Zekatın Önemi
11/06/2006
|
Zekatın Önemi |
|
|
|
| Mallarınızı zekat ile koruyun |
[Yukarı] |
| Sual: Mal, zekat ile korunurmuş. Zekat bu kadar önemli mi?
CEVAP Kur’an-ı kerimin çeşitli yerlerinde namaz ile zekât beraber bildiriliyor. (Namazı kılın, zekâtı verin) buyuruluyor. (2/43) Zekâtın önemi büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allaha ve Resulüne inanan, malının zekâtını versin!) (Zekât vermekle Müslümanlığınız mükemmel hâle gelir.) (En faziletli ibâdet namaz, sonra zekâttır.) (Hastalarınızı sadaka ile, mallarınızı zekât ile koruyun!) (Malınızın temizlenip güzelleşmesi için zekât farz kılındı.) |
|
| Zekat nisabı nedir |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır?
CEVAP Daha kolay anlaşılması için maddeler halinde yazalım: 1- Zekât nisâbı, 20 miskal, ya’nî 96 gr altın veya bu değerde para, ticâret eşyâsıdır. 2- Zekât nisâbına mâlik olan zengindir. 3- Zekâta tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibâr edilmez. Nisâba mâlik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisâbı buluyorsa kırkta biri zekât olarak fakirlere verilir. Nisâbdan aşağı ise verilmez. 4- Zekât, kârdan değil, ticâret malının veya paranın tamamından verilir. 5- Senetli, senetsiz alacaklar nisâb hesâbına dâhil edilir. Alacaklar tahsîl edildikten sonra zekâtları verilir. Daha almadan da zekâtları verilebilir. 6- Borçlar, mevcut paradan veya maldan çıkarılır. Geri kalanın zekâtı verilir. 7- Ticâret için olmayan evler, arsalar, vâsıtalar, fabrikalar, demirbaş eşyâlar zekât nisâbına dâhil edilmez. Ticâret için alınıp ticâret için saklanan malların, altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan hisse senetlerinin zekâtı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekâtı olmaz. Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekâtını verir. Çünkü bunlar ticâret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekâtını vermez. (Dürer) 8- Bir zenginin bir fakirden alacağı olsa, fakire borç senedini verip, “Sana alacağım kadar zekât vermeye niyet ettim. Sen de borcuna karşılık kabûl et, böylece ödeşmiş olalım” dese, fakir de kabûl etse, zengin zekâtını vermiş olmaz. Çünkü zekât, borç senedi vermekle, râzı olmakla verilmiş olmaz. Ancak mal teslim etmekle olur. Bu zenginin zekâtını fakire vermesi, fakirin de, aldıktan sonra, tekrar zengine geri vererek borcunu ödemesi lâzımdır. Ev kirasını ödeyemeyen fakir kiracıya, mal sahibi kirayı almadan ona bağışlasa, bu para zekât yerine geçmez sadaka olur. (R.Muhtâr) 9- Zekât verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik ve sanat değerine değil, ağırlığına itibâr edilir. Yanî 12 ayardan fazla olan bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekât olarak verilir. 10- Bilezik, zincir, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek vermesi câiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur. 11- Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (zînet) eşyâları zekâta tâbi değildir. Pırlanta, elmas gibi zînet eşyâlarının zekâtı verilmez. Şâfiî’de ise, kadınların altın ve gümüş dâhil süs olarak taktıkları zînetlerin zekâtı verilmez. (Hidâye) 12- Zekâta tâbi mallar, altın liraların en düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir. 13- Kadının nisâbın üstünde bileziği varsa, zekâtını kendisi verir. Yâhut, (Benim zekâtımı sen bir fakire ver) diye kocasını veya başka birini vekil ederse, vekil kendi parası ile zekâtı verebilir. 14- İmâmeyne göre, borçlu ve fakir kimseye, hanımı zekât verebilir. (Mevkûfât) 15- Namaz kılmayan, oruç tutmayan bir müslümanın da zekât vermesi lâzımdır. Nasıl olsa, oruç tutmuyorum, zekâtımı da vermeyeyim dememelidir! Hiç değilse, borcun birinden kurtulmalıdır! 16- Borcu olmayan fakire nisâb miktarı veya daha çok zekât vermek mekrûhtur. 17- Zekât verirken, “zekâtım” demeye lüzûm yoktur. “Hediyem” denilse de câizdir. 18- Zekât, ticâreti yapılan maldan veya değeri altın olarak verilir. 19- Hisse senetlerinin nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yanî döviz gibi elden ele dolaşır. İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticâret malı gibi, zekâtın hesâb edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisâba dâhil edilir. Nâma yazılı hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki parasını zekât nisâbına dâhil eder. 20- Gölde yetiştirilen balıklar satılınca, bu para diğer zekâta tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa zekâtı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekâtını vermez, fakat sene sonunda sütten elde ettiği parayı zekât nisabına dahil edilir. |
|
| Zekat ne zaman verilir |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat ne zaman verilir? Anne ve babaya zekat verilir mi?
CEVAP Zekât, farz olduktan sonra verilir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, 3 Recebde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa zekâtını verir. Ramazan ayını beklemez. Günü gelmeden zekât vermekte de mahzur yoktur, çok iyi olur. Hatta gelecek birkaç yılın zekâtını önceden vermek de caizdir. Bir kimse, zekâtını yanlış hesap edip, bir altın zekat vermesi gerekirken iki altın hesap etse, fakire verdikten sonra tekrar hesap etse, bir altın vereceğini anlasa, ikinci yıl vereceği zekâta bu bir altını mahsup eder. Zekâtı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh olur. Şâfiî ve Malikî’de, zekât farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i şerifte, (Zekât vermekte acele ediniz!) buyuruldu. Ana babaya, dedeye, büyük anneye, evlada, toruna, hanıma ve kâfire zekât verilmez. Fakir olmak şartı ile geline, damada, kayınvalideye, kayınpedere, kayınbiradere, üvey çocuğa zekât verilir. Hala, amca, dayı, teyze gibi akrabaya zekât vermek daha çok sevap olur. |
|
| Hangi maldan zekat verilir |
[Yukarı] |
| Sual: Hangi maldan zekat verilir?
CEVAP Zekâtın hangi maldan verileceğini birçok müslüman bilmemektedir. Zekât olarak verilecek mallar yerine, bunların kıymetlerini de vermek caizdir. Kıymet denilince, altın ve gümüş anlaşılır, başka mal, çek, senet, para veya döviz anlaşılmaz. Çünkü eşyanın kıymeti altın ve gümüş ile anlaşılır. (Keşfi rümuz-i gurer) Fülus [bakır] paraların kıymetleri nisabı bulunca zekât olarak, bu fülusun değerlerinin kırkta birini gümüş olarak vermek gerekir. (M.Seade) Bakır paranın zekâtı, aynı cins bakır paradan verilmez, gümüş olarak verilmesi gerekir. (İmam-ı Ebu Yusüf buyurdu ki, toprak sahiplerinden uşur ve zekât olarak, altın ve gümüş yerine, başka geçer akçe [para] almak haram olur. Her ne kadar bunlar, herkesin kabul ettiği damgalı para ise de, altın değil, bakır paradır.) [R.Muhtar] Altın ve gümüş olmayan, tedavüldeki para ile zekât verilmez. Zekât, ya altın veya gümüş, yahut ticareti yapılan maldan verilir. İmam-ı Nesefi hazretleri buyuruyor ki: Bir zengin, yemek satın alıp fakire yedirse, zekât vermiş olmaz. (Zahire) Zekât olarak, erkek deve verilmez. Erkek develerin zekâtı bile dişi deve olarak verilir. Dişi devesi yoksa değeri kadar altın veya gümüş verilir. Başka mal verilmez. (Hindiyye) Zekât olarak altın ve gümüş yerine, bunların kıymeti kadar uruz vermek sahihtir. (M.felah) Ticaret malına uruz denir. Elbise tüccarı, ya uruz yani ticaretini yaptığı elbiseden veya değeri kadar altın, gümüş verir. (Tahtavi) Fakire verilen altın, onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok zekât vermek mekruh olarak caizdir. 10 g altın kadar borcu var ise, 100 g altını alması mekruh olmaz. Altın ile gümüş, ne niyetle saklanırsa saklansın ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı ise zekâtı verilir.Kira ve zekatBugün fakir için kiralık ev çok mühimdir. Fakat zengin zekâtına mahsuben fakiri evinde oturtamaz. Çünkü bir zengin, zekâtına mahsuben, bir fakiri evinde oturtsa zekât vermiş olmaz. |
|
| Zekat nisabı bellidir |
[Yukarı] |
| Sual: Zenginlik nisabını yeniden ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil midir?
