vesvese ve iade ediyorum. Uygun mudur?
CEVAP
Uygun değildir. Namazdan sonraki vesveseye itibar edilmez. Şunu hiç unutmayın, çünkü namaz kılan herkese lazımdır: Fıkıhta şüphe ile zan farklıdır. Şüphe, üç mü dört mü kıldığını hiç bilememektir. Zan ise, bir tarafı biraz ağır basar. Zannıma göre üç kıldım denirse üç olur. İbadetlerde zan geçerlidir. Hükümler de ise zan geçersizdir. % 100 bilmek gerekir. Buna göre, üç mü dört mü kıldım diye zan ederse, zannı ne tarafta ise öyle hareket eder. Zan edemiyor da, şüphe ediyorsa, o zaman üç kıldım der ve üçüncüde oturur, bir rekat daha kılar ve secde-i sehv yapar. Zan ile şüpheyi iyi bilmek gerekir.

Sual: Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda bağlı olan şeytanlar nasıl günah işletiyor?
CEVAP
Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir. (Mektubat-ı Rabbani)

Şüpheli gıdaları yemek

Şüpheli gıdaları yemek
Sual: İçinde domuz yağı olma ihtimali olan gıdaları yemek caiz midir?
CEVAP
Bazı kimseler; piyasadaki gıda maddelerinde domuz yağı ve meşrubatlarda alkol olabilir, kasaptaki et besmelesiz kesilebilir düşüncesiyle vesveseye kapılıyorlar.
İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki:
(Haram olmayan, fakat şüpheli olan şeylerden de sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde, (Şüpheli şeyi terk et, şüphesiz şeyi al), (Şüphelilerden sakınan; dinini, ırzını korumuş olur. Şüpheli etrafında dolaşan, harama düşebilir) buyuruldu. Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir. Mesela dinimiz, �Haram olduğu bilinmeyen şeyleri yiyin� der. Resulullah efendimiz, müşrikin; Hz. Ömer Hıristiyanın testisinden abdest almıştır. Eshab-ı kiram, gayrı müslimlerin verdiği suyu içerdi. Halbuki pis, necis olan şeyleri yemek haramdır. Kâfirler ise ekseriya pis olur. Elleri, kapları şaraplı olur. Hayvanı Besmelesiz keserler. Eshab-ı kiram, bunlara rağmen, necis olduğunu kesin bilmedikleri için, vesvese etmeyip; et, peynir gibi gıdaları alıp yerlerdi.) [İhya]

İmam-ı Kastalani hazretleri buyurdu ki:
(Peygamber efendimiz, Hayber�de, eshab-ı kiramla bir Yahudi�nin zehirli kebabından bir lokma yedikten sonra, (Bu et, bana zehirli olduğunu söyledi) buyurup başka yemedi ve son hastalığında, (Hayber�de yediğim zehirli etin acısını hâlâ hissediyorum) buyurdu.) [Mevahib]

Resulullah efendimiz, bir Yahudinin ekmeğini ve tereyağlı yemeğini temiz mi diye sormadan yedi. Bu domuz yağı mı, koyun yağı mı, ekmeğin hamuru su ile mi, yoksa şarap ile mi yoğuruldu diye sormadı. Müşrik kadının su kabından abdest aldı. Bunlar, araştırmanın gerekmediğine birer delildir. (Berika)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
(Kâfirlerin vücutları değil, inançları pistir. Kur�an-ı kerimde, (Ehl-i kitabın [Yahudi ve Hıristiyanın] pişirdiklerini [ve kestiklerini] yemek helaldir) buyuruldu. (Maide 5)
Kâfirlerle alış-veriş eden Müslümanları pis bilmemeli, bunların yiyecek ve içeceklerinden sakınmamalı! Bu hal, ihtiyat değil, bu halden kurtulmak ihtiyattır.) [Mektubat 3/22]