CEVAP Gazeteleri okuyan, TV’leri seyredenler, sanki din yeni ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam âlimlerince onaylanıp 14 asırdır uygulanan dini hükümleri değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü kaldırıyor, kimi bayanlara hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi kaderi inkâr ediyor, (Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını değiştirmeye kalkıyor. Kimi hariciler, İslam tarihinde ilk demokrat ve cumhuriyetçi fırka diye övüyor. Kimi yakında kıyamet kopacak diyor. Hele tuhaf biri, (İstanbul’da büyük deprem olacak, 5 milyon kişi ölecek, aklı olan İstanbul’u terk etsin) diyor. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç kimsenin bilmediği Kur’an-ı kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden bilinmesi mümkün değildir. Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak haramdır. Dünyada da reform hareketi sürüyor. İslamın beş şartından biri olan namazı, sahih olmasın diye vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih olmaması için hac bir gün önce yaptırılıyor. Zekât, altın, gümüş veya ticaret ettiği maldan verilmesi gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan veriliyor. Böylece zekâtlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti kaldırılmak isteniyor. Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor. Dinimiz, (Muhtaç insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara verilsin) diyemez miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş mi, 1400 yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi? Son olarak da zenginlik nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil midir? Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekâtın, nisabın yeni bir şekli olur mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim zengin, kim fakir belli değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5 milyar, beş devenin bedeli 5 milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe göre 60, altına göre 500 milyondur. Bunun ortalamasını almak gerekir. Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29 sığırın bedeli olan 9 milyarlık adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz.) diyor. Biri çıkıp da niye dinimizle oynuyorsunuz demiyor. Ya dini bilmeyenler veya bozmak isteyenler Böyle bir teklifi, ya dini bilmeyenler yapar veya dini kasten bozmak isteyenler yapar. Dinimizde, bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da altını olsa zekât vermez. Hatta Yün için, yük taşımak için, binmek için olan hayvanları varsa onların da zekâtı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi başka cinsten sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler. Bu kadar mala sahip olan kimse, yaklaşık 20 milyarlık bu insan zekât vermez. Din böyle bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen dinin bildirdiği yolu bırakmış olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram altını olan kimse, dinen zengindir. Zekât vermesi gerekir. Reformcunun (malı çok olan zekât vermiyor da, malı az olan zekât veriyor) demesi yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak mahsullerinin uşrunu vermesi gerekir. Problem diye çıkarılan bu meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir. Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın değeri, dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz) kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor. Şimdi, gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu için, zekât hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lâzım olduğu İbni Abidin’de bildirilmektedir. Ticâret eşyasının kıymeti, para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükûmet tarafından damgalı altın liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir. Kitaba inananlar için işin esası budur. |
|
| Zekat verirken nelere dikkat etmeli |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat verirken nelere dikkat etmeli?
CEVAP Malını israf edene zekât vermek layık değildir. Salih olmayan fakir müslümana da, zekât vermek sahihtir. Fakat salihleri tercih etmek çok sevabdır. Fâsıka zekât vermek, kıraç yere ekin ekmeye benzer, bire 3-5 alınabilir. Salihlere vermek ise, mümbit toprağa ekin ekmeye benzer. Sulak, verimli toprağa tohum atılırsa daha çok mahsul alınır. Kâfir, her ibâdet gibi zekât vermekle de mükellef değildir. Gayrı müslime zekât vermek caiz değildir. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebel hazretlerini Yemen’e gönderirken, zekâtın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurmuştur. Bu hadis-i şerifi açıklayan âlimler, zekâtın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların [müslümanların] fakirlerine verileceğini, gayrı müslime verilmeyeceğini bildirmişlerdir. Hiçbir anlaşma ve hile olmadan, bir zengin, fakire zekât verse, fakir de, aldığı zekâtı zengine hediye etse, zekât verilmiş olur. Herkes malını istediği kimseye hediye edebilir. Fakir aldığı zekâtı, zengine hediye edebilir. Zenginin bunu alması helal olur. Çünkü fakir kendi mülkü olan malı vermiştir. (Eşiat-ül lemeat) Zekât vermemek için hile yapmak zulüm olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Zenginlerin zekâtı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) |
|
| Zekat altın olarak verilir |
[Yukarı] |
| Sual: Zekatı illa altın olarak mı vermek gerekir?
CEVAP Evet, zekat altın olarak verilir. Günümüzde herkes, dinden bahseder, aklına göre fetvalar verir. Niye böyle olmasın ki, bence bal gibi olur diyorlar. Allah ne emrediyor, Fülüs [bakır] paraların kıymetleri nisabı bulunca zekât olarak, bu fülüsün değerlerinin kırkta birini gümüş olarak vermek gerekir. (Miftah-üs-seade) Bakır paranın zekâtı, aynı cins bakır paradan verilmez, gümüş olarak verilmesi gerekir. İmam-ı Ebu Yusuf hazretleri buyurdu ki: “Toprak sahiplerinden üşür ve zekât olarak, altın ve gümüş yerine, başka geçer akçe [kâğıt para] almak haram olur. Her ne kadar bunlar, herkesin kabul ettiği damgalı para ise de, altın değil, bakır paradır. ” (Redd-ül-Muhtar) Altın ve gümüş olmayan, tedavüldeki para ile zekât verilmez. Zekât, ya altın veya gümüş, yahut ticareti yapılan maldan verilir. İmam-ı Nesefi hazretleri buyuruyor ki: “Bir zengin, yemek satın alıp fakire yedirse, zekât vermiş olmaz.” (Zahire) Zekât olarak altın ve gümüş yerine, bunların kıymeti kadar uruz [Ticaret malı] vermek sahihtir. Elbise tüccarı, ya ticaretini yaptığı elbiseden veya değeri kadar altın, gümüş verir. (Tahtavi) Zekât olarak, erkek deve verilmez. Erkek develerin zekâtı bile dişi deve olarak verilir. Dişi devesi yoksa değeri kadar altın veya gümüş verilir. Başka mal verilmez. (Hindiyye) Niye dişi deve verilmesi gerektiğini bilemeyiz. Deveye binilir, eti yenir, yük taşır. Dişi devenin erkek deveden farkı var, süt verir, yavru doğurur. Fakat dişi deve, erkek deve olmadan yavru doğuramaz. Buna rağmen dinimiz erkek deveyi zekât olarak vermeyi caiz görmemektedir. Bir bakkal, dükkanında sattığı mallardan zekât verebilir, konfeksiyon malından zekât Sual: Zekatın altınla verilmesi şart mı? Altınla değil de kağıt parayla verilse ibadette bir noksanlık olur mu? CEVAP Dinin emrine uymak gerekir. Sadaka-ı fıtır; üzüm, arpa buğday hurma ve undan verilir pirinçten fasulyeden ve diğer gıdalardan verilmez. Ama sen buğday yerine pirinç versem niye olmaz diyemezsin din öyle bildiriyor. Kıyamete kadar böyle. Devesi olan erkek deveyi zekat olarak veremez dişi devenin de eti yenir erkeğin de ama din öyle emrettiği için erkek deve verilmez. Ya altın olarak verilir veya ticaretini yaptığı maldan verilir. Sual: Zekat görevimi Allahın emri ile yerine getirmek istiyorum. Ancak, bir sorum olacak. 250 milyon civarında vereceğim. Bunu para olarak verebilir miyim? Bu değeri temmuz ayına kadar vermeliyim. Peki bu aya kadar bir seferde değil de aylara bölerek parça parça tek kişiye verebilir miyim? CEVAP Hayır altın olarak vermeniz gerekir. Yaklaşık iki buçuk altın vermeniz gerekir. Mümkünse bir an önce vermelidir. Durumunuz müsait değilse o zaman taksit taksit vermek de caizdir. Bir veya birkaç kişiye verilebilir. Mesela iki buçuk altın 10 çeyrek eder. Beş yarım eder. Her ay yarım altın verseniz beş ayda tamamlarsınız. Birer çeyrek verirseniz on ayda tamamlarsınız. Durumunuza bağlı. |
|
| Zekat veya sadaka istemek |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat veya sadaka istemek uygun mudur?
CEVAP Bir günlük yiyeceği olanın, zekât veya sadaka istemesi haramdır. Fakat istemeden verilen sadakayı, zekâtı alması caizdir. Muhtaç olmayan fakirin, verilen zekât veya sadakayı almaması iyi olur. Birisi zekât toplamak için vazife isteyince, Resulullah efendimiz, (Seni, insanların yıkayıp attıkları kirleri toplamaya memur etmek istemem) buyurdu. Zekât olarak verilen bir deveyi isteyen bir zata, (Şişman birinin, sıcakta terleyip vücudunu yıkadığı kirli su içilir mi? Zekât böyle kir gibidir) buyurdu. (Zekât, karıştığı malı ifsad eder) hadis-i şerifini İmam-ı Ahmed hazretleri, (İhtiyacı olmadığı hâlde, zekât olarak alınan mal, diğer malları helak eder) diye açıklamıştır. Zekâtı muhtaçlara vermelidir! |
|
| Zekatı verilmeyen mallar |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat vermemenin cezası nedir?
CEVAP Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, (Zekâtı verilmeyen mallar, ejderha olup sahibinin boynuna sarılır) buyurduktan sonra şu mealdeki ayet-i kerimeyi okudu: (Hak teâlânın ihsan ettiği malın zekâtını vermeyenler; iyi ettiklerini, zengin kalacaklarını zannediyorlar. Hâlbuki kendilerine kötülük etmiş oluyorlar, o mallar cehennemde azap aleti olacak, yılan şeklinde boyunlarına sarılıp, baştan ayağa kadar onları sokacaktır.) [3/180] Yine hadis-i şeriflerde buyruldu ki: (Zekât vermeyen toplumlar, kıtlıklara, bunalımlara maruz kalır.) (Zekât vermeyene Allahü teâlâ lânet eder.) (Zekât vermeyen, temiz malını kirletmiş olur.) (Zekât vermeyen, Kıyamette ateştedir.) (Zekât vermeyen toplum, rahmetten mahrum kalır.) (Zekâtı verilmeyen mallar, karada, denizde telef olur.) (Zekâtını veren o malın şerrinden korunmuş olur.) (Zekât vermeyenin namazı kabul olmaz.) [Zekât vermemek büyük günah olduğu için, böyle günahkârın kıldığı namaz sahih olup, borcu ödenirse de; namazdan hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz. Her günah da böyledir.] (Zenginlerin zekâtı, fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ fakirlerin rızkını başka yollardan verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) [Eli ayağı tutup da çalışabilenlerin zekât istemesi haramdır. İstemediği hâlde, kendisine zekât verilirse, alması günah olmaz. Zekât, çalışamayacak kadar hasta, sakat olanlara ve çalışıp da güç geçinenlere verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri de milletin içinde kırkta bir yaratmıştır.] Bu acı azaplardan kurtulmak için Bu acı azaplardan kurtulmak için malların zekâtını, tarla mahsullerinin, sebzelerin, meyvelerin uşrunu vermek şarttır. Zekât kırkta bir, uşur onda bir verilir. Kur’an-ı kerimde, (Malı, parayı biriktirip zekâtını vermeyenlere çok acı azabı müjdele! Zekâtı verilmeyen mallar, paralar, cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine, sırtlarına mühür basar gibi basılacaktır.) buyurulmuştur. (Tevbe 34, 35) [Ayet-i kerimelerin tercümelerini değil, tefsirlerdeki açıklamalarını aldık.] |
|
| Kadının zekatına kocası karışamaz |
[Yukarı] |
| Sual: Kendi paramı istediğim gibi harcayamam mı, çok bileziğim var, kendi zekatımı veremem mi? Tarikat dine aykırı olur mu?
CEVAP Kendi paranızı meşru yerlere, dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Beyiniz karışamaz. Karışıyorsa, zulmediyor demektir. Onun parasını onun istemediği yerlere harcamanız uygun değildir. Eğer izin almışsanız, dilediğiniz yerlere verebilir, dilediğiniz gibi de harcarsınız. İzinsiz harcamanız doğru olmaz. Sual: Takındığım inci ve zümrütün zekatı olur mu? CEVAP Kadınların altın ve gümüş hariç, başka zinet eşyaları, ne kadar çok olursa olsun, zekat nisabına dahil edilmez. Fakat kurban nisabına dahil edilir. Yani nisabın üstünde zinet eşyası olan kadın zengindir, kurban kesmesi vaciptir. Sual: Şâfi’îde bir kadının bin bileziği, bin Reşat altını olsa yine mi zekâta tâbi değildir? CEVAP Şâfi’î mezhebinde, (Kadının zîneti zekâta tâbi değildir) demek, (Âdet olarak kullanılan zîneti zekâta tâbi değildir) demektir. Zînet olarak, bin bilezik, bin altın lira takılmaz. Diyelim ki âdet olarak en fazla on bilezik ile on altın lira takılıyorsa, bunlar zekâta tâbi olmaz. (Kadının zîneti 200 miskali geçerse, fazlası zekâta tâbidir) diyen âlimler de vardır. Demek ki, kadının normal zîneti zekâta tâbi değildir. Fakat âdet olandan fazlası zekâta tâbidir. Hanbelî ve Mâlikî’de de kadının zîneti zekâta tâbi değildir. Hanefî’de ise, altın kimde, nerede, ne maksatla kullanılırsa kullanılsın, nisâbı bulursa zekâta tâbidir. (M.Erbe’a) |
|
| Bey ve hanımın mal varlığı ayrıdır |
[Yukarı] |
| Sual: Kız kardeşime zekat olur mu? Bey ve hanımın hesapları ayrı mıdır?
CEVAP Zekât ve fitrenizi zengin değilse kız kardeşinize veya çocuklarına vermenizde mahzur yoktur. Dinimize göre, erkekle hanımının mal varlığı ayrıdır. Birbirine eklenmez. Siz zengin, beyiniz fakir olabilir, siz fakir beyiniz zengin olabilir. Beyinize ait değil, kendinize ait borcunuz varsa, mevcut paranızdan çıkarırsınız. Altınlarınızı tartıp alacaklarınızla birlikte hesap edersiniz. Hepsinin kırkta birini altın olarak, yeğenlerinize verirsiniz. Ev, dükkân, araba gibi şeyler zekât nisabına katılmaz. Yani zekâtları verilmez. |
|
| Kâfire zekât vermek caiz değildir |
[Yukarı] |
| Sual: Gayrı müslime zekât ve sadaka vermek câiz midir?