Kâfirler, gıdalarımıza necaset katabilecekleri gibi, zehir de katabilirler. Nitekim Yahudi yemeğe zehir katmıştır. Peygamber efendimiz de, araştırmadan o yemeği yemiştir. Çünkü necis olduğu bilinmeyen şeyleri yememek takva değil, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı emretmektedir. (Hadika)

Dinimizde, �Bir şeyin helal olması için delil aranmaz, haram olması için delil aranır� kaidesi vardır. Necis olduğuna bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir. (Usul-i Pezdevi)

Margarin, sucuk, meşrubat ve diğer gıdaların içine necaset katılsa, fakat katıldığı bilinmese yemek caiz olur. Bilmek, ya bizzat görmekle veya adil Müslümanların necaset katıldığını biz gördük demeleriyle anlaşılır. Katılıyormuş demekle haram olmaz. (Eşbah)

Sabunlara da domuz yağı katılabilir. Fakat necasetli yağ ve domuz yağı sabun yapılınca, şarap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyevi değişmeler böyledir. (Tahtavi)

Gıda maddelerine hile yapılabilir. Fabrika, içine çeşitli necasetler katabilir. Yahut ihmal yüzünden necaset karışabilir. Reçelin, pekmezin içine fare düşüp ölebilir. İmalatçı, kazanı dökmeyebilir. Meşrubatlara konan esans, alkolde eritilebilir. Bunun gibi çeşitli necaset karışabilir. Fakat içinde necaset olduğu kesin olarak bilinmeyen bütün gıda maddeleri temiz kabul edilir, yenmesi günah olmaz. (Tahrir)

Gıdalarda ve E listeli katkı maddelerinde domuz kökenli yağ, et yazmıyorsa yenmesinde mahzur yoktur, yazıyorsa yenmez.

Kalb dönektir

Kalb dönektir
Sual: Kalbim hep aynı kararda kalmıyor. Bazen çeşitli vesveseler geliyor. Huzursuz oluyorum. Bu hâl normal midir?
CEVAP
Kalbe ruh, gönül de denir. Kalb, kelime manası olarak, bir hâlden bir hâle değişme, dönme gibi anlama gelir. Bir müslümana da çeşitli vesveseler gelir. Günahlara meyledebilir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Müminin kalbi, kaynayan tencereden çok değişikliğe maruz kalır.) [İ.Ahmed, Taberani, Hakim, Ebu Nuaym, Hatib, İbni Asakir, İbni Neccar]

(Kalb, serçe kuşu gibidir, her an bir tarafa yönelebilir.)
[Hâkim]

(Kalb, kıra atılan kuş tüyü gibidir. Bu tüy, rüzgarla nasıl sağa sola uçarsa, kalb de öyledir.)
[Taberani, Beyheki]

İşte bunun için Peygamber efendimiz şöyle dua etmiş ve ümmetine de böyle dua etmelerini bildirmiştir:
(Ey Kalbleri [iyiden kötüye, kötüden iyiye] çeviren Allah�ım, kalbimi, dininde sabit kıl, [dininden döndürme, ayırma!]) [Tirmizi]

Bir âyet meali de şöyledir:
(İman edenlerin kalbleri Allah�ı anmakla itminana [huzura] kavuşur. İyi bilin ki, kalbler ancak Allah�ı anmakla huzura kavuşur.) [Rad 28]

İman etmeyeceği Allah indinde bilinen kâfirin kalbi ise mühürlüdür. Onun hidayete gelmesi mümkün değildir. Hakkı işitmezler, gerçekleri görmez ve anlamazlar. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Allah onların kalblerini de, kulaklarını da mühürlemiştir. Gözlerinde de [gerçekleri görmeyen] perde vardır. En büyük azap onlarındır.) [Bekara 7]

(Biz onların kalblerini mühürleriz de, onlar
[gerçekleri] işitmezler.) [Araf 100]