CEVAP Gayrı müslime sadaka vermek câiz, zekât vermek câiz değildir. Kâfir, her ibâdet gibi zekât vermekle de mükellef değildir. Peygamber efendimiz, Mu’âz bin Cebel hazretlerini Yemen’e gönderirken, zekâtın, uşrun, kimlerden alınıp kimlere verileceğini bildirirken, (Zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurmuştur. (Buhârî) Bu hadîs-i şerîfi açıklıyan âlimler, zekâtın müslüman zenginlerden alınacağını ve onların fakirlerine verileceğini bildirmişlerdir. Sadaka ise, gayrı müslime de verilebilir. Hadîs-i şerîfte, (Her din mensubuna sadaka verin) buyuruldu. (I.Ebî Şeybe) Şâfiîde ise gayrı müslime, zekât gibi, sadaka da verilmez. İhtiyâç olunca Hanefî mezhebi taklîd edilerek, Şâfiîler de gayrı müslime sadaka verebilir. |
|
| Zekat ve hile |
[Yukarı] |
| Sual: Bazı kimseler, hile ile zekâtı ortadan kaldırmak istiyorlar. Aynen iskât ve devirde olduğu gibi, zengin, zekâtını götürüyor, fakire veriyor. Fakir de “aldım kabûl ettim” diyor. Sonra zengine veriyor. Bu âdet hâlini almıştır. Zenginler, zekât verirken, fakirin bunu iâde edeceğini biliyor. Fakir de âdet olduğunu bildiği için, geri vermek üzere kabûl ediyor. Zekât ile devri birbirine karıştırıyorlar. Böyle hîle ile zekât vermek sahîh midir?
CEVAP Hiçbir anlaşma ve hîle olmadan, bir zengin, fakire zekât verse, fakir de, aldığı zekâtı zengine hediye etse, zekât verilmiş olur. Herkes malını istediği kimseye hediye edebilir. Hizmetçi Berîre, kendisine zekât olarak verilen malı, Hazret-i Âişe vâlidemize hediye etmişti. O da, zekât malı olduğu için, Resûlullah efendimize vermek istemeyince, Peygamber efendimiz, (Bu, Berîre için zekâttır. Onun bize verdiği hediye olur) buyurdu. Fakir aldığı zekâtı, zengine hediye edebilir. Zenginin bunu alması helâl olur. Çünkü fakir kendi mülkünden vermiştir. (Eşi’at-ül lemeât) Zekât vermemek için hîle-i bâtıla yapmak zulüm olur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Zenginlerin zekâtı fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ onlara ayrıca nafaka verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.) [El-Askerî] Sual: Zekâtımı altın olarak bir fakire veriyorum. Verdiğim zekâtı fakir bana hediye ediyor. Zekât kadar parayı yine hayır işlerinde sarf ediyorum. Bu her sene böyle devam ediyor. Başka fakire versem, verdiğim zekâtı bana hediye etmez, bu ise hediye ediyor diye, hep aynı fakire zekât veriyorum. O da bana hediye ediyor. Böyle verilen zekât sahih olur mu? CEVAP Fıkıh kitaplarında, (Bir zengin bir fakire zekâtını verse, fakir de, o zekâtı aynı zengine hediye etse, zekât verilmiş olur) buyuruluyor. (R. Muhtar) |
|
| Fakirin lehine diye saçmalamak |
[Yukarı] |
| Sual: Dinde yenilikçi bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki nisâb miktarını 96 gramdan 80’e indiriyor. Yaptığı dinde reform değil midir?
CEVAP Ölçü birimleri, Şer’î birimler, Urfî birimler olmak üzere ikiye ayrılır. Şer’î birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan birimlerdir. Urfî birimler, şer’î birimlerden farklıdır. Urfî birimler, hükûmetin kabûl ettiği birimlerdir. Altının nisâbı 20 miskaldir. Bir miskalin ağırlığı dört mezhebde farklıdır. Hanefîde bir miskal, 20 kırât’tır. Bir kırât-ı şer’î ise, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terâzi ile bu vâsıftaki 5 arpanın 0,24 gr olduğu tesbit edildi. Şu hâlde bir şer’î miskal, yüz arpadır, ya’nî, 4,8 gr’dır. 20 miskal altın ise (20×4,8) = 96 gr’dır. Urfî kırâtın ağırlığı olan 0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisâb miktarını bu yanlış miskale göre yapıp, 4×20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni Âbidîn hazretleri, mal zekâtı kısmında, (Kırât-ı urfî 4 arpadır) buyuruyor. Yazar, (Önceleri İslâm âlimlerine uyarak altının nisâbının 96 gr olduğunu açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için şimdi 80 gramı esas alıyorum) diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman dinde ölçü olur mu? Madem ölçü oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80 gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha lehine değil midir? Hattâ bu ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz mı? Âlimlerin bildirdiği ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisâb miktarını değiştirmek dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dîni değiştirmeye kalkan reformculara itibâr etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak istemelidir! |
|
| Dini emirler çağa göre değişmez |
[Yukarı] |
| Sual: Her yıl, zekât için 20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek un veya buğdaydan söz edilir. Buna ne lüzûm vardır? Zekât ve fıtra miktarlarının Türkiye’de TL’ye, Almanya’da Mark’a göre hesaplanıp ilân edilmesi gerekmez mi? Bir de Şâfiîler, deterjan varken, toprakla necâset temizliyorlar. Niçin zamanımıza uymuyorlar?
CEVAP Dîni kuran biz değiliz ki, değiştirme yetkisi bizde olsun! Dînimize ilâve ve çıkarma yetkisi kimsede yoktur. Dinde yapılacak değişikliklere bid’at denir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Her bid’at dalâlettir.) [Müslim] Dînimiz, zekât, fıtra ve kurban nisâbının ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tesbit edileceğini bildirmektedir. (Keşf-i rümûz) Nisâb miktarları, resmî damgalı, altın veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir. Para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyâmete kadar böyledir. Meselâ bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan kıymeti en az olan ile hesap edilir. 20 miskal altını veya bu değerde ticâret malı olan kimse, dînen zengin sayılır. Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekâtını verir. (R. Muhtâr) Koyun zekâtı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekât verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur. Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm verilir. Yanî bunların bildirilen miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya cevize göre olmaz. Dînimiz neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Meselâ dînimiz, (Fıtra olarak, 3500 gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa, kıyâmete kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı ölçü alamaz. Dîni kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa göre dînî emirler değişmez. Her çağa göre yeni yorum getirilmez. Çağa göre tefsîr olmaz. Şâfiî mezhebinde, köpek bir yere yaş olarak dokunursa, orasını bir defa topraklı olmak üzere yedi defa su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve deterjan var, toprakla yıkamaya lüzûm yok) denemez. Dînimizin bildirdiği emirlere aynen uyulur. Uymak istemeyenlere sözümüz yoktur. |
|
| Memura zekat |
[Yukarı] |
| Sual: Memur; fıtra, zekât alabilir mi?
CEVAP Dinen zengin olmayan kimse, dolgun maaşlı memur da olsa, fıtra ve zekât alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fıtra vermesi vacip olur. Fıtra, zekât alması, haram olur. |
|
| Dilenmekteki ölçü |
[Yukarı] |
| Sual: Zekat kimlere verilir? Dilenmekteki ölçü nedir?