(İşte Allah�ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Gafiller de bunlardır.)
[Nahl 108]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Kalbler dört çeşittir: 1- Kılıfsız kalb, 2- Kılıflı kalb, 3- Ters Kalb, 4- Yamuk kalb.
Kılıfsız kalb: Bu müminin nurlu kalbidir. Hep iman nuru parlar. [Rahmete açıktır.]
Kılıflı kalb: Kâfirin kalbidir. [Taş gibidir, hareketsizdir. Rahmete kapalıdır.]
Ters kalb: Münafığın kalbidir. [Hakkı bildiği halde, inanmaz, ama inanır görünür. Kâfir kalbi gibi bu da terstir.]
Yamuk kalb: İçinde iman da, nifak da olan kalbdir. Onun imanının misali, bir tohum tanesi gibidir ki, o taneyi su büyütür. Oradaki nifakın misali ise, irin ve kanın büyüttüğü çıban gibidir. Bu ikisinden hangisi diğerine galip gelirse kalbde o hâkim olur.) [İ. Ahmed]

Vesvese edince

Vesvese edince
Sual: Çok vesveseliyim, abdestte, gusülde namazda niyet ettiğimi unutuyorum, bunları niyetsiz yapsam sahih olur mu? Kuru yer kaldı zannederek defalarca orayı yıkıyorum. Az bir kuru yer kalsa abdestim ve guslüm sahih olur mu? Abdestim bozuldu mu acaba diye çok vesvese ediyorum, abdestsiz namaz sahih olur mu? Elbiseme necaset bulaştı sanıyorum. Necis elbise ile namaz kılınırsa sahih olur mu? İmamın durumunu bilmiyorum, imam ateist falan ise kıldığım namaz sahih olur mu? Yiyip içtiğimiz gıdalarda, alkol veya domuz yağı vardır, hayvanlar besmelesiz kesilmiştir diye vesvese ediyorum. Bunun gibi durumlarda ne yapmam gerekiyor?
CEVAP
1-
Niyet etmediğini bilmeyen yani yüzde yüz ben niyet etmedim diyemeyen kimse, niyet etmiş demektir, namaz sahihtir. Gusülde ve abdestte ise zaten niyet şart değildir.

2-
Abdestte veya gusülde kuru yer kaldığı bilinmiyorsa, kuru yer kalsa bile bilmediği için, abdest ve gusül sahihtir.

3-
Abdest aldığını biliyor ama, abdestinin bozulduğunu bilmiyorsa, abdesti bozulmuş bile olsa, abdesti var kabul edilir ve namazı sahih olur.

4-
Elbisede necaset olduğu bilinmiyorsa, o elbise necis olsa da, namaz sahih olur.

5-
İmamın ateist olduğu bilinmiyorsa, namaz sahih olur. Dinimiz, imamın kalbine bakın demiyor. Zahire bakılır. Görünüşte küfrünü gerektiren bir şey yoksa, namaz sahih olur.

6-
Yiyip içtiğimiz gıdalarda alkol ve domuz yağı olduğunu bilmiyorsak, temiz kabul edilir. Gıdaların içinde necaset olsa bile, bilmediğimiz için günah olmaz. Yediğimiz her gıdayı analiz ettirmemiz gerekmez.

7-
Dinimizin bütün hükümleri böyledir. Mesela bir kimse, evlendiği eşinin süt kardeşi olduğunu bilmiyorsa, o süt kardeşi olsa bile, hiç kimse bilmediği için, onunla evlenmesi günah olmaz.

Vesvese dinin hükmünü bilmemekten kaynaklanır. Yukarıdaki hükümleri bilen kimse, hiçbir konuda vesvese etmez.

Next entries »

YASAL UYARI : Sitemiz içeriğini oluşturan mesajlar ve haberler sitemiz ziyaretçileri tarafından eklenen yazı ve haberleri içermekte olup site yöneticimiz kontrolü ile onaylanmaktadır. Sitemiz şahısların hukuklarına herhangi bir şekilde saldırıyı reddetmekte olup gözden kaçabilecek bu tarz mesajların tarafımıza bildirilmesi rica olunur. Tarafımıza bildirilen mesajlar en geç bir hafta içerisinde sitemizden kaldırılacaktır. İletişim mail adresimiz : derya381975@gmail.com