CEVAP Zekât, çalışamayacak derecede hasta veya sakat olanlara veya çalışıp da güç geçinen müslümanlara verilir. Allahü teâlâ böyle fakirleri, milletin içinde kırkta bir olarak yaratmıştır. Bunlara zekât veren zengin bir müslüman, hem ibâdetlerini yaparak Allahü teâlânın rızasını kazanır, hem de sosyal yardım yapmış olur. Hem de malını, servetini fakirlerin haklarından ve tecavüzlerinden korumuş olur. Zenginler, servetin kırkta birini muhtaçlara verecek olursa, müslüman ülkelerde fakirliğin istismarı önlenmiş olur. Zekât ve sadakalar, aynı zamanda sosyal yardım olup, ekonomik felaketleri önlemek için birer tedbirdir. Fakir, ihtiyacından fazla ve nisabdan az zekât alabilir. Nafakasından fazla; fakat nisap miktarından az malı olana fakir denir. Maaşı kaç lira olursa, olsun, evini idarede güçlük çeken her memur, fakir sayıldığı için zekât alabilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren, 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizî] (Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.) [Beyhekî] (Mal biriktirmek için dilenen, ateş koru dilenmiş olur.) [Müslim] (Kendisinin veya çoluk çocuğunun katlanamayacakları bir ihtiyacı yok iken, dileneni Allahü teâlâ ummadığı yer ve zamanda muhtaç eder.) [Beyhekî] (Dilenci, dilenmekteki vebali bilseydi, hemen dilenmekten vazgeçerdi.) [Taberânî] (Gerçek yoksul, ihtiyacını karşılayacak bir şeyi olmayan, hatırlanmadığı için sadaka verilmeyen, kendisi de kalkıp kimseden bir şey istemeyen kişidir.) [Buharî] (Şu üç şey için yemin ederim: Sadaka vermekle asla mal eksilmez. Öyle ise sadaka verin! Zulüm gördüğü şahsı, Allah rızası için affeden, dünya ve ahirette aziz olur. Öyle ise affedin! İsteme kapısını açana da, Allah fakirlik kapısını açar.) [İ.Ahmed] (Dilenmeye mani olan zenginlik, sabah-akşam yiyeceğe malik olmaktır.) (Rüzeyn) Dilenmekteki Ölçü Bir günlük yani sabah-akşam yiyeceği olanın dilenmesi caiz değildir. Dilencinin önünde bir günlük yiyecek parası varsa, ona bir şey vermek caiz olmaz. Fakat önünde para yoksa veya çok az varsa, onun bir günlük yiyeceği olduğu bilinmediğinden sadaka vermek caiz olur. Her gün az da olsa sadaka vermelidir. Bir ay bekleyip de daha çok vereyim diyerek sadakasız gün geçirmemelidir. Bilal-i Habeşi hazretleri, misafirlerine ikram etmesi için Resulullah efendimize vermek üzere en iyi hurmalardan bir yığın hurma ayırmıştı. Bir gün Peygamber efendimiz, Hz. Bilalın evine gelip bu hurmaları görünce, bunların ne olduğunu sordu. Hz.Bilal de, (Bunları misafirlerinize ikram edesiniz diye size vermek üzere sakladım) dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bunların Cehennemde duman olmasından korkmuyor musun? Ya Bilal bunları infak et, azalır diye korkma!) [Bezzar] Hediye için bile uzun müddet saklamak uygun görülmemiştir. |
|
| Zekatı zorla almak |
[Yukarı] |
Sual: İslâmiyette, devletin, ticaret malı zekâtını da zorla zenginlerden alacağını söyleyen Suriyeli yazarlar vardır. Devlet, zekâtı zorla alabilir mi?
CEVAPHükümet, şu 5 malı alamaz: Emval-i batına, fıtra, kurban, adak ve kefarettir. (Kuduri Şerhi) Zekât mallarından altın, gümüş ve ticaret eşyasına (Emval-i batına) denir. Zengin kimse, bizzat kendisi verir. Zekât hayvanları ile topraktan elde edilen mallara (Emval-i zahire) denir. Zekât memurları tarafından toplanan Emval-i zahire zekâtını, hükümet, zekât alması caiz olan yedi sınıftan her birine sarf eder. (R. Muhtar) |
|
| Kameri aylara göre zekat |
[Yukarı] |
| Sual: Miladi aylara göre zekat verilmez mi? Bey zekat vermezse hanımı mesul olur mu?
CEVAP Kendinize ait 96 gram altın değerinde paranız var ise, zekât vermeniz gerekir. Miladî aylara göre değil, kamerî aylara göre zekât verilir. Sual: Benim zekat verme günüm 10 Ağustos. Bu sene zekat verecek kadar mala borcumdan dolayı malik değilim. Ancak 15 Ağustos tarihinden sonra eşim maaşından bana altın takı alacak. Alacağı hediye ile birlikte zekata malik olursam zekat vermem gerekir mi? CEVAPEfendim, zekat verme günü 10 ağustos olmaz. Hicri yani kameri aylara göre olur. 10 recep, 7 şaban gibi. 10 ağustos hangi aya tekabül ediyorsa onu tespit etmeniz gerekir. Geçen senin 10 ağustosu 28 rebiülevvele geliyor. Bu sene 28 rebiuülevvel ise 30 temmuza geliyor. 30 temmuzda dinen zengin sayılmazsanız, yani 96 gram altınınız yoksa, fakir olmuş sayılırsınız. Bundan sonra zengin olmanızın önemi yoktur. Yani yeni bir tarih tespit etmeniz gerekir. Diyelim ki 20 ağustosta zengin olduğunuz, bunu kameri aya göre tespit edersiniz. Bir daha ki sene o ayın o günü gelince eğer zenginseniz zekat verirsiniz, yine zengin olmazsanız, yeni bir zenginlik tarihini beklersiniz. |
|
| Zekatı önceden vermek |
[Yukarı] |
| Sual: Her yıl şevval ayının üçünde zekât veriyorum. Bu yıl, zekât günü dolmadan Ramazan-ı şerifte versem mahzuru var mıdır? Bir hoca, (Günü gelmeden zekât verilirse, nafile olur) dedi. Böyle bir şey var mıdır?
CEVAP Hiç mahzuru yoktur, çok iyi olur. Şevval ayının üçü gelince, malınızı hesap ederseniz, eksik ise verdiğiniz zekâtı tamamlarsınız. Fazla ise zararı olmaz. Hatta birkaç yılın zekâtını önceden vermek de caizdir. (Tahtâvî) |
|
| Zekat ile ilgili hak mezheplerimizin hükümleri |
[Yukarı] |
| Sual: Zekatla ilgili diğer hak mezheplerimizin hükümleri hakkında da bilgi verir misiniz?
CEVAP Hanefî’de zekât nisabı 96 gr, diğer üç mezhepte 69 gramdır. Hanefî’de çocuğun ve delinin malından zekât verilmez. Diğer üç mezhepte verilir. Şâfiîde zekâtı en az üç sınıfa vermek gerekir, diğer üç mezhepte, yalnız bir sınıfa bir fakire vermek kâfidir. Zekât farz olur olmaz, Hanefî ve Hanbelî’de hemen vermek lâzım değildir. Şâfiî ve Mâlikî ’de, zekât farz olunca, hemen ayırıp vermek farzdır. Zekât vermemek için sene dolmadan malını birisine hediye eden veya satan, hile yaptığı için günahkâr olursa da, Hanefî ve Şâfiî’de zekâttan düşer, Mâlikî ve Hanbelî’de zekâttan düşmez. Fakir’deki alacağı zekâta saymak Mâlikî’de caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. Şâfiî ve Hanbelî’de gücü kuvveti yerinde olup çalışabilen fakire, zekât vermek caiz değil, Hanefî ve Mâlikî’de caizdir. Mâlikî ’de sene dolmadan zekât verilmez, diğer üç mezhepte vermek caizdir. Zekâtı başka şehre göndermek Hanefî’de mekruh, diğer üç mezhepte hiç caiz değildir. Eğer gönderdiği şehirde daha uygun kimseler varsa, zekâtı başka şehre göndermek mekruh olmaz. Hanefî’de sebzelerin uşru verilir, diğer üç mezhepte verilmez. Hanefî’de meyvelerin uşrunu tartmadan vermek caiz değildir, diğer üç mezhepte ise, tahmini olarak hesaplayıp vermek caizdir. Balın uşru Şâfiî ve Mâlikî’de verilmez, Hanefî ve Hanbelî’de verilir. Hanefî’de kadının ziyneti zekâta tabidir. Diğer üç mezhepte tabi değildir. Altın ve gümüşten başka madenlerin zekâtı Mâlikî ve Şâfiî’de verilmez, Hanefî ve Hanbelî’de her madenin zekâtı verilir. Hatta Hanbelî’de, sürme taşı gibi yerden çıkan şeylerin zekâtı verilir. Hanefî ve Hanbelî’de maden zekâtı % 20, Şâfiî ve Mâlikî’de % 2.5’tur. Mâlikî ’de dedeye ve toruna zekât vermek caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. İmam-ı a’zama göre ve Hanbelî’de kadın zekâtını kocasına veremez, Şâfiî’de ve imameyne göre verir. Mâlikî’de ise koca, aldığı zekâtı hanımının nafakasına harcamazsa caizdir. |
|
| Verilmemiş zekatların devri |
[Yukarı] |
| Sual: Verilmemiş zekatların devri nasıl yapılır?
CEVAP Verilmemiş zekatların devri değil, bizzat vermek gerekir. Ama kağıt para ile verilmiştir. Yanlışlık yapılmıştır, onun için devir yapılır. Zekat borcunun devir yoluyla verilmesinde dikkat edilecek hususlar: 1- Zekat verilecek fakir (veya fakirler) dinen fakir olmalıdır. 2- Parayı geri iade edeceği için borcu da olmamalıdır. 3- Önceden anlaşma ve hile olmamalıdır. Dinin hükmü anlatılmalı, nasıl yapılabildiği öğretilmelidir. Mesela beş senelik zekat borcu olan nasıl yapar? Bunu tahmini rakamlarla, bir örnekle açıklayalım: Şahsın, birinci sene iki çeyrek altın, ikinci sene üç çeyrek, üçüncü sene yok, dördüncü sene bir altın, beşinci sene 2 altın borcu olsun. Bunların toplamı olan 4 tam bir çeyrek altın, bir fakire verilir. Fakir, altınları alınca zekat işi tamam olur. Başka bir örnek verelim: Şahsın, birinci sene 10 gram, ikinci sene 14 gram, üçüncü sene yok, dördüncü sene 20 gram, beşinci sene 25 gram altın zekat borcu olsun. Bunların toplamı olan 69 gram altın, bir fakire verilir. Fakir, altınları alınca zekat işi tamam olur. Fakir bir kişi ise: Diyelim ki elimizde sadece 10 gram altın (mesela bir bilezik) var. Zekat niyetiyle bunu fakire veririz. Fakir bunu bize hediye edebilir veya satabilir. Her iki halde de bu bilezik tekrar bizim olmuş olur. Tekrar bunu zekat niyetiyle fakire veririz. Bu işlemi böyle 7 sefer, (69 gram zekat borcumuz olduğu için) tekrar ederiz. 7.ci seferde altın fakirde kalır. bizim zekat borcumuz ödenmiş olur. Fakir isterse bunu bize tekrar hediye edebilir veya satabilir. Ama hediye etmeye ve satmaya zorlanamaz. Çünkü mal onundur. kimse karışamaz. Fakir iki kişi ise: Yukarıdaki örnekte, fakir bir kişi değil de iki kişi ise, birinci fakire zekat niyetiyle 10 gramlık bileziği verdikten sonra, fakir buna geri hediye eder veya satar. Bileziğe tekrar böyle sahip olduktan sonra bunu ikinci fakire aynı şekilde verir. O da bunu geri hediye eder veya satar. Üçüncü sefer yine birinci fakire aynı şekilde verir. Bunu 69 gram tamam oluncaya kadar aynı şekilde yapar. (önce birinci fakire sonra ikinci fakire, sonra tekrar birinci fakire ve ikinci fakire diye 69 gram olana kadar devam eder) Fakir üç kişi ise: Yukarıdaki yaptıklarını sırayla birinci fakire, sonra ikinci fakire, sonra üçüncü fakire yapar. böyle yapması devir sayısını azaltır, başka bir özelliği yoktur. Sual: Bir arkadaş diyorki, (Ailece 10 senedir zekatı para olarak veriyoruz. Bu zekatı devir yoluyla nasıl veririz?) CEVAP Tahmini olarak 10 senedir ne kadar zekat vermişse, yani ne kadar altın vermişse diyelim ortalama her sene yarım altın verdi. On senede 5 altın eder. Bu daha az veya daha fazla da olabilir. 5 altın alınır, bir fakire verilir. Fakir de gönlü ile bunu hediye ederse |
|
| Zekatla ilgili çeşitli sorular |
[Yukarı] |
| Sual: Gölde yetiştirilen balıkların zekâtı olur mu?
CEVAP Satınca, bu para diğer zekâta tâbi mallarla beraber nisâba ulaşırsa zekâtı verilir. Sual: Ticâret, yani satmak için olmayan bir evin zekâtı olur mu? CEVAP Ticâret malı olmayan evin zekâtı olmaz. (Her şeyin bir zekâtı vardır. Evin zekâtı ise, misâfir odasıdır) hadîs-i şerîfi eve misâfir kabûl etmenin önemini göstermektedir. (A.Rifâî) Nâfile oruç tutmak da farz değildir. Fakat, (Her şeyin bir zekâtı vardır. Vücudun zekâtı ise oruçtur) hadîs-i şerîfi de, ara sıra nâfile oruç tutmanın iyi olduğunu göstermektedir. (İ.Mâce) Sual: Zekât için bir malın üzerinden bir yıl geçmesi lâzım deniyor. Ben manavım. Kimi bir gün, kimi de bir hafta kalmıyor. Bu malların zekâtını vermeyecek miyim? CEVAP Malın değil, zenginliğinizin üzerinden bir yıl geçince, elinizdeki malların zekâtını vermeniz farz olur. Meselâ 3 Recebde, nisâb miktarı malınız olsa, elinizdeki mallar değişip öteki Recebin üçünde yine elinizde nisâb miktârında mal varsa, bu malların zekâtını vermek farz olur. İsterse bu mallar elinize yeni girmiş olsun, fark etmez. (Cevhere) Sual: İpekböceği ve tavuk yetiştiren, zekâtını nasıl verir? CEVAP Kıymetini nisâba dâhil eder. Sual: Param yok. Zekâtımı hesap edip taksitlerle versem câiz mi? CEVAP Evet. Sual: Zenginlikte niçin altın esas alınıyor da gümüş esas alınmıyor? CEVAP Bugün gümüşün değeri çok düşüktür. Bunun için kâğıt paraların ve ticâret eşyâsının nisâbını hesap etmek için, gümüş esas alınmıyor. Sual: Ortağın biri, namaz kılmaz ve zekât vermezse, diğerine de günâh olur mu? CEVAP Günâh olmaz. Herkes kendi hissesinden mesûldür. Fakat namaz kılmayan, zekât vermeyen kimse ile ortak olmak doğru değildir. Allahın emrini yapmayan ve fakirin hakkı olan zekâtı vermeyen kimse, başka günâh da işleyebilir. Ortağına hıyânet de edebilir. Sual: Nisâba mâlik olduğum hâlde, zekâtın bana farz olduğunu bilmediğim için birkaç yıldır vermediğim zekâtın kazâsı nasıl olur? CEVAP Zekât borcunuzu hesaplayıp verirsiniz. Sual: Bir hoca, (zekât yalnız Ramazan ayında verilir. Bayramdan önce vermek gerekir. Bayramdan sonraya bırakılmaz) dedi. Zekât günü dolmayanlar ne olacaktır? CEVAP Hoca böyle yanlış söylemez. Belki sadaka-i fıtır için söylemiştir. Her zenginin zekât verme ayı ve günü farklı olur. Nisâba ulaşıp zengin olan, zengin olduğu tarihi kamerî aya göre bir yere yazar. Meselâ, 3 Recebde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisâb kadar parası ve ticâret malı varsa zekâtını verir. Ramazan ayını beklemez. Eğer Şevvâl ayının 23’ünde zengin olmuşsa, Ramazandan sonra Şevvâl ayının 23’ünde zekât verir. Şevvâl ayı gelmeden Ramazan ayında verse de olur. Fakat Şevvâl ayının 23’ünde tekrar malını hesap eder. Az vermişse, üstünü tamamlar. Çok vermişse, fazla verdiği nâfile olur. Yanî zekâtı günü gelmeden önce de vermek câizdir. Fakat gününde tekrar hesap etmek gerekir. Sual: Zekât vermesi gereken zengine, elinde parası olmadığı için, eline para geçtikçe veya taksitle vermesi gerektiği gazetenizde bildirildi. Zengin bir kimsenin elinde nasıl parası olmaz, bunu anlayamadım. CEVAP Dînen zengin olmakla, halk arasındaki zenginlik farklıdır. Bir kimsenin evleri, arabası olduğu hâlde, zekât nisâbı kadar parası yoksa, zekât vermez. Fakat onun evinde kiracılık yapan bir kimsenin parası nisâbı buluyorsa, zengin sayılır. Bir kimse, ticaret niyetiyle bir arsa almıştır. Arsanın nisâbın üstünde değeri vardır. Fakat bu kimsenin zekât verecek kadar parası olmayabilir. Ancak para eline geçince zekâtını verir. Ev yapıp satan kimsenin durumu da böyledir.Yâhut bir zenginin alacakları vardır. Zekât vereceği günde alacaklarından parayı alamamışsa, elinde parası da yoksa, eline para geçinceye kadar zekâtını vermez. Sen zenginsin, mutlaka cebinde para vardır denemez. Zenginin elinde borsaya dâhil, nisâbın üstünde hisse senedi vardır. Zekât gününde hisse senedini satamamıştır. Parası da yoksa, hisse senedini satana kadar veya eline para geçinceye kadar zekâtını geciktirir. Zenginin evinde nisâb kadar altın eşyâsı vardır. Bu eşyaları satamıyorsa, satana kadar zekâtını geciktirir. Sual: Zekât verirken, altınları tartmak gerekir mi? CEVAP Altın liraların ağırlığı belli olduğu için tartmak gerekmez. 7.2 gramdır. Bilezikleri tartmak gerekir. Ağırlıkları biliniyorsa tartmak şart değildir. Kırkta biri altın olarak verilir. Sual: Birkaç ineğim var. Çok süt satıyorum. Zekâtı nasıl verilir? CEVAP Yıl sonunda parası nisaba dahil edilir. Sual: Fakire 100 gr zekât verilse, sahih olur mu? CEVAP Fakire verilen altın, onu zengin edecek kadar fazla olmamalıdır. Borçsuz fakire nisap miktarı veya daha çok zekât vermek mekruh olarak caizdir. 10 gr altın kadar borcu var ise, 100 gr altını alması mekruh olmaz. (İmdâd) Sual: 2 kg ağırlığındaki gümüş tepsinin zekâtı nasıl verilir? CEVAP Altın ile gümüş, ne niyetle saklanırsa saklansın, ticaret eşyası kabul edilir. Nisap miktarı ise zekâtı verilir. 2 kg gümüş tepsinin kırkta biri, 50 gr eder. 50 gr gümüş, bir fakire verilir. (Dürer) Sual: Bir fakirde alacağım var. Zekâtımı ona saysam caiz olur mu? CEVAP Caiz olmaz. Zekâtı fakire vermeniz, fakirin de aldığını size geri vererek borcunu ödemesi gerekir. Fakir zekâtı alınca, borcunu ödemeyebilir. Böyle güvenilmeyen kimseler için fıkıh kitaplarında çareler gösterilmiştir: Sual: Uşrunu verdiğimiz buğdayı satıp para haline getirsek, birkaç gün sonra zekat verme günümüz gelse, bu paranın da zekatı verilir mi? CEVAP Uşru verilen buğdayın bir daha uşru verilmez, zekatı da verilmez. Fakat satılıp para haline getirilince, elde kalırsa, nisaba dahil edilerek zekatını vermek gerekir. (Tahtavi) Sual: Sene sonunda zekât vermek farz olunca, hemen vermeyip geciktirmekte mahzur var mıdır? CEVAP Zekâtı acele etmeden bir yıl içinde vermek gerekir diyen âlimler var ise de, acele edip, hemen vermek vaciptir. Özürsüz geciktirmek mekruh olur. Şâfiî ve Malikî’de, zekât farz olunca, hemen vermek farzdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Sual: Kuyumcu, dükkanındaki 14, 18, 22 ayar altınlardan hangisine göre zekât verecektir? Altınlara işçilik de hesaba katılacak mı? Altın, alış fiyatından mı, satış fiyatından mı hesab edilecektir? CEVAP Yüksek ayardan vermek evladır. Hurda ve işlenmiş altınlar tartılır, bunun kırkta biri zekât olarak verilir. Zekât altın olarak verildiği için işlenmiş olması veya olmaması fark etmez. Eldeki altının kırkta biri zekât olarak verildiği için, alış veya satış fiyatını hesaba katmak gerekmez. Sual: Birkaç ineğim var. Çok süt satıyorum. Zekâtı nasıl verilir? CEVAP Sene sonunda parası nisâba dâhil edilir. Sual: Nisap miktarını hesaplamak için elimizdeki döviz cinsinden paraları Tl. ye CEVAPElimizdeki para ile ne kadar altın alınıyorsa ona göre hesap edilir. Sual: 20 sene önce zekat borcu bulunan bir kimsenin zekat borcunu nasıl ödemesi gerekir? O zaman elinde bulunan para miktarını biliyorsa, o zamanki altın kuruna göre mi hareket etmeli? CEVAP 20 yıl önceki para ile ne kadar altın alınabiliyorsa, o altın esas alınır. Sual: Bir arkadaşıma babası bir yazlık ve bir de kışlık ev hediye etmiş. Her ikisinde de ikamet ediyorlar ailesiyle. Acaba bu evler için zekat vermek gerekir mi? Değerini nasıl hesaplamalı? CEVAP Ev çok olsa da zekatı olmaz. Sual: Çok alacağım var ama ne zaman ödeyecekleri belli değil. Zekatı nasıl verilir? CEVAP Alacaklar ele geçtiği zaman verilir. Ne zaman ele geçerse o zaman verilir. Sual: Bir eczanede sık sık mal değişimi olur. Bu tarz işletmelerdeki ticari malların zekatı nasıl doğru olarak hesaplanır? CEVAPMalın değişmesinin önemi yok. Bakkal öyle değil mi? Manav öyle değil mi? Sual: 15 Muharremde zengin oldum, bir sonraki 15 Muharremde zekat verdim, daha sonraki 15 Muharremde ise fakir olduğum için zekat vermedim. Bir daha zengin olduğumda yine 15 Muharremi mi yoksa zengin olduğum günü mü dikkate alacağım ? CEVAP Yeni zengin olduğun günü dikkate alacaksınız. Sual:1- Biz fındık üreticisiyiz. Fındık, mahsul oluncaya kadar, bahçe temizleme, gübre, ilaçlama, amele toplama ücreti, vs gibi bir sürü masrafı olan bir ürün. Acaba bunun öşür zekatını verirken masrafları düşüldükten sonramı yoksa düşülmeden mi verilmesi gerekiyor. CEVAPMasraflar düşülmez, onda bir verilir. 2- Fındık toplandıktan sonra ilk açılış piyasası ucuza gidiyor. Bizlerde tüccara fındığı teslim edip ileriki istediğimiz bir tarihte ( tarih belli değil ) fındığın o günkü piyasa fiyatından hesap görmek üzere anlaşma yapıyoruz. Bizim oralarda bu olaya emanete fındık bırakma diyorlar. Acaba bu şekilde alış veriş caiz oluyor mu ? Olmuyorsa nasıl yapmak lazım. CEVAPEmanet bırakmakta mahzur yoktur. Sual: 1- Diş dolgusu sebebiyle malikiyi taklid ediyoruz. Maliki mezhebinde kadınların süs eşyası olarak kullandıkları ziynetlerin zekatı olur mu? CEVAPGusülde abdest ve namazda malikiyi taklit ediyoruz, zekatta, oruçta taklit etmiyoruz. 2- Pırlanta ve diğer değerli taşların (altın ve gümüş hariç) zekatı olur mu? CEVAPZekatı olmaz. 3- Başlangıçta satmak niyetiyle alınmamış olsa da sonradan satmaya niyet edilen arsa veya tarlanın zekat hesabına dahil edilmesi gerekir mi? CEVAPGerekmez. 4- Zekatın kendisi gibi hesabının da farz olması hasebiyle, bir kişinin hiç hesap yapmadan ama muhtemel zekatının çok üzerinde olduğu kesin olan bir miktarı zekat niyetiyle vermesi uygun mudur? CEVAPFazla olduğu kesinse caiz olur. Zan ile olmaz. Zan ile fazla fazla veriyorum demek uygun olmaz. 5- Bir fakire nisap miktarının üzerinde bir miktar zekat olarak verilir mi? CEVAPVerilirse mekruh olur. Hanımı ve çocukları fakirse her birini zengin etmezse verilir. 6- Bir fakire verilen zekat miktarı nisap miktarının üzerinde olmakla beraber, fakirin borçları ile hesaplandığında nisabı geçmiyorsa bu durumda nisap miktarı üzerinde bir miktarı vermek uygun mudur? CEVAPEvet o zaman uygun olur. Yani fakiri nisabı bulacak kadar zengin edilmez. Sual: Bir yakınım evleniyor. Kendisi yeni bir doktordur. Oldukça da borçlandı ve bu borçlar sebebiyle büyük ihtimalle kendisi ve müstakbel eşi fakir sayılır. Benim ve hanımımın zekat borçlarımızı evlenen çiftlere altın olarak vs. hediye gibi takmamız uygun olur mu? Henüz zekat zamanı gelmemiş ise mahsup edebilir miyiz?
CEVAP
İhtimalle hüküm verilmez. Gerçekten fakir iseler, nisabın altında iseler, zekatınızı verebilirsiniz, iyi olur. Hediye diye verebilirsiniz. Henüz zekat günü gelmese de önceden vermek caizdir.
Sual: Mehr olarak belirlenen miktar kadar hanımına altın borcu olan erkek, bu miktarı zekat nisabından düşer mi?
CEVAP
Evet. Kime borcu olursa olsun, borçlar çıkarılır.
Sual: Yanımda çalışan bir eleman iş kazası geçirdi. Ailesi bir miktar para istiyor. Anlaştığımız miktarı zekatımdan ödeyebilir miyim?
CEVAP Fakir ise verilir. Hediye diye verilir. Altın olarak vermek gerekir. Sual: 100 gram ağırlığında beş tane bileziğim vardı. Param olmadığı için bileziğin birisini bozdurup zekatımı vereyim dedim. Kuyumcuya giderken bileziğimi çaldırdım. Zekat vermem gerekir mi? CEVAPNisapdan düştüğünüz için zekat af olmuştur. Eğer o bir bilezik ile bir mal alsaydınız, yine nisapdan düşerdiniz, fakat zekatını da vermeniz gerekirdi, çünkü kendi arzunuzla nisap dan düşmüş olurdunuz. Sual: 1- Bir kimse borsaya yatırım yapsa, hisse senetleri üzerinden mi zekat hesaplayacağız. Hisse senetleri değer kaybetse bile yine hisse değerinden mi hesaplıyacağız? CEVAP O günkü piyasa değeri ne ise ondan hesap edilir. 2- Bir kimse arazi alıp satsa hesap günü bazı mülkleri olsa değerlerini nasıl hesaplayacak? CEVAP Rayiç fiyat ne ise, yani babasının oğluna rahatça satabileceği bir fiyattan hesap eder. 3- Bir kimse bir iş kuruyorsa, sermaye, stoklar ve satışlar ve karlar hesaplanacak mı? CEVAP Demirbaş malzemeler hariç, yani ticaret aletleri hariç, mevcut malların hepsi nisaba dahil edilir, borçlar düşülür, alacaklar eklenir. Sual: 1- Evlenirken mehr olarak kadına söz verilen altın miktarı zekat nisabından düşülür mü? CEVAP Evet düşülür. 2- Kadının altın olarak alacağı olan mehr miktarını zekat nisabına dahil edip onun da zekatını vermesi gerekir mi? CEVAP Nisaba dahil eder, fakat parayı yani mehrini almadan zekat vermez. Sual: 1- Almanyada yaşıyorum. Dinen zenginim. Aynı zamanda fakir vekiliyim. Vekili olduğum fakire zekatımı nasıl veririm? CEVAP Zekatını vekili olduğun fakire niye veriyorsunuz? Bir başkasına verseniz de olur. Vekili olduğunuz fakir yakınınızda ise kolay. Zekat miktarı altını götürüp fakirin eline verirsiniz. Hepsi bu kadar. Fakirden vekaleti şöyle almalı: (Benim adıma zekat almaya ve aldığın paraları istediğin yere harcamaya seni vekil ettim) demeli. O zaman paraları istediğiniz şekilde harcayabilirsiniz. 2- Fakirden zekat için vekalet alınınca zengin olana veya iptal edene kadar mı geçerli olur? CEVAP Evet zengin olana kadar veya iptal edene kadar geçerli olur. Sual: Ev yaptırmak için bankaya borçlu olan, ev yaptıran kimsenin bankaya olan borcu nisaptan düşülür mü? CEVAPEvet bütün taksitleri düşülür. Sual: 1- Fakire oruç fidyesini kağıt para olarak vermek caiz midir? CEVAP Hayır. Ya sadaka-i fıtır olarak verilen buğday, arpa, un, üzüm ve hurma verir veya değeri kadar altın verir. Mesela 30 gün için 53 kg un verir. Veya 53 kilo unun değeri kadar altın verir. Yarım altın verse fazlası ile kafi gelir. 2- Fakir bu fidyeyi aldığı kimseye geri verebilir mi? CEVAP Anlaşma yoksa, mal kendisinindir, kendisi kullandığı gibi dilediğine verir, fidyeyi aldığı kimseye de verebilir.
Sual: Zekat nisabından borçlar düşer mi acaba? Yaklaşık 3 yıl sürecek borçlarım var.
CEVAP
Evet bütün borçlar düşer, 30 yıllık da düşer. Sual: 1- Uzak bir şehirde benden küçük evli bir kız kardeşim var. Kocası ve kendisi fakirdir. Benim hangisine zekat vermem gerekir.? CEVAP İkisini de verilir. Kız kardeşi tercih etmek daha iyidir. 2- Uzak şehirde olduğu için, onların zekatlarını almak için beni vekil tayin edebilirler mi? CEVAP Evet edebilirler. 3- Kocası bana vekaleti vermede sıkılganlığı var. Kardeşime vekalet verip, o da bana vekalet verse olur mu ? CEVAP Evet olur. 4- Vekaleti verirken nasıl söylemeliler? CEVAP Zekat için vekalet kolaydır. yani bir kişiyi vekil etseniz, o da başkasını, o da başkasını vekil edebilir. Vekalet verirken, (Adıma zekat almak ve dilediğin yere harcamak üzere seni vekil ettim) demesi yeterlidir. 5- Beni vekil ettikleri taktirde kendimin zekatını onlara verirken nasıl niyet etmeliyim? CEVAP Kendinin zekatını bizzat götürüp kız kardeşine verirsin. Başka türlüsü de var, ama en uygunu bu. Zekata niyet edip hediye diye vermen yeterlidir. 6- Onların zekatlarını bir zaman sonra geldiklerinde teslim etmemde mahzur var mı ? CEVAP Hayır bir mahzuru yok. Sual: 1- Bir hanım mehr-i müeccel olarak kocasından alacağı altınların zekatını vermeli mi? Kocasının pek ödemeye niyetli olmamasının önem var mı? CEVAP Nisap hesabına katar, fakat zekatını vermez. Aldıktan sonra verir. 2- Ödememiz gereken ileri aylara vadeli senetler zekat hesabından düşülür mü? CEVAP Evet düşülür Sual: Zekat 1 sene dolmadan verilebilir mi? CEVAPEvet verilir, hatta gelecek yıllarınki de verilebilir. [Günü gelince hesaplanır eksik
|
|